Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Bir ressam şeylerin görünüşünü, nesnel doğruluklarını değil, aynı zamanda şeylerin yeni görünüşlerini yaratır.

Ernst Ludwig Kirchner İmzası

 

Die Brücke grubunun önemli isimlerinden olan ekspresyonist ressam, heykeltıraş ve baskı sanatçısı, akademik tarzları reddederek modern şehirden aldığı ilhamla üretmeye yönelir. Peki Die Brücke hareketi ekspresyonist bir akım olarak yerini sanat tarihinde alırken onları Der Blaue Reiter’dan ayıran özellik neydi? Akımın özellikleri ve başkaldırışı, Dresden‘i önemli bir sanat merkezi haline getiren etkenler nelerdi? Bu sorulara Kirchner’in sanat üretimleri ve etkilendiği sanatçılar üzerinden cevaplar arayalım.

6 Mayıs 1880 tarihinde Almanya’da doğan sanatçı uzun yıllar ailesiyle birlikte birçok şehir gezer. 1901 yılında Dresden Technische Hochschule’de Mimarlık, Münih’te Kunsthochschule’de Resim eğitimi alır. Wilhelm von Debschitz ve Hermann Obrist tarafından kurulan deneysel bir sanat okulunda çalışır. Münih’te ilk gravürlerini üretmeye başladığı yıllarda baskı sanatı, sanatçı için resim kadar önemli bir hal alır.

1905 yılında Die Brücke (Köprü) grubu, Kirchner ve Karl Schmidt-Rottluff tarafından Dresden’de kurulur. Alman Ekspresyonist Kolektifi olan grup, 1906 yılında ilk sergilerini bir lamba fabrikasında gerçekleştirir.

Gravür Baskı, Die Brücke, Ernst Ludwig Kirchner, 1906
Brücke Sanatçılar Grubunun Manifestosu, Ernst Ludwig Kirchner, 1906

Bu süreç içerisinde 1911-14 yılına tarihlenen Der Blaue Reiter (Mavi Süvari) grubu ile Die Brücke (Köprü) arasında farklılıklar dikkat çeker. İki ekspresyonist grubun beslendikleri kaynaklar aynı olsa bile, birbirlerinden ayrıldıkları temel bir özellik göze çarpmaktadır. Der Blaue Reiter’ın soyuta yönelik çalışırken, Die Brücke’nin figüratif temsilden yola çıkıyor olması aralarındaki farklılığın temsilidir.

Die Brücke, 1910

İnsan figürü Kirchner’in sanatının merkezini oluşturur. Yaşamında edindiği tüm hareketleri resimlerine yansıtmaktadır. Atölyesinde, çıplak figür çalışmalarını hızlı fırça darbeleri gerçekleştirerek hissettiklerini kağıda aktarırken coşkusu ile yeni bir ifade biçimi yaratmıştır.

Couple, Ernst Ludwig Kirchner, 1908
Marcella, Ernst Ludwig Kirchner, 1909

Çıplak bir genç kızın önden görünüşü; karanlık gözleri, donmuş, ifadesiz yüzü ile bakışları üzerimizde rahatsız edici bir his uyandırmak ister gibi…

Sert kontürlerle modeli etrafındaki diğer alandan ayırıyor. Bu resimle öznenin “ruhunu” yakalıyor. Bu eserde Edvard Munch hayranlığını da belirgin olarak görebiliriz.

Puberty, Edvard Munch, 1894-95

Die Brücke grubunun derinden etkilendiği iki ressam vardır: Van Gogh ve Henri Matisse. Coşku dolu, kıpırtılı fırça vuruşlarıyla Van Gogh onları etkiler fakat Matisse bu sanatçılarda çarpıcı bir hareket yaratmıştır. Berlin’de Henri Matisse’in Retrospektif sergisine katılan Kirchner, sanatçının parlak, derinliksiz renk alanlarından etkilenerek bunu resimlerine uyarlar. Bu uyarlama esnasında dışavurum dürtüsünü dizginlemeyi, biçimde kontrolü kaybetmemeyi öğrenir.

Marcella , 1910

1910’ların başında, sanatçının komşusu iki kızkardeş, Marcella ile Fränzi doğada çıplak poz vermeyi kabul ederek grubun modelleri olurlar. Kirchner’in en etkileyici resimlerinden biri kuşkusuz Marcella tablosudur. Figür, rahat bir duruşla, eli yüzünde oturmaktadır. İçe dönük ve rahat ortam, yanında oturan kediyle kuvvetlendirilmiştir. Figürün yukarıdan, çaprazlamasına görüldüğü yüksek bakış noktası, pek alışılmamış bir düşüncedir. Modeli izleyicinin yakınına getiriyor, ama onu izleyen gözlerden kaçırmak için döndürüyor. Model ile izleyici arasında görsel ve varoluşsal bir uzaklık yaratıyor.

Postdamer Platz, 1914

Arka kısımda tuğla duvarlarıyla Postdam Garı görünmektedir. Ön kısında iki sokak kadını, polisin koyduğu kurallar çerçevesinde “hanımefendiler” gibi giyinmişler. Tam arkalarında ise, kim oldukları bilinmeyen, suratsız, siyah takım elbiseleriyle adamlar dolaşıyor. Cadde sevimsiz bir yeşille örtülü ve yürüyen adamların geçtiği üçgen kaldırımlar, kadınları döner bir sahnenin içinde hissetmemizi sağlıyor.

Bu resmin aldığı eleştiriler oldukça rahatsız edicidir. 1916 yılında Kirchner için:

“Sarhoşluktan yıkılacakmış gibi sallanan bir ortamda, çarpık kolları ve bacaklarıyla gülünç sıçrayışlar yapan insan figürlerinin gerçek ucubeliğini” sergilediği belirtilmiştir.

Kadınların yüzünün yas yaşmağıyla örtülmesi I. Dünya Savaşı’nda başlamış, Berlin’in sokak kadınlarına bu tarihte yapılan resmi bildirim ise “dul kalmış asker eşi” gibi giyinmeleri olmuştur.

Head of a Sick Man, Ahşap Baskı,1918

1915 yılında gönüllü olarak orduya katılan sanatçı, iki ay sonra psikolojik tedavi amacıyla terhis edilir. Panik atak nöbetlerini morfinle dindirmeye çalışır fakat başarılı bir sonuç elde edemez.

Self-Portrait as a Soldier, 1915

 

Tavern, 1909

Picasso‘nun etkisiyle kübist denemeler gerçekleştiren Kirchner, 1938 yılında göğsüne dayadığı silahı çekerek hayatına son verir.

Lovers in the Bibliothek, 1930
Reclining Female Nude, 1931
Portrait of Dr Huggler, Ağaç Baskı,1935

 

Kaynaklar: 1, 2, 3,

WOLF, Norbert- Expressionism – TASCHEN

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here