1800’lerden günümüze kadar üzerindeki ilgisini arttırarak yoluna devam etmiş bir kategori bilim kurgu… Gelişen teknoloji ile sahasında kendisini kanıtlaması daha da kolaylaşmıştır. Geçmişte bilim kurgu alanında komik denilebilecek işler ortaya konmuş olsa da artık günümüzde bizlere geleceği her anlamda hissettirmeyi gerçekleştiren başarılı işlere imza atılıyor.

Bilim kurgu, bugün henüz kullanımda olmayan bilim ve teknoloji öğeleri kullanılarak yakın ya da uzak gelecekle ilgili öyküler, serüvenler oluşturulmasıdır. 19. yüzyılın sonuna doğru Jules Verne, H.G. Wels tarafından ilk örnekleri verilmiştir. Bilim kurgu bazen geçmişi de kurgulayabilir. Bilim kurgu kitap, sanat eserleri, televizyon, film, bilgisayar oyunları, tiyatro eserleri ve diğer kitle iletişim araçlarında bulunabilir.

Bilim kurgunun benimsenip sevilmesiyle beraber toplumumuzda fikri bir ayrışma baş göstermiştir. Kimileri bilim kurgu filmlerini daha başarılı bulurken, kimileri ise bilim kurgu kitaplarını okumaktan zevk alıyordu. Gelecekle ilgili olacakları kaliteli bir biçimde ekrandan seyredip o anı hissetmek mi yoksa kendi hayal gücünüz ile size sunulan geleceği daha da harmanlayıp bambaşka bir dünya yaratmak mı. Bilim kurgu filmlerini izlemesi ne kadar keyif veriyorsa, kitaplarını okuması da bir o kadar keyif verici. Biz burada böyle bir tartışmaya katılıp, ayrım yapmayacağız. Bayılarak izlediğim bilim kurgu filmleri de var ancak yazımızda bilim kurgu kitaplarından tavsiyeler vermek istiyorum.

İnsanların ulaşmak istedikleri ve yapmak istedikleri şeyler onları hayal güçlerini genişletmeye ve yepyeni bir dünya yaratmaya yönlendirmiştir. Örneğin aya gitme isteği, ışınlanma arzusu veya uzaylılarla iletişim kurma merakı.. Böylece yazarlar öğrenmek istediklerinin peşinden gitmişler ve 1900’lerde ilk bilim kurgu eserleri verilmeye başlanmış.

Zevkle okuyacağınıza emin olduğum 5 bilim kurgu kitabını sizlerle tavsiye niteliğinde paylaşmak istiyorum. O zaman ilk numara ile listemize başlayabiliriz.

1. Fahreheit 451-Ray Bradbury

Ray Bradbury sadece bilim kurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilim kurgunun iyi edebiyat da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Yayımlandığı anda klasikleşen, distopya edebiyatının dört temel kitabından biri olan Fahrenheit 451 ise bir yirminci yüzyıl başyapıtı.


Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu dünyada kitaplar ise yok olmak üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag’ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları. Montag yaptığı işi tek bir gün dahi sorgulamamıştı ve tüm gününü televizyonla kaplı odalarda geçiren eşi Mildred’la beraber yaşıyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse’le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag artık tüm bildiklerini sorgulayacaktı.
İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne vardı? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşanabilir miydi?

2. Cesur Yeni Dünya-Aldous Huxley

“Cesur Yeni Dünya” bizi “Ford’dan sonra 632 yılına” götürür. Bu dünyanın cesur insanları kapısında “Cemaat, Özdeşlik, İstikrar” yazan Londra Merkez Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi’nde üretilirler. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, “annelik’ ve ‘babalık’ pornografik birer kavram olarak görülür Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipnopedya -uykuda eğitim- ile sağlanır. Hipnopedya sayesinde herkes mutludur; herkes çalışır ve herkes eğlenir. “Herkes herkes içindir.”

3. Yıldız Gezgini-Jack London

Bir akademisyen meslektaşını öldürerek San Quentin Hapishanesi’ne düşen eski bir profesör, burada yaşam boyu hapis cezasını çekerken maruz kaldığı korkunç işkenceden kaçmak için zihinsel taktikler geliştirir.

Acı çeken bedenini terk ederek, tarihin farklı dönemlerinde, farklı coğrafyalarda geçen önceki yaşamlarına geri döndüğü yolculuklara çıkar. Jack London’ın korkunç San Quentin’de beş yılını geçiren arkadaşı EdMorrell’dan esinlenerek yazdığı Yıldız Gezgini’nin anlatıcısının her bir geçmiş yaşam deneyimi, bağımsız birer öykü olarak da okunabilir. London bu en özgün yapıtında, astral seyahat ve yeniden doğuş çevrimi üzerine kafa yorar. Ancak insanlık durumunun bu dirayetli gözlemcisinin asıl derdi, ABD’nin gaddar ve çürümüş hapishane sistemini gözler önüne sermektir.

4. 1984-George Orwell

Distopya olarak nitelendirilen George Orwell’ın bu şahane eseri, geçmişin aslında ne kadar da gelecekten izler taşıdığını ortaya koyuyor. 1948’de kaleme aldığı bu eser ile Orwell, günümüz modern dünyasına bir protesto bırakıyor. Her ne kadar kitabında 1984 yılını tasvir etse de kitabın derinliklerinde bugünden izler de bulabilmeniz mümkün.

Sovyet Rusya’ya bir eleştiri niteliğinde olan bu kitap, günümüz siyasetinin baskısı, toplumdaki adaletsizliği, insanların tek tipleştirilmek istenmesi, zihnin kontrolü ve bireyselliğin yok edilmesi gibi kavramlar üzerinde de duruyor. Ütopik olduğu kadar gerçekçi yönlere de yer veren roman, sizi yaşadığınız toplum düzeni içerisinde de düşünmeye davet ediyor.

5. Mars Yıllıkları-Ray Bradbury

İnsanlık atom savaşlarının gölgesindeki, sorunlarla boğuşan Dünya’yı terk etmek için Mars’ta koloni kurmaya karar verir. İlk roketler umut dolu kızıl gezegene iniş yaptıklarında yolcular hiç beklemedikleri sorunlarla karşı karşıya kalır. Mars’ta yalnız değillerdir. Marslılar şekil değiştiren, zihin okuyan, belirli bir gelişmişlik seviyesine erişmiş canlılardır ve gezegene gelen bu istenmeyen ziyaretçiler için orada yeni bir hayat kurmak hiç kolay olmayacaktır. Bradbury’nin yer yer ürkütücü yer yer dramatik anlatımı da burada sahne alır. Irkçılık ve hümanizm gibi fikirler Mars’ta kendine yer bulur. Yazar, âdeta tarihle ve insanlıkla yüzleşir.


Bilimkurgu edebiyatının en önemli eserlerinden Mars Yıllıkları, okura insanlığın nihai düşmandan nereye giderse gitsin kurtulamayacağını sert ve vurucu bir biçimde anlatıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here