Performans sanatının en bilindik ismi Marina Abramovic gerek performans çalışmalarıyla gerekse yine bir performans sanatçısı olan 12 yıllık eski eşi Ulay ile yaşadığı aşkla sanat tarihine adını yazdırmıştır. 1946 yılında Yugoslavya’da doğan sanatçının zor bir çocukluğu olmuştur, annesinden hiç sevgi görmediğini fakat anneannesinden manevi anlamda çok destek gördüğünü ve bu iki zıt etkenin kişiliğini şekillendirdiğini düşünmektedir.

Tek başına yaptığı performanslarından biri esnasında gelecekte eşi ve iş arkadaşı olacak olan Ulay da seyircilerin arasında onu izlemiş ve performansın sonunda Marina’nın vücudunda yaralar olduğunu görüp yaraları ile ilgilenmiştir, ikilinin aşkı böyle başlamıştır. Daha sonraları Ulay bir röportajında bu anı ”Sanki kayıp kız kardeşimi bulmuştum.” diye anlatmıştır.

12 yıl sürecek bu tutkulu aşkta çift, bir süre ”Linda” adını verdikleri bir karavanda yaşamışlardır. Beş parasız ve özgür oldukları bu günleri ikisi de hayatlarının en güzel zamanları olarak nitelemiştir. Linda, yani karavanları daha sonra New York Modern Sanatlar Müzesi‘nde sergilenmiştir. İlişkiler, aşk, güven gibi olguları işleyen sanatçıların beraber performanslar sergilemeye başlamaları ile ünleri de artmıştır.

Rest Energy adlı performans, ilişkide güvenin yerini düşündüren bir çalışma olmuştur. Karşılıklı duran çift, ucu Marina’ya bakan okun gerilmiş haldeki yaydan çıkmaması için denge ve uyum içinde olmak zorundadır. Aslında işin sanat kısmı bir yana, birbirini seven iki insan çok basit konularda bile güvensizlikler yaşayabilirken böylesine bir durumda birbirlerine canlarını emanet edebilmeleri büyük bir olaydır.

Expanding Space performansında iki hareket edebilen duvar ve aralarında duran Marina ile Ulay’ın o duvarlara çıplak bedenleri ile çarparak onları dışarı doğru ilerletmeye çalışmalarını görüyoruz. Bu acı verici görüntüyle bizce insanın gelişebilmesi için acı çekmesi gerektiği anlatılmak istenmiş.

Imponderabilla adlı 1977’de yapılan çalışma ise bir sanat ürünü olmasının yanı sıra sosyal bir deney niteliği de taşımaktadır. Marina ve Ulay bir müzenin girişinde karşılıklı olarak çıplak bir şekilde durmaktadır. O kadar yakınlardır ki kapıdan geçmek isteyenlerin onlarında arasında kalmadan, onlara temas etmeden kapıdan geçmesi imkansızdır. İşte kapıdan geçenlerin yüz ifadeleri, gergin bakışları, tedirgin gülümseyişleri veya tiksinti belirten mimikleri ve kapıdan geçerken yüzlerini Marina’ya doğru mu yoksa Ulay’a doğru mu döndükleri çok güzel bir psikolojik deney olma özelliği taşımaktadır.

Death Self performansında birbirlerine yapıştırdıkları ağızlarını hiç ayırmadan birbirlerinin verdiği nefesi almışlardır ve 17 dakikanın sonunda karbondioksit zehirlenmesi yaşayarak fenalaşmışlardır. Bu gösteriyle de ”Birinin hayatına son verirken kendi hayatına da son verirsin.” mesajı vermek istemişlerdir.

Relation in Time da yine ilişkilerin zamanla yıpranmasını anlatan bir çalışmadır. Ulay ve Marina birbirine sarılıp bağlanan saçların yavaş yavaş açılmasıyla ilişkilerin zaman içinde bozulduğunu ifade etmişlerdir.

Nightsea Crossing’de ise batı toplumlarının beğenilmeyenleri, tasvip edilmeyenleri bir araya getirilmiştir; yani sessizlik, durağanlık, hareketsizlik ve oruç. Batı toplumunun hoşlanmadığı bu olgular beraber sergilendiğinde rahatsız edici bir hal almıştır. 1981-1987 yılları arasında yapılan ve saatlerce hiç konuşmadan ve hareket etmeden sadece birbirlerinin gözlerinin içine bakarak oturdukları bu çalışmada Ulay 1314. günde kalça kemiklerinin fazla oturmaktan derisine batması ve omurgasına baskı yapması sebebiyle doktorun da daha fazla devam ettirmemesini söylemesi üzerine pes etmiştir. Marina ise bir süre daha tek başına performansı sergilemiştir.

Great Wall (The Lovers) ise Ulay ile yaptıkları son performansları olmuştur. İkisinin de birbirlerini aldatmaları ve ilişkilerini devam ettirememeleri sonucunda ayrılma kararı almalarının ardından, ayrılıklarını da bir performans haline getirerek Çin Seddi’nin iki ucundan birbirlerine doğru yürümüşlerdir. 3 ay süren bu yolculukta her biri 2500 km yol yürümüştür ve ayrılıklarını temsil eden kavuşma anlarında birbirlerine sarılıp ağlamışlardır. Böylece ”Relation Works” adını verdikleri çalışmaları sona ermiştir. Marina Abramovic daha sonra verdiği bir röportajda o dönem yaşadığı hisleri şöyle anlatmıştır: Çok çaresiz hissediyordum, hem hayat arkadaşımı hem de iş arkadaşımı kaybetmiştim. Ya dibe batacaktım, ya da yeni bir başlangıç yapacaktım.

Rhythm 10 çalışmasını Marina Abramovic tek başına sergilemiştir. Bıçaklarla oynanan bir rus oyunundan ilham almış ve parmaklarını her kesişinde yeni bir bıçakla performansına devam etmiştir.

Rhythm 5’te ahşaptan yanan bir yıldızın içine yatan Marina Abramovic bir süre sonra bayılmıştır. Bayıldığını ancak vücuduna değmeye başlayan alevlere tepki vermediğinde anlayan seyirciler gösteriyi sona erdirmiştir.

Art Must Be Beautiful’da elinde bir tarakla saçlarını hırçın bir biçimde tararken ”Art must be beautiful (sanat güzel olmak zorundadır.)” diye bağırmıştır. Bu çalışmasında verdiği mesaj açıktır: Sanatın güzel olmak zorunda oluşuna dair bir dayatma ve beklenti, gerçek bir sanatçı tarafından kabul edilemez bir durumdur.

Rhythm 0 , Marina Abramovic’in en tehlikeli çalışması olmuştur. İnsan doğasını gözler önüne seren bu çalışma, yine bir sosyal deney niteliğindedir. Seyirci ile direkt bir iletişim kurmak istenilmiş ve seyirciye hiç kıpırdamadan duran Abramovic’e, bir masanın üzerindeki nesnelerle istediklerini yapabilecekleri ve tüm sorumluluğun kendisine ait olduğu söylenmiştir. Sayısı 72’yi bulan nesneler arasında gül, makas, tüy, tabanca ve mermi gibi çeşitli şeyler vardır.

Başlarda seyirciler ılımlı tavırlar sergilemişlerdir, hatta biraz pasif kalmışlardır. Fakat sanatçının tepki vermemesi ve hareketsiz kalması üzerine seyirciler saldırganlaşmaya başlamışlar; boynuna kesikler atıp kanını içmeye çalışanlar, gül dikenleri batıranlar, elbiselerini kesenler ve hatta tabancayı kafasına dayayan bile olmuştur.

6 saatlik performansın sonunda Marina hareket etmeye başlayınca ona dokunanlar ve zarar verenler göz göze gelmekten kaçınmışlardır. Marina bu durumu ”Öğrendim ki seyirciye izin verirseniz sizi öldürebilirler.” şeklinde değerlendirmiştir.

The Artist is Present ise yıllarca deli damgası yiyen ve yaptığı işe uzun bir süre sanat olarak bakılmayan Abramovic’in zirveye ulaştığı ve prestijini ispatladığı, en çok bilinen ve ilgi gören performansıdır. New York Modern Sanatlar Müzesi’nde düzenlenen bu büyük organizasyonda aynı anda hem Abramovic’in eski performansları genç performans sanatçıları tarafından sergilenmekteydi hem de Abramovic Ulay ile başlattığı Nightsea Crossing çalışmasına benzer bir gösteri sergilemekteydi. Bir masanın iki ucuna yerleştirilen iki sandalyeden birinde Marina, diğer ucuna da 15 dakikada bir yeni bir seyirci oturuyordu. Sadece birbirlerinin gözlerinin içine baktıkları bu süreçte kimi seyirciler ağlamış, kimileri de gülümsemişlerdir. Verilen farklı tepkilerin, Marina’nın kişilere ayna olmasıyla alakalı olduğuna dair yorumlar yapılmıştır. Aslında uzun süre birinin gözlerinin içine bakmak, insan beyninde tehlikeye dair alarmlar ötmesine sebep olur ama bu durumda dakikalarca süren göz temasının başlarda kişide bir rahatsızlık hissi uyandırması, kişinin kendiyle ilgili gizlediği duyguları ortaya çıkararak ağlaması veya acı dolu bir gülümsemeyle karşılık vermesi olası oluyor. Toplamda 736 saat süren bu performansın bir parçası olmak için müzenin sokağında kuyruklar oluşmuş, hatta günlerce sokakta yatanlar olmuştur. Üç ay süren çalışmanın ikinci ayından sonra Marina aradaki masanın kaldırılmasını istemiş, böylece seyirci ile daha yakın bir iletişim kurabilmeyi amaçlamıştır. Gösterinin bir bölümünde, Marina’nın her seyirci değişiminde başını öne eğip gözlerini kapatarak zihnini sıfırladığı ritüelin ardından gözlerini açtığında karşısında eski aşkı Ulay’ı bulmuştur. Yıllar sonra karşı karşıya gelmeleri ikisini de ağlatmış ve bu duygusal an seyirciler tarafından büyük alkış almıştır.

Gösteri planlanırken bu kadar uzun sürecek bir oturma sürecinin bir intihar olabileceği, Marina’nın bunu kaldıramayabileceği ve gösterinin yarım kalmasının bir fiyasko olacağı gibi olumsuz yönde yorumlara rağmen yüz binlerce kişi tarafından izlenen gösteri başarıya ulaşmıştır. Ayrıca bu performansın hazırlanma-sahneye konma sürecini ve Marina Abramovic’in hayatını daha ayrıntılı öğrenmek isteyenler aynı adlı belgeseli izleyebilirler.

 

1,2,3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here