Blues, yaklaşık 400 yıllık geçmişe sahip, Afrika kökenli bir müzik türüdür.  İlk yayınlanan Blues örneği 1912 tarihli “Dallas Blues“dur. Başta Afrikalı kölelerin söyledikleri şarkılardan doğan Blues, 1865 yılında köleliğin kaldırılmasıyla Amerikan toplumunda hızla yayılmaya başladı. Sonrasında birçok farklı şehre yayıldı ve bu şehirlerin kültürleriyle birlikte farklı blues türleri ortaya çıktı.

Blues Müziğinin isminin oluşması ile ilgili bir çok farklı teori vardır. Ancak bunlardan en kuvvetli olanı “Mavi Hisler” teriminden çıktığıdır. Amerika’da mutsuzluk, kasvetli, kederli ve umutsuzluk gibi bir çok farklı anlama gelmektedir. Bir diğer terim olan “Maviyi Hissetmek” (feeling blue), haksızlıklara yakılan ağıt ve yitirilen yaşamlara duyulan özlem anlamına gelmektedir.  Bu sebep ile Afrikalı kölelerin söyledikleri şarkıların da temasının isyan ve hüzün olması, onların müziğinin adına “Blues” denmesine sebep olmuştur.

Delta Blues ise, Blues müziğinin ilk tarzlarından birisidir. İsmini Mississippi Delta’sından almıştır. Mississippi Delta’sı verimli toprakları ve yoksulluğu ile ünlüdür.  Delta Blues, Blues’un bölgesellikten bütün ülkeye yayılmasına yol açmıştır. Delta Blues’da gitar ve mızıka en çok kullanılan enstrümanlardır. Delta Blues’taki vokal stilleri aşırı duygusal ve tutkulu-ateşli gibi farklılıklar göstermektedir. “Muddy Waters“, “Howlin’ Wolf and Little Walter” ise en ünlü isimlerindendir.

Blues’un formu, genellikle Afrika ve Afro-Amerikan müziğinde bulunan “çağrı ve cevap” düzeniyle akor dizilerinin tekrarlayan döngüsüdür.12 ölçülük Blues, popüler müzikte en çok kullanılan akor yürüyüşüdür. Blues notaları, genellikle bemolleştirilmiş üçlü, bemolleştirilmiş beşli ya da bemolleştirilmiş yedili olarak isimlendirilirler. Blues, özünde en çok ritim özellikleriyle dikkat çekmektedir. Ancak günümüzde icra edilmekte olan Electric Blues yüksek enstrüman hakimiyeti ve güçlü ritim kabiliyetiyle birlikte iyi bir armoni bilgisini de gerektirmektedir. Zira Modern Blues, Afrika kökenlerinin yanında çok yüklü bir etkileşime uğramış ve pek çok müzikten kalıntılar barındırır hale gelmiştir.

1960’larda Blues, Amerika’nın ötesine giderek Britanya ve Batı Avrupa’ya yayıldı. Eric Clapton ve Stan Webb gibi bazı gitaristler bu türe özenerek Blues-Rock akımına önayak oldular. Blues, Rock müziğin ortaya çıkmasındaki en büyük itici güç olmuştur. Ülkemizde ise çok daha geç ulaştığı için günümüze kadar rock müzik ile harmanlanmış bir şekilde icra edildi. Özellikle 90’lı yıllar ve 2000’li yılların başı bu türde en çok eser icra edilen yıllar oldu.

Sizin için ülkemizde çıkmış Klasik Blues, Blues Rock ve akustik gibi çeşitli parçaları lsiteledik. Keyifli dinlemeler!

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here