Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

Değişen yaşam koşulları, hayatımızın neredeyse tüm kısmını ele geçirmiş olan sosyal medya, internet başında geçirdiğimiz onlarca saat derken kitapları oldukça arka plana attık. Oysa kitap okumak her zaman bizim kurtarıcımız oldu. Bambaşka hayatlara açılan kapılarıyla bizi biraz olsun kendi dünyamızdan uzaklaştırıp yeni deneyimler, yeni yerler, belki de hiç şahit olmadığımız olamayacağımız dünyalarına davet ettiler.

Şimdi bahaneleri bir kenara bırakın ve kendinize vakit ayırın, sizler için kahve içerken, yolculuk yaparken, çimlerde uzanırken ya da sadece evinizde otururken kısacası bir oturuşta okuyup bitirebileceğiniz kitaplar seçtik.

1- Satranç, Stefan Zweig (72 sayfa)

Zweig kitaplarıyla henüz yolunuz kesişmediyse kesinlikle tanışmanızı öneriyoruz.

Stefan Zweig Satranç’ı 1942 yılında, Hitler iktidarından kaçarak sürgün hayatı yaşadığı Buenos Aires’te yayınladı. Satranç Zweig’ın en ünlü eseri. Nazizm’i hedef alan bir eser olmasının dışında bir başka özelliği daha var, Satranç Stefan Zweig’ın intiharından önce bıraktığı veda mektubu niteliğinde bir kitap.

“Becerilerini birbirlerinin üzerinde denemek isteyen iki oyuncu değil, birbirlerini yok etmek isteyen iki düşmandılar artık…”

Zweig, bu kitabında da karakterlerinin psikolojilerini o kadar iyi bizlere geçiriyor ki kendinizi hemen o anda buluyorsunuz. New York’tan Buenos Aires’e seyahat eden gezginler, onlarla birlikte gemide bulunan, dünyanın en büyük satranç oyuncusu olan kibirli ve düşmanca bir adam olduğunu düşündükleri dünya satranç şampiyonu Czentovic. Yolcular şampiyona karşı yeteneklerini denemek için bir araya geliyorlar ve sağlam bir şekilde yeniliyorlar. Sonrasında ise gizemli bir yolcunun onlara tavsiyede bulunmak için büyük bir adım attığı bir merak uyandırıcı bir eser.

2- Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupery (112 sayfa)

İlk olarak 1943’te yayımlanan Küçük Prens; Fransız aristokrat, yazar, şair Antoine de Saint-Exupéry’nin en ünlü eseri. Küçük Prens kısa bir zamanda bizlere hayata başka bir gözle bakmamızı sağlayacak, geçmişi hatırlatacak zamansız eserlerden.

Küçük prens ekledi:
” Ama gözler kör. Yüreğiyle bakmalı insan…”

Küçük Prens, kendi küçük gezegeninden çıkıp evrende seyahat eden, yetişkin davranışlarını anlamaya çalışan ve bunu bir dizi olağanüstü karşılaşma yoluyla öğrenmek isteyen küçük bir çocuğun hikayesini anlatıldığı Fransızca’nın en çok çevrilen kitabı.

3- Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf (128 sayfa)

Kısa bir kitap olmasına karşı sizi yeniden canlandıracak kitaplardan.

 “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!..”

Kadınların entelektüel özgürlük ve mali bağımsızlığa sahip olma ihtiyacını doğrulayan Virginia Woolf’un en güçlü feminist eseri. Bir kadının ağzından kadını dinlediğimiz başarılı kitaplardan.

4- Bir Sanatçı Gibi Araklayın, Austin Kleon (151 sayfa)

Teksas’ta yaşayan genç bir yazar ve sanatçı olan Austin Kleon bu kitabı, yaratıcılığın nasıl bulunacağı konusunda oldukça ilham verici ve eğlenceli bir yapıya sahip.

Mesaj basit: “Bir deha olmana gerek yok, sadece kendin olmalısın.”

Kleon, kendi çıkarlarını takip etmeyi, nüfuzu benimsemeyi, fikirleri toplamayı ve onları remiks etmeyi önerir, çünkü dünyadaki hiçbir şey orijinal değildir.

5- Güzel Bir Hayat, J.K. Rowlıng (78 Sayfa)

“Dünyayı değiştirmek için büyüye ihtiyacımız yok; ihtiyacımız olan gücü zaten içimizde taşıyoruz.”

Çok satan Harry Potter romanlarının yazarı J.K Rowling’in yeni kitabı Harvard öğrencilerine verdiği ilham verici konuşmaya dayanıyor.

J.K Rowling, mezun olan öğrenciler için veya bu evrende bulunan herkes için gerçekten ilham verici tavsiyelerde bulunuyor ve kişiyi “güzel bir hayat” yaşamanın ne anlama geldiğini düşünmeye yönlendiriyor. Rowling’in sözleri hayatlarının dönüm noktasında duran her yaştan insanı harekete geçmeye itiyor ve bizlere ilham verecek kitaplardan.

6- Lady Susan – Jane Austen (138 Sayfa)

Jane Austen’in yazdığı zaman kesin olarak bilmese de 1871’te yayınlanmış bir eser Lady Susan. 

Ana karakterimiz güzel, çapkın ve son zamanlarda dul bir kadın olan Lady Susan Vernon, genç kızını kendine has bir evlenme yapmaya zorlarken, kendisi için avantajlı bir ikinci evliliği arıyor. Austen tutkunlarını zekâsı ve zarif ifadesiyle memnun edecek eserlerden.

7- Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör (65 Sayfa)

“Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?” dedi. “Herif rüzgârı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı.” “Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku,” dedim.

İlhami Algör’ün yazdığı Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku tek solukta okuyup bitireceğiniz kitaplardan. Bazı şeyler söylense mi söylenmese mi iç sesi. Aşkın bir yerlerden gördüğümüz duyduğumuz bir hali olsa da farklı bir yönden uzanan bir kitap.

8- Yabancı, Albert Camus (119 Sayfa)

Yabancı, klasikleşmiş, herkesin okuması gereken kitaplardan ve Albert Camus’un en çok yabancı dile çevrilmiş eserlerinden.

“Günün dengesini bozduğumu, üzerinde mutlu anlar geçirdiğim kumsalın olağanüstü sessizliğini mahvettiğimi anladım.”

Cezayir’deki bir sahilde duyulmamış bir cinayete beklenmedik bir şekilde dahil olan sıradan bir insanın hikayesi. Camus’un sadelikle yazdığı bu kitap her ne kadar kısa olsa da iletmek istediği derinlik oldukça şaşırtıcı.

9- Gabriel Garcia Marquez, Kırmızı Pazartesi (111 Sayfa)

Yüz Yıllık Yalnızlık eseriyle tanıdığımız Kolombiyalı yazar Gabriel García Márquez’in 1981’de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, bir namus cinayetinin öyküsü.

“Bazen kaderimiz bizleri görünmez kılar…”

Romanın kahramanı Santiago Nasar’ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli bu yüzden de asıl  anlatılmak istenen Nasar’ın ölüp ölmediği değil duyarsızlaşan insanlık. Hem Kolombiya’da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir eser. Usta yazar, bizlere çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor. Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin portresini de çiziyor. Sonuna kadar ilgiyle okuyacağınız kısa romanlardan bir tanesi.

10- Cesetler Merdiveni Agatha Christie (175 Sayfa)

Polisiye Romanların en ünlü yazarlarından biri olan Agatha Christie hala ilgiyle okunan kitapların sahibi. Orijinal adı “The Body in The Library” olan eser 1942’de yayınlandı. Eğer siz de biraz macera istiyorsanız Cesetler Merdiveni tam size göre. Miss Marple Gossington Hall’daki kütüphanede genç bir kadının cesedini buluyor siz de Miss Marple ile birlikte ipuçlarını takip ederek olayı aydınlatabilirsiniz.
Kaynak: 1
Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here