Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

Theodora, Bizans tarihine geçen dünya güzeli bir prenses olmasının yanı sıra var olma mücadelesinin eşsiz bir simgesiydi. Kimileri onu güzelliğin ve ihtirasın simgesi olarak görürken kimileri için gücün simgesiydi. Değişmeyen gerçek ise Theodora Justinian’ın, gençliğinden itibaren herkesin üstünde büyük bir etkiye sahip eşsiz bir kadın olarak karşımıza çıkmasıdır. Adının anlamı olan “Tanrı’nın armağanı” gibi, Bizans’ın zor dönemlerinde üstün gücüyle ve etkisini kullanıp halkı tesiri altına alarak ülkenin kurtulmasına da yardımcı olmuştur. Osmanlı Devleti’nde benzer bir örneğini Hürrem Sultan’da görebileceğimiz Theodora, aynı zamanda bir kadın hakları savunucusu ve eşitliğin önemli temsilcilerindendi.

Theodora’nın yaşamı hakkında bildiklerimizin çoğu o dönemin en büyük Bizans tarihçisi Prokopius‘a dayanır. Prokopius’un Theodora hakkındaki yorumları İmpator Iustinianos’tan etkilendiği için bazıları tartışmalıdır. Bu nedenle yazımızda kesin olmayan kısımlar hakkındaki görüşlerimizi açıklayacağız. Theodora’nın mücadelenin simgelerinden biri olarak görülmesinin nedeni hayat mücadelesini asla bırakmaması ve çok fakir bir çocukluk geçirmesinden Bizans’ın kaderini değiştiren önemli kararlara imza atmasıdır. Annesi, sirkte akrobat olarak çalışırken babası ise hipodromda ayı oynatıyordu. Geldiği köken onun soylu çevrelere girmesini imkansız kılıyordu hatta toplumdan dışlanmasına bile yol açabilirdi. 3 kardeşin ortancası olan Theodora, küçük yaşlardan itibaren annesinin başka biri ile evlenmesi ve babasının evi terk etmesi nedeniyle para kazanmak için annesi gibi sirklerde çalışmaya başlar. Sirklerde güzelliğinin etkisiyle akrobat ve dansçı olarak çalışırken insanları etkilemeye başlar. Tarihçi Prokopius, o dönemde Theodora’nın fahişelik yaparak hayatını kazandıdığından bahseder ama bu yorumlarda gerçeklik payınızı biraz sorgularız çünkü oyunculuk yapan her kadın o dönemlerde aynı şeyle suçlanırmış. Ekonomik özgürlüğünü erken yaşta kazanan ve aynı derece güzelliğiyle insanları etkileyen kadınların çekici gelerek aynı nedenden muzdarip olması tüm tarihlerde görülebilen bir durumdur. Başka bir kaynağa göre Theodora, tiyatro ve cinsel becerilerinin getirileri ile hayatını kazandı. Bununla birlikte modern feminist kaynaklar onu zekasıyla ünlü olmuş, özel partilerde komedyenlik yapan biri olarak belirtmişlerdir.

Zaman geçtikçe Theodora, orta karar bir memurun eşliğinde Kuzey Afrika’ya yolculuk yapar. Burada Bizans imparatoruyla tanışmadan önce 4 yıl kadar bir süre kalır. Ancak aralarında çıkan bir tartışma sonrası Konstantipolis’e kendi imkanlarıyla dönerken yolda tanıştığı din adamları Hristiyanlık konusunda ona önemli bilgiler katarken ilerideki yaşamında vereceği kararlarda önemli bir rol oynar.

Theodora ile Bizans İmparatoru Justinyen Evleniyor

Theodora o yıllarda otuzların ortasındaydı ve hiç olmadığı kadar güzel ve akıllı olduğu bir dönem geçiyordu. Ama bu kadar alt ve soylu olmayan bir çevreden gelen Theodora nasıl bir Bizans kralını etkilemişti? Justinyen ile Theodora’nın tanışması Theodora’nın üvey babasının hipodromda at oynatmasına dayanır. O zamanlarda hipodromda yapılan at yarışlarında baskın olan iki grup vardı: Maviler ve Yeşiller. Maviler, daha çok soyluların desteklediği tarafken Yeşiller, halkın sempatisini kazanan gruptu. Theodora’nın üvey babası Yeşiller’in at bakıcılığına seçileceğini umut ederken Mavilerin at bakıcılığına seçilir. Theodora’nın da üvey babasına ters olması için Mavileri desteklediğini öğreniriz. Theodora ve Jüstinyen’in bu nedenle büyük bir ihtimalle bir at yarışı sırasında birbirlerini ilk defa gördükleri ve Jüstinyen’in de orada Theodora’nın çekiciliğine kapıldığını söylemek yanlış olmaz. Ancak evlenmeleri önünde büyük engeller vardı: Roma yasalarına göre bir imparator, soylu olmayan kimselerle evlenemezdi ve o sırada Jüstinyen’in karısı olan İmparatoriçe Euphemia’nın buna tabii olarak karşı çıkmasıydı. Euphemia, bir süre sonra ölür. (Bu ölümde Theodora’nın bir payı var mıdır? Bilemiyoruz.) Ve Jüstinyen, (Thedora’nın da etkisiyle) özel bir yasa çıkararak bu evlenme engelini ortadan kaldırdı.

Theodora Bizans Üstüne Hakimiyet Kazanıyor

Sirklerde danslardan, hayat kadını olarak suçlanmaktan sonra Theodora, bu evlilikte birlikte sadece Konstantinopolis’in değil tüm Bizans’ın en önemli kadını oluyordu. Theodora soylu olmadığı halde imparatoriçe olan ilk Romalı kadındır. Bu evlilikten sonra Jüstinyen, kendisinden 14 yaş küçük karısı nedeniyle İstanbullu aristokratların nefretini kazanır. Bu evlilikle beraber halkı etkileyen güzelliğiyle herkesi büyüleyen İmparatoriçe, saray çevresini etkilemeye başladı. Alt sınıf bir insanın aksine çok kısa sürede saray hayatına uyum sağlayarak, asilzadelerden farksız bir şekilde protokolü benimseyecekti.

Nida Ayaklanması ve Theodora’nın Efsane Konuşması

O dönemlerde İstanbul’da Bizans sarayına karşı büyük bir ayaklanma çıkar. Otuz bin kişinin katledildiği bu ayaklanmada İmpator Jüstünyin İstanbul’dan kaçıp gitmek isterken Theodora, kocasını şu sözlerle ikna eder:

“Jüstinyen, hiçbir sorun yaşamadan Konstantinopolis’i terk edebilirsin. Deniz hemen orada. Gemiler hazır, yeterince paran da var. Ama ülkeyi terk edersen, sürgünde yaşadığın günlerin birinde şu soruyu kendine sormayacak mısın: Ya kalsaydım? Ben hiçbir yere gitmiyorum. Benim inancıma göre erguvani imparatorluk pelerinini bir kez giyen bir daha çıkarmamalıdır. İnsanlar bana imparatoriçe demeyi bıraktıklarında, yaşamanın benim için anlamı kalmaz. BEN HER ZAMAN ESKİ ATASÖZÜNE İNANMIŞIMDIR: ERGUVAN EN SOYLU KEFENDİR!

Bu sözlerin ardından İmparotor isyanı bastırır ve Theodora, hırs dolu bu sözleriyle beraber tarihe geçer. Bazıları 30 bin kişinin ölümünü onun bu sözlerine bağlayarak suçlar.

Kadınlara ve Yoksullara Sahip Çıkan Bir İmparatoriçe

Gençliğinde ve çocukluğunda geldiği yeri unutmayan Theodora, sarayda sahip olduğu sözü halk yararına olabildiğince kullandı. Zor durumda olan kadınların sokaklara düşmesini önlemesi için sığınabileceği bir yer yaptırdı ve para kazanmalarını sağladı. Boşanmayla ilgili yasaları değiştirerek kadınların mülk sahibi olabilmesini sağladı ki bu, tarihte kadınların sahip olduğu ilk mülk hakkıdır.

 

KAYNAKÇA: 1) Calling Mag – 24. Sayı – Theodora Justinian, 2

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here