Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
4

Yıl 1960, o zamanlar modern Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ekonomik bulanım yüzünden ciddi sıkıntılar içindeydi. Ekonomik sıkıntılar ve Türkiye’nin içinde bulunduğu demokratik ortamın düzenli olmaması 1960 darbesini beraberinde getirdi. Bu gergin ortamdan kaçmak için ise en çok tercih edilen yöntem gazinolar oldu. Renkli tabelaları, mükemmel solistleri ve iç dizaynları ile gazinolar toplum tarafından çok sevildi. Çakıl Gazinosu, Maksim Gazinosu, Bebek Belediye Gazinosu, Mini Gazinosu ve niceleri eğlencenin bir numaralı adresi olmuştu. Aralarında en çok bilineni ve tercih edileni ise ”Gazinolar Kralı” olarak bilinen Fahrettin Aslan’ın başında olduğu Maksim Gazinosu’ydu.

Maxim Gazinosu’nun hikayesi ise 60’lardan çok önceye dayanmakta. Frederic Bruce Thomas Çarlık Rusya’da Maxim adını verdiği lüks bir barın sahibiyken devrim sonrası elindeki tüm mal varlığı ile İstanbul’a kaçmak zorunda kalıyor. Maksim’in hikayesi ise tam olarak burada başlıyor. İstanbul’a geldikten sonra ilk olarak Şişli’de Stella isimli bir mekan açıyor ve Stella kısa sürede patlıyor. Bu patlama sonrası Thomas, Majik Sineması’nın hemen yanında Maxim ile Taksim’in isimlerini birleştirerek Maksim isimli mekanı açıyor. Maksim’de Rusya’dan gelen dansçı kızlar sahne gösterilerini izleyici ile buluştururken mükemmel caz orkestraları kulakların pasını alıyordu. 5 yıl süren bu rüyada Thomas ”Cazın Sultanı” olarak anılmaya başladı. İşgal dönemlerinde en çok tercih edilen mekanlardan biri olmaya devam etti. Hatta ABD büyük elçisi Amiral Bristol bile davetlerini burada vermekteydi. Cumhuriyetin ilanından sonra da Maksim ülkenin batılılaşması konusunda büyük bir rol üstlenmişti. Bu batılılaşma 1926 yılında Yıldız Sarayı’nın kumarhaneye dönüşmesini de yanında getirdi. Eğlence sektörünün bu kısmına da yatırım yapmak isteyen Thomas bu kumarhanenin ortaklarından biri oldu. Ancak 1927 yılında kumarhane kapandı ve Thomas ciddi bir mali sıkıntı ile karşı karşıya kaldı. Sonu hapis cezası oldu. Devlet Stella’ya el koydu, Maxim ise el değiştirme hikayesine tam olarak bundan sonra başladı. Thomas 1928 yılında hayata gözlerini yumdu. Maxim ise yıllarca sessizliğe büründü.

1960 yılına kadar o zamanlar Yeni Maxim olarak anılan mekan tam bir batakhaneye dönmüştü. Ancak Fahrettin Aslan sihirli birkaç dokunuş ile Maxim’i tekrardan düzenledi. Dekorlarından sahnesine kadar her şey tekrardan düzenlendi, bahçe kısmının yanına bir de kapalı bir kısım eklendi ve Maxim yeni ismi “Maxim Gazinosu” ile Taksim’de ışıldamaya başladı. Zeki Müren, Emel Sayın, Bülent Ersoy ve Muazzez Abacı gibi bir çok büyük assolist burada sahne aldı ve ünlendi. Assolist olmak o zamanlar cidden çok önemliydi. Assolistler çalınan şarkılardan tutun diğer müzisyenlerin kıyafetine kadar karışırdı. Assolistten önce kimin sahneye çıkacağını ise yine assolist belirlerdi. Assolistlere özel spot lambaları tutulur ve kuliste de özel ilgi gösterilirdi.

1960 yılının ortalarında Aslan ortağından hisseleri devralarak mekanın tek sahibi oldu. O günden itibaren o artık ”Gazinocular Kralı” olarak anılacaktı. Aslan, Maxim Gazinosu’nun ismini Büyük Maxim Gazinosu olarak değiştirdi ve Caddebostan, Taşlık ve Bebek’te birer şube açtı. Gazino ünlü olmak isteyen herkes için en önemli basamak olarak görülüyordu. Arabesk müziğin yükselişi ile sahneyi Ferdi Tayfur ve İbrahim Tatlıses gibi isimler devraldı. Arabesk müzikten sonra Pop ve Anadolu Rock sanatçıları da tek tek Maxim’in sahnelerinde boy göstermeye başlamıştı.

Gazino kültürü 1980’lere doğru iyice çöküşe geçmişti. Hem televizyonun yavaş yavaş hayata girmesi hem de ekonomik sıkıntıların baş göstermesi sebebiyle orta sınıf insanlar yavaş yavaş gazinolardan çekilmeye başlamıştı. Bülent Ersoy, Emel Sayın, Filiz Akın ve yeni yeni sahnelere çıkan Ajda Pekkan bile artık büyük kitleleri kendisine çekemiyordu. Ayrıca Fahrettin Aslan da 1984’de kokain temin etmek ve haraç kesmekten tutuklanmıştı. Artık şaşalı günlerinden eser kalmayan Maxim 1980’lerin sonuna doğru kapandı. 1993’de 13 yıllık bir aradan sonra bir eğlence merkezi olarak açılsa da bir süre sonra tekrar gazinoya döndü ancak tutunamadı. Son olarak 2000’lerin başında Petek Dinçöz’ün assolistliği ile İbrahim Tatlıses, Mehmet Ali Erbil, Hande Yener ve Demet Akalın’ın sahne aldığı Maxim yine tutunamadı ve ebediyen o müzik dolu gecelere veda etti. Gazino kültürünün en önemli simgesi olan Maxim Gazinoları kültürel bir mirastı ancak o mirasa saygı duyulmadı. Taksim’de olan gazino otopark, Caddebostan’daki bir AVM, Taşlık’ta olan ise bir otel oldu. Kısacası binlerce güzel anı tek bir dozer darbesi ile yok olup gitti. Ancak biz Maxim Gazinosu’nun sonsuza dek hatırlanmaya devam edeceğini umuyoruz.

 

 

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
4

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here