Doğaüstü bir yeteneğe sahip olma şansınız olsaydı hangisini seçerdiniz? Görünmezlik, ışınlanma, ölümsüzlük, zihin okuma, hangisi daha cezbedici gelirdi? Diğerlerini bilemeyiz ama zihin okuma konusunda iki çift laf edebilmemizi sağlayan başarılı bir isim var, Dr. Paul Ekman!

Psikolog unvanıyla pek çok başarılı çalışmaya imza atan, hatta Time Dergisi’nin  “20. yüzyılda En Fazla İz Bırakan 100 Kişi” listesinde yer alan 83 yaşındaki Ekman, söylenenlerin değil de söylenmeyenlerin gerçeği daha çok yansıttığını düşünerek 40 sene boyunca mikro ifadeler üzerinde çalıştı. Bu uzun seneler sonunda ise yüz ifadelerinin ve mimiklerin kültürel değil evrensel olduğu sonucuna vardı. Araştırmalarına göre özellikle kızgınlık, iğrenme, korku, zevk, üzüntü ve şaşırma en temel evrensel ifadelerdi. Columbia Üniversitesi’nde süren çalışmalarının sonucunda ulaştığı tüm bilgileri “Yalan Söylediğimi Nasıl Anladın?” adıyla çevrilen kitabında topladı. Kitaba ve Ekman’a göre, insanların çok hızlı bir sürede gerçekleşen mikro ifadelerinden yalan söyledikleri ve diğer duyguları kolaylıkla anlaşılabiliyor.

Bir insanla iletişim halinde bulunduğumuz zaman ister istemez beden dilini, jest ve mimiklerimizi kullanıyoruz. İşte bu sırada bir kaygı, bir korku, bir panik veya yalan söyleme anında farkında olmadan kullandığımız ifadeler var. Ekman’a göre bu ifadeler gerçek duyguların sözsüz sızıntıları.

Günlük diyaloglarda önem verilmediğinden veya sonraki söze odaklanıldığından dolayı gözden kaçan mikro ifadeler aslında bize her şeyi anlatıyor. Örneğin; gülümsediğimiz zaman gözlerimizin yanlarında kırışıklıklar çıkmıyorsa o gülümseme yüksek ihtimalle sahtedir. Bir diğer örnek olarak bir insan konuşurken dudaklarını aşağı doğru istemsizce büküyorsa, bu söylediğine kendisinin bile inanmadığını gösterir. Son olarak size anlatılan bir olayın yalan olduğundan şüpheleniyorsanız, karşınızdakinden olayı bir de tersten anlatmasını isteyin. Hikayesini ezberden söyleyen yalancı, geriye doğru ezberlemeyi hiçbir zaman düşünmez…

Dr. Paul Ekman’a göre insanların yalan söylemesinin 4 ana sebebi bulunuyor:

  1. En çok görülen sebep yakalanma ve cezalandırılma korkusu.
  2. Birilerini veya kendilerini herhangi bir zarardan kurtarma isteği.
  3. Özgürlüğünü, işini, parasını, ilişkisini, itibarını, hatta hayatını kaybetme korkusu.
  4. Diğerlerinin sevgi ve sempatisini kazanma isteği.

Bu konuda kendini geliştirmek ve daha fazla bilgi edinmek isteyenler için Ekman’ın Türkiye’de de eğitim programları bulunuyor. ESaC (Emotional Skills and Competencies) adı verilen bu program üç gün sürüyor ve katılımcıları sözlü ve sözlü olmayan iletişim dili, yüz ve beden okuma teknikleri için gerekli olan bilgilerle donatıyor. Eğitimin tamamında Paul Ekman tarafından onaylanmış güçlü eğitmenler ile çalışılıyor ve eğitim sonunda “Yetkinlik Sertifikası” alınıyor.

21 Ocak 2009’da Paul Ekman’ın araştırmalarını ve mikro ifadeleri konu alan bir dizi hayatımıza girdi, Lie to Me! ABD televizyon dizisi Dr. Cal Lightman ve iş arkadaşlarının beden dili ve mikro ifadeler aracılığıyla yerel ve federal soruşturmaları desteklemesini anlatıyor. Başrolünde ise Tarantino’nun gözbebeklerinden biri olan başarılı oyuncu Tim Roth var. 3 sezon süren muhteşem diziyi izlemenizi tavsiye ediyoruz.

Doğrularla karşılaşmanız dileğiyle.

“Eğer bir kişi yalan söylüyorsa size doğrudan bakar. Çünkü amacı söylediği yalana sizin inanıp inanmadığınızı anlamaktır. ”