Retro Fütürizm, geleceğin bakışını tasvir eden bir sanat eserini, bir ürünü ya da mekanı, geçmişin gözünden tanımlamak için kullanılan terimdir. Eserin ya da ürünün kendisi eski veya eski görünümünde olabilir, temel olarak hem geçmişi hem de geleceği içinde harmanlayan bir stildir. Gelecek tasvirinde çoğunlukla dijital dünyanın ve teknolojinin yansıtıldığı bu tarzda, sanatçılar genellikle retro oyun konsollarından, hologramlardan ilham alırlar.

Retro fütüristik iç mekanlardan bahsedecek olursak, açık renk zemin döşemeleri, pastel ve karşıt renk mobilyaları, hologramlı eğlence standları ve avizeleriyle geçmişe modern bir dokunuştur diyebiliriz. Stilin iç mekana yansımasında organik formlar, parlak cisimler, saf geometrik şekillerin kullanıldığı görebiliriz. Şimdi bu stili çok iyi yansıtan bir Patricia Bustos tasarımını inceleyelim.

Madrid merkezli Patricia Bustos stüdyosunun retro-fütüristik stilde tasarlamış olduğu bir giyinme odası olan ‘Wonder Galaxy’ nin asimetrik iç mekanlarını geometrik desenler ve yuvarlak şekiller süslüyor ve mekan bize istersek içinde yaşayabileceğimiz bir dizi paralel ve ütopik bir gerçeklik öne sürüyor. Proje, Madrid’in popüler tasarım etkinliği olan Casa Dècor‘un bir parçası ve aynı zamanda bu etkinlik iç tasarımda ortaya çıkan eğilimleri sergilemek için oluşturulan bir platform.

Bustos’un, Austin Powers (Avanak Ajan) filminden ilham alarak tasarladığı bu iç mekanda amaçladığı şey renk ve rüya gibi unsurların kullanımı ile mekanda bir ‘çocukluk enerjisi’ uyandırmakmış.

Tasarımcı “Wonder Galaxy”yi gelecekten çocukluğumuza geri dönmemizi sağlayacak bir yolculuk olarak tanımlıyor. Ona göre çocukluğun canlandığı bu fütüristik yerde, yetişkin olarak çocukluk isteklerimizi saklamak yerine ortaya çıkarmamız gerektiğini ifade ediyor. Bunu da renk kullanımıyla tasarımına yansıtan Brustos, renk ve belirli bir sürrealist hava ile sunulan bir geleceğin, çocukluğun verdiği yaratıcı enerjiyi geri kazanmamızda yardımcı olabileceğini düşünüyor.

Giyinme odası pastel ve neon tonlarda renklendirilirken, aydınlatma ile farklı bir dünyevi boyut his yaratmak amaçlanmış. Patricia Bustos, çeşitli dokular ve şekillerle etkileşime giren ve değişken ışık sahneleri oluşturmak için akıllı ampullerden, hologram görünümünden yararlanmış. Mekan içinde kullanılan karolar, piksellenme efekti ile ziyaretçilerde bir video oyununa adım attıkları izlenimini yaratmaya çalışıyormuş.

Sarkıt tavan aydınlatması, uzayda sıfır yer çekimi referansı verirken, hafifliği anımsatacak şeffaf bir kabarcık şeklinde tasarlanmış. Kullanılan piramit aydınlatma elemanları ise retro bulmaca video oyunlarını andırıyor.

Aynı zamanda ayna kullanımı ile iç mekan genişleterek, sonsuzluk ve derinlik hissi yaratması hedeflenmiş.

Bubble gum (sakız)’ kanepe ve ‘spaceship (uzay gemisi)’ lavaboları olarak özel adlandırılan mobilyalarda dahil olmak üzere tüm mobilya ve aksesuarlar proje için özel olarak üretilmiş.

Tüm yapı, “çocukluktan gelen yaratıcı enerjinin” iletilmesine katkıda bulunan pembe ve mor gibi parlak renkler ile karakterize edilmiş.

Son olarak 60’lar ve 70’lerin yansıtıldığı bu mekanda eski bir ruhla yeni gelecek inşasının amaçlandığını  söyleyebiliriz.

Kaynak: 1, 2, 3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here