Sarışın, her daim güzel giyinen, rüya evi diye adlandırılmış bir nevi büyülü bir evde yaşayan, herkesin en sevdiği arkadaşı, 100’den fazla mesleğe sahip, en pahalı arabalarla gezen plastik bir bebek… Yani kusursuzca tasarlanmış bir kazanç ürünü.

Barbie, tam adıyla Barbara Millicent Roberts, bir oyuncak şirketi olan Mattel tarafından 9 Mart 1959’da tanıtıldı. Şirketin yöneticileri Ruth Handler ve kocası, kızlarının oynadığı kağıt bebekler üzerine bir bebek yaratmaya karar verdiklerini ve Barbie’nin görünüşünün Alman oyuncak bebek Bild Lilli’ye benzettiklerini söylemişler.

Bild Lilli

Hala bir tartışma konusu olan Barbie’nin vücut ölçüleri, o zaman da insanları rahatsız etmiş fakat bu sorun Mattel’in Disney ile anlaşıp Barbie’yi, dünyada ilk kez televizyonda çıkan oyuncak ilan etmesiyle göz ardı edilmiş.

Satışlara baktığında büyük rakamlar gören Mattel, 1961 senesinde Barbie’nin yanına bir arkadaş eklemeye karar vermiş ve böylelikle Barbie’nin ebedi aşkı Ken satışa sunulmuş. 1963’te en yakın arkadaşı Midge, 1964’te küçük kız kardeşi Skipper ortaya çıkmış. 1967’de ilk ünlü Barbie bebek üretilmiş. Şanslı ünlümüz de moda ikonu Twiggy. 1968’lerde Barbie’nin eleştirilen yeni bir noktası doğmuş ve insanlar ‘Neden bütün bebeklerin ten rengi aynı ya?’ diyerek Mattel şirketini sıkıştırmaya başlamış. Fakat bu sorun da Mattel 1980’de Afro American bir bebek çıkartana kadar çözülmemiş. (Günümüzde her ten renginden bebek üretiyorlar.)

Barbie’nin 1970’ten beri materyalizm ve gerçek dışı vücut ölçülerinden tartışmaya yol açmasının sebebi bir insanın, Barbie’nin vücut ölçülerine sahip olmasının imkansız sayılmasıdır ki bu 1994’te kanıtlanmıştır. Bu kanıtlamadan tam 22 sene sonra büyük beden Barbie’ler raflarda yerini bulmuş.

O dönemde ve öncesinde çıkan bebekleri Barbie’den ayıran şey görüşünü dışında, çocuklara bir ‘bebek yetiştirmeyi’ öğretmek yerine onlara arkadaş olmasıdır. Barbie birinin onu yetiştirmesine ihtiyaç duymayan, kendini finanse edebilen bir bebek sayılır. Ünvanları arasında doktor, avukat, veteriner, bebek bakıcısı, hemşire, astronot, McDonalds kasiyeri, Amerika Birleşik Devletleri başkan adayı vb. sayısız meslek vardır.

Barbie’nin bir ebeveyni veya çocuğu yoktur. 1960’ların başında tüketiciler bir Barbie bebeği istemişlerdir fakat Mattel Barbie’yi anne yapmak yerine bir Bebek Bakıcısı Barbie kiti çıkarmışlardır.

Ayrıca Mattel Barbie’yi temel Amerikan kızı olarak tanıtsa da bebek, üretim ücreti fazlalığından asla Amerika’da üretilmemiştir. Bugün kapitalizmin bir sembolü haline geldiği söylenen Barbie, uluslarası bir ürün olmayı başarmıştır. Hatta Şanghay’da altı katlı bir Barbie mağazası açılmış, içine spa, kafe, tasarım stüdyosu gibi hizmetler yerleştirilmiştir.

Barbie’nin dünyada yer edinemediği tek ülkeler, islam ülkeleridir. 1995’te Suudi Arabistan’da kıyafetlerinin islama uymadığı gerekçesiyle satışı yasaklanmıştır. Daha sonra Barbie benzeri başörtülü bebekler satılmaya başlamış tabii.

1990’larda rekor kıran Barbie, 2000’lerde aynı başarıyı yakalayamamış fakat yıllık kazancının haddi hesabının olmadığını tahmin edebiliyorum.

Barbie trend mi üretiyor, modayı mı takip ediyor? 

Bence Barbie ikisini de başarabilmiş eşsiz bir moda bebeği. Çıkarıldığı ilk günden beri kıyafetlerine çok dikkat edilmiş ve yıllar geçtikçe de trendleri oluşturmaya başlamış. Martin Margiela 94/95 kış koleksiyonunu yaparken Barbie’den ilham almış ve o dönem Barbie’nin giydikleri bu sayede trendlere oturmuş. 50. Yaşını NY Moda Haftasın’da defileye çıkarak kutlamıştır. 75’ten fazla markayla iş birliği yapmış  ve moda sektöründe kendine bir yer edinmiştir. Hatta geçtiğimiz aylarda CFDA Moda Ödüllerinde bilmem kaçıncı ödülünü almıştır.

İlk moda iş birliği’nin Oscar de la Renta olduğunu bildiğim ve Haute Couture sevdalısı olan Barbie, 90’larda bir yükseliş yaşamış ve bugüne kadar senede birkaç kere iş birliği kapmış.

1. 1990 Bob Mackie
2. 1996 Escada

3. 1996 Nicole Miller

4. 1996 Ralph Lauren

5. 1997 Anne Klein

6. 1997 Bill Blass

7. 1997 Dior

8. 1998 Oscar de la Renta

9. 1998 Vera Wang

10. 1999 Byron Lars

11. 1999 Nolan Miller
12. 1999 Todd Oldham

13. 1999 Yuming

14. 2000 Givenchy

15. 2000 Hanae Mori

16. 2001 Burberry

16. 2003 Armani

17. 2003 Kate Spade

18. 2004 Bob Mackie

19. 2004 Juicy Couture
20. 2004 Paul Frank

21. 2004 Robert Best

22. 2004 Versace

23. 2005 Carolina Herrera

24. 2005 Cynthia Rowley

25. 2005 Ferrari

26. 2005 Judith Leiber

27. 2005 Lilly Pulizer

28. 2006 Badgley Mischka

29. 2006 Dooney & Bourke

30. 2006 Monique Lhuillier

31. 2006 Zac Posen

32. 2007 MAC

33. 2007 Reem Acra

Lüks tasarımcılar ve pahalı elbiseler dışında, Barbie tabii ki hazır giyime de el atmış. Kendisi giymeyi tercih etmemiş ama bizim için tasarımlar yapmış!

PUMA X BARBIE
MUMU X BARBIE

MOSCHINO X BARBIE

Moschino giymedim demek istememiş sanırım…

MISSGUIDED X BARBIE

Hazır giyime el atmışken kozmetiği kendinden mahrum bırakmak istememiş olacak ki, yine dev markalarla çalışmış.

MAC X BARBIE

SEPHORA X BARBIE

THE PUR X BARBIE

Barbie’nin geçmişinde sayamayacağım ve büyük ihtimal öğrenemeyeceğim bir sürü gelişme yaşanmış, iş birlikleri yapılmış. Peki neden Barbie? Neden insanlar yeme bozuklukları yaratan, kıskançlık duygusunu besleyen, kapitalizm yandaşı, feminizm karşıtı, çocuk gelişimini kötü etkileyen kısacası bu kadar tartışmalı bir ürünün bu denli yükselmesine izin vermiş hatta katkı sağlamış? Çünkü söylediğimiz onca slogana, açtığımız onca sosyal medya hesaplarına, yaptığımız onca protestolara, ‘kusurlarınızı sevin!’ mesajlarımıza, ‘moda doğayı katlediyor’ eylemlerimize rağmen kusursuzu seviyoruz ve arıyoruz, moda haftalarına katılıyoruz, hızlı modayı destekliyoruz. Barbie bunun sadece bir örneği.

Kaynak: 1, 2, 3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here