Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük, en güçlü ve en zalim hükümdarlardan biri olan Cengiz Han, 1161 yılında Moğolistan’da dünyaya geldi. Ailesi, “demir” anlamına gelen Temuçin adını verdi ona. 9 yaşında iken; Merkitler’in babasını zehirleyerek öldürmesi nedeniyle zorlu hayat yolculuğuna başlamış oldu. Kabilesi bu yaşta bir çocuğun liderliğini kabul etmediği için, annesi ve kardeşleriyle beraber ormanda kimsesiz ve yardıma muhtaç bir şekilde yaşadı. Ağır koşullar çerçevesinde yetişerek; uzun süre at üstünde kalabilmeyi, ok kullanmayı ve acımasız olmayı öğrendi. Kardeşleriyle beraber hızla güçlendiği haber alınınca, bir gece Merkitler tarafından baskına uğradı. Bütün malı yağmalanıp, annesi ve karısı Börte kaçırıldı. Canını zor kurtaran Temuçin, Keraitlerin güçlü hükümdarı Tuğrul Han’dan yardım istedi.

Tuğrul Han, Merkitler üzerine büyük bir ordu göndererek Temuçin’in ailesini kurtardı. Bunun yanı sıra babasının intikamı da alınmış oldu. Karısı tecavüze uğrayarak hamile bırakılan Temuçin, onu her haliyle kabul etti ve Börte’nin çocuğunu diğer çocuklarından hiç ayırmadı.

Hükümdar, kızını Temuçin’in oğlu ile evlendirmeye yanaşmayınca aralarında savaş çıkacak ve Tuğrul Han bozguna uğrayacaktı. Artık oldukça güçlenen ve istediği fırsatı yakalayan Temuçin; 1206 yılına gelindiğinde, dağınık halde yaşayan bütün Moğol kabilelerini birleştirerek “Moğol İmparatorluğunu” kurdu. Toplanan kurultay sonucunda da “Cengiz Han” unvanını alıp Moğolların babası olarak kabul edildi.

Ona ölümcül bir sadakatle bağlı olan ordusunu durdurmaya kimsenin gücü yetmeyecekti. Çin ve İran’daki Harzemşahlar Devleti de dahil olmak üzere pek çok bölgeyi ele geçirerek, Asya’nın siyasi haritasını adeta kendi elleriyle çizdi. Tıpkı Türk hükümdarı Mete Han gibi, ordusunu 10’lu sisteme göre ayırarak teşkilatlandırdı Cengiz. Askerleri işgal ettikleri yerleri yakıp yıkıyor, geride hiçbir şey kalmayana dek talan ediyorlardı. Oldukça vahşi olan bu ordu tam anlamıyla kana susamıştı. Tüm bu barbarlığa rağmen, halkının belirli yasalar çerçevesinde yaşamasını istiyordu Cengiz Han. Moğolların yazısı olmadığı için Uygur alfabesi ile yazılan bu yasalar, çok sert maddelerden oluşuyor. Ancak yalnızca bir kısmı günümüze ulaşabilmiş. Gelin bazı maddelere birlikte göz atalım:

1) Evli olsun, bekar olsun gayri meşru ilişkiye giren kişi idam cezasına mahkum edilir.

2) Kasten yalan söyleyen, sihirbazlıkla uğraşan, kavga etmekte olan iki şahıs arasına girerek onlardan birine yardım edenlerin cezası ölümdür.

3) Suya ve küpe işemenin cezası ölümdür.

4) Üç defa başkalarından mal alıp üç defa iflas eden, üçüncü iflastan sonra ölüm cezası ile cezalandırılır.

5) Bir savaş esirine, esir edenin müsaadesi olmaksızın yiyecek veya giyim eşyası verenin cezası ölümdür.

6) Kaçan bir esiri veya savaş tutsağını eline geçirip de sahibine iade etmeyen kişi, ölümle cezalandırılır.

7) Bir hayvanı kesmek isteyen, onun ayaklarını bağlayıp karnını yardıktan sonra kalbini el ile sıkarak öldürmelidir. Ancak bu tarzda öldürülen hayvanın eti yenilebilir.

8) Savaş zamanında veya çekilme esnasında; birinin yay gibi herhangi bir nesneyi düşürdüğünü gören atlı, derhal atından inerek onu kaldırmalı ve sahibine teslim etmelidir. Atından inmeyen, inip düşen nesneyi aldıktan sonra onu sahibine iade etmeyen kişi ölüm cezası ile cezalandırılır.

9) Kuran’ı ezberlemiş olanlardan, fakihlerden, tabiblerden, ulemadan, hayatlarını ibadete adamış zahitlerden, müezzinlerden, ölüleri yıkayanlardan vergi alınmayacaktır.

10) Kişi; başkası tarafından sonulmuş olan bir yemeği, bu yemekten ilk olarak sunan kişi yemedikçe yemeyecektir.

11) Bir kimsenin elinde çalınmış at bulunduğu takdirde bu kimse atı sahibine iade etmeye ve at sahibine ceza olarak 9 at vermeye mecburdur. Eğer çalan kişi bu mali cezayı ödeyecek durumda değilse, bunun yerine çocuklarını vermeye mecbur edilir. Çocukları da yoksa kendisi idam cezası ile cezalandırılır.

12) Hiçbirini diğerine tercih etmeksizin bütün dinlere hürmet edilecektir.

13) Yemek yemekte olan kişilerin yanından geçen adam derhal attan inmeli, yemek yiyenlerin müsaadesini almaksızın yemeğe oturmalı, yemek yiyenler de buna mani olmamalıdır.

14) Suya el sokulmayacak, su almak için bir kap kullanılacaktır.

15) Dini mezheplerden birini tercih etmek, kelimelere kuvvet vererek telaffuz etmek, herhangi bir adama hitap edildiği zaman lakap ve unvanlar kullanmak yasaktır. Muhatabın ismi söylenecektir.

16) İçkiden büsbütün vazgeçemeyen, ayda üç defa sarhoş olabilir. Üç defadan fazla sarhoş olan suçludur.

17) Cariyelerden doğan çocuklar meşru çocuk olarak kabul edilir ve nikahlı eşten doğan çocuklar gibi babalarının mirasından hisse alırlar.

18) Vazifesini ihmal eden asker ve sürgün avı esnasında avını kaçıran avcı; dayak cezası ile cezalandırılır.

19) Erkekler savaşa iştirak ettikleri zaman, onların gördükleri işleri kadınlar ifa etmelidir.

20) Suçlu bir hareket işleyen en büyük general olsa dahi; kendisini cezalandırmak için hükümdar tarafından gönderilmiş olan memurun emrine itaat edecek, onun, hükümdarın emrini yerine getirmesine mani olmayacaktır.

Silahla kurduğu devleti kalemle yönetmek isteyen Cengiz Han, barbar ve medeniyetten yoksun bir kavim olan Moğollar’ı geliştirerek yükseltmeyi hedefliyordu. Bu yasalara bağlı kalındığı sürece devletin ayakta duracağına dair inancı tamdı. Kendisinden sonra da okunup uygulanabilmesi için, yasaları tomarlara yazdırarak prenslerin ve bilgelerin hazinelerine koydurttu.

1227 yılında seferde iken hastalanarak öldü. Hayatını kaybetmeden önce topraklarını oğulları arasında paylaştırdığı için veraset sisteminde büyük bir sorun yaşanmadı ve Moğol İmparatorluğunun başına Ögeday geçti.

Moğolistan’da bulunan Cengiz Han heykeli.

Kaynak: Sadri Maksudi Arsal “Cengiz’in Yasası”, 23

 

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here