Uzak doğu sineması kendi kategorisinde her zaman insan ruhuna dokunan bir temaya sahip olmuştur. Gerek aksiyon filmleri ile olsun gerek romantik filmleri gerekse dramaları ile, klasik bir Hollywood filmi ile kıyaslanamayacak bir kategoride yer almaktadır. Kimi film bizi derin düşüncelere iterken, kimisi günlerce sorgulatma gücüne sahiptir. Oldboy filmini izledikten sonra kolay kolay kendime gelemediğimi hatırlıyorum. Wong Kar-Wai filmleri belki izleyicisini o denli duruma uğratmıyor olabilir ama kurduğu duygu yolculuğunda kişinin kendini sorgulattığı kesin.

Bazı yönetmenler vardır ki tek bir kategoride ya da tek bir filmde değerlendirmeye kıyamazsınız. Kar-Wai’de onlardan bir tanesi. Filmografisi süresince sadece bir kategoride yer almamış, kendi objektifi ve duygu yansıtması ile mümkün mertebe bir çok alanda eser üretmiştir. 2046 gibi yarı fantastik bir filmin dışında, In The Mood For Love gibi bir klasiği beyaz perdeye aktarabilme renklerine sahip bir yönetmendir. Peki Wong Kar-Wai’yı Kar-Wai yapan nedir? Chungking Express filmi neden Tarantino gibi farklı alanda başarılı yapan bir yönetmenin favori ilk beş filmi arasındadır?

Günümüzde genellikle sanat filmleri, izlenilen filmin ana fikrini ya da çıkartılacağı mesajı izleyicilere bırakırken, Wong Kar-Wai ne varlığını izleyiciye hissettiriyor, nede size vermek istediği mesajın dışında bir düşünceye sürüklüyor. Filmlerini daha çok bir sevi üzerine anlatmayı seven yönetmen aynı zamanda yapım aşamalarında senaryo kullanmıyor. Konunun genel hatlarını oyunculara sunarak onların doğaçlama ilerlemesini istiyor. Yönetmenin bu tarzı, birlikte çalıştığı kimi oyuncuyu zorlarken kimisinin kendini aşmasına hatta filmin konusuna kendisini kaptırmasına yardımcı oluyor. Mesela 2046 filminde birlikte çalıştığı Ziyi Zhang. Çin’in en başarılı ve popüler kadın oyuncularından birisi olan Ziyi Zhang, birlikte çalışmakta en zorlandığı yönetmenin Wong Kar-Wai olduğu açıklamasında bulunuyor. Sebebi ise yönetmenin senaryo bazında sınırlarının olmaması ve doğaçlamayı tamamiyle oyuncuya bırakması olduğunu ileri sürüyor. Disiplinli, kitabına uygun oyuncular için bu teknik zorlayıcı olsa da, Wong Kar-Wai sayesinde şarkıcılıktan oyunculuğa geçiş yapan ve oyunculukta önemli başyapıtlara imza atan Takeshi Kaneshiro, oyunculuk üzerindeki yeteneğini ve ilgisini bu sayede keşfediyor.

Duyguların insanlar üzerinde oluşturduğu etkiden çok insanların kendi içlerinde yaşadığı duyguların dışa vurumunu ve bunlarla başetme yöntemlerini sunuyor izleyiciye. Bu sayede izleyen herkes Kar-Wai filminde kendinden bir parça buluyor, kendini kişiselleştirebiliyor. Aşkın ya da duyguların aslında tek kişilik olduğunu vurgulayan yönetmen, bu sayede izleyenlerini yalnızlık duygusundan kurtarıyor. Bütün sözü izleyiciye bırakmıyor belki ama kendisi de hikâyelerine sınır koymaktan çekiniyor, filmlerinin sonlarını genelde izleyicilerin hayal gücüne bırakıyor.

Wong Kar-Wai filmlerinin bir diğer egzantrik yanı ise, filmlerindeki karakterlerin farklı filmlerde birbirleri ile bağlantısı olması. Filmlerini bir seri gibi çekmese de, aslında her filmin içerisindeki bir karakter bir önceki ya da sonraki filmin içerisinde yer almakta. Böylelikle “acaba bu karakterin seçimi ne oldu?” sorusuna cevap veriyor yönetmen bize filmlerinde.

Eğer hâla Wong Kar-Wai filmlerinden birini izlemediyseniz, In The Mood For Love, Chungking Express, Fallen Angels ya da 2046 filmlerini izlemenizi tavsiye ederim.

Buraya hakkı yenen ve çok fazla bilinmeyen filmlerinden birisi olan Fallen Angels’ın tanıtım videosunu bırakıyorum. Film, Chungking Express’in devamı olmasa da, Chungking Express filminin ana karakterlerinden birisi olan ve Takeshi Kaneshiro’nun canlandırdığı He Zhiwu‘nun hikâyesinin devamında neler yaşadığını ve nasıl bir insan olduğunu anlatıyor aslında. Şimdiden iyi seyirler.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here