Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
4

Momo ya da Zaman Hırsızlarının ve Çalınmış Zamanı İnsanlara Geri Getiren Çocuğun Tuhaf Öyküsü

Michael Ende’in 1973’ te yazdığı, Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü’ne layık görülen, 40 dile çevirilen ve beyaz perdeye de uyarlanan eseri Momo; fantastik ve daha çok çocuklara hitap ettiği düşünülse de aslında bir çocuk kitabından çok daha fazlası.

Momo, hikâyenin geçmekte olduğu şehrin kenar mahallerinden birinde harabe halindeki bir amfi tiyatroda yaşayan kimsesiz bir çocuktur. Mahalledeki herkes Momo’yu tanıyıp, sevmektedir. Ancak bunun tek sebebi Momo’nun iyi arkadaşlığı değil aynı zamanda kusursuz bir dinleyici olması ve insanların ona dertlerini anlattıkça rahatlamalarıdır. Hem iyi bir arkadaş olması hem de özel yeteneği sayesinde küçük büyük fark etmeksizin Momo’nun birçok arkadaşı vardır. Bir gün insanların zamanını tasarruf bahanesi ile çalan duman adamlar ortaya çıkar. Duman adamlar ya da zaman hırsızları yavaş yavaş bütün insanları ele geçirmeye başlar. Bu insanların arasında Momo’nun arkadaşları da vardır. Momo, duman adamların karşısında durarak, insanların çalınan zamanlarını geri almaya çalışacak ve bunun için de zamanın kaynağına doğru bir yolculuğa çıkacaktır.

İlk bakışta fantastik bir öyküye benzese de Momo, yalnızca bir çocuk romanı değil. Yazar, zamana dair sorgulamalar ve tahliller ile bize bir modern zaman eleştirisi sunuyor aslında. Öykünün geçtiği zaman ve yer belirtilmese de günümüze uyarlamak zor değil; zamandan elimizden geldiğince tasarruf etmemiz, ne kadar tasarruf edersek o kadar çok kazanacağımız anlatılıyor bizlere de. Ancak zamandan tasarruf etmeye çalışırken bile zamanın yetmediğini ve sanki bizden çalınıyormuş gibi hissettiğimiz anlar oluyor.

“Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Herkesin bunda bir payı bulunur ve herkes onu bilir ama pek az kimse bu konuya kafa yorar. Çoğu kimse onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz. Bu büyük sır zamandır.”

Tasarruf etmeden önce, zaman ya da kendi zamanımız üzerine düşündüğümüz çok azdır. Zamanın varlığından emin olmamıza rağmen zaman nedir diye sorduğumuzda kesin bir tanım yapmak ve soruyu yanıtlamak oldukça güçtür. Somut ya da soyut birçok tanım olasılığı olmasının yanından göreceli bir yapıya da sahiptir.

“Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik bir süre insana ömür kadar uzun gelirken bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Zamanın bu garip kısalığı ve uzunluğu, o saat içerisinde yaşanan olaylara bağlıdır.”

Zaman nedir, nerededir ve kaynağı nedir? Tasarruf edilebilir bir şey midir, yoksa tasarruf ettikçe kaybedilen bir şey mi? İnsanlar zamanlarını kaybettiğinde ne olur? İşte Momo, bu sorulara ışık tutuyor; zamanın kaynağına ulaşarak zamanın ne olduğunu, nasıl işlediğini ve belki de neye benzediğini, insanların zamandan tasarruf etmeye çalışırken aslında nasıl da kaybettiklerini ve zamanın nasıl zehirlendiğini anlatırken, modern insanı ve en büyük hastalığını da gözler önüne seriyor.

“Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı.”

“Oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti.
İnsanlar zamandan tasarruf ettikçe, zaman azalıyordu.”

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
4