Zengin bir dünyanın dertsiz tasasız, rekabetçi ve yüzeysel görünen annelerinin hikâyesi gibi başlasa da katman katman açılan, izledikçe derinleşen, sizi içine çabucak çekmeyi, bu kadınların hikâyesine ortak etmeyi başaran bir HBO dizisi Big Little Lies.

Başta bir mini dizi olarak tasarlansa da seyirciden aldıkları büyük beğeni ve yeni bir sezon isteğiyle 2. sezon kararı almışlar. Big Little Lies bir kitap uyarlaması. Liane Moriarty‘nin aynı isimli çok satan kitabından uyarlanmış. Hikâyesi, çekimleri, güçlü oyuncu kadrosu ve harika müzik seçimleriyle öne çıkan bu diziye gelin biraz yakından göz atalım.

2017 yılında 7 bölümden oluşan ilk sezonunu görücüye çıkaran dizi, geçtiğimiz yıla aldığı ödüllerle damgasını vurdu, senenin şüphesiz üzerine en çok konuşulan ve damgasını vuran dizisiydi diyebiliriz.

Dizi Kalifornia, Monterey’de geçiyor. Pasifik Okyanusu’nun güzelliği, mekânların göz alıcılığı Jean Marc Vallee‘nin usta yönetmenliği eşliğinde sanat eserine dönüşüyor. Jean Marc Vallee ayrıca 2018’in bir başka ses getiren Amy Adams’lı mini dizisi Sharp Objects’in de yönetmenliğini üstlenmişti.

Dizinin atmosferi jeneriğinden itibaren sizi içine çekiyor ve her karede izlediğiniz yapımın kalitesine hayran bıraktırıyor.

Gizemli bir cinayetle başlayan dizi, flashback tekniğini oldukça yerinde kullanıyor ve sizi olayın tam odak noktasında tutmayı başarıyor. İlk bölümden haberini aldığımız cinayeti yan karakterlerin polise verdiği ifadeler eşliğinde çözmeye çalışıyoruz. Bu esnada ana karakterlerimizi, eşlerini, çocuklarını, aralarındaki ilişkiyi ve onların hikâyelerini derinlemesine tanıyoruz. Bu açıdan dizi, sadece bir cinayet dizisi olmanın ötesine geçiyor, bir dostluk tasviri, bir kadın hikâyesine dönüşüyor. Bir cinayetten çok daha fazlasına tanık oluyoruz.

Madeline Mackenzie ve Celestine Wright Monterey’in iki güçlü kadını. Dışarıdan neredeyse mükemmel görünen hayatlara sahipler ve çok yakın arkadaşlar. Hayatlarına tanık oldukça hayatlarının mükemmellikten ne kadar uzak olduğunu keşfetmek de çok uzun sürmüyor elbette.

Jane Chapman ise oğlu Ziggy ile arkadaşlarına göre daha sakin bir yaşam süren genç bir anne. Monterey’e sonradan taşınıyor, Madeline ve Celestine’le yakınlaşıyor. Jane ve oğlunun hikâyesi, dizideki en büyük gizem unsuru. Travmatik bir geçmişe sahip olduğu ise çabucak anlaşılıyor.

Konusu hakkında hiçbir fikriniz olmasa bile sadece kadrosuna bakarak gözünüz kapalı güvenebileceğiniz güçte isimleri buluşturmuş dizi. Reese Witherspoon, Nicole Kidman, Shailene Woodley, Zoe Kravitz, Laura Dern, Alexander Skarsgard ve Adam Scott gibi ünlü yıldızları bünyesinde barındıran dizi, ikinci sezonuna dev bir oyuncuyu daha katıyor. Yeni sezonda Meryl Streep‘i de dizinin kadrosunda görüyor olacağız.

Şampiyonlar ligi gibi kadrosu, sizi bambaşka bir atmosfere alıp götüren harika dünyası, enfes soundtracki ve merakınızı hep diri tutacak hikâyesiyle oldukça kuvvetli bir dizi Big Little Lies. Başından kalkamadan bir çırpıda bitirebileceğiniz bu kaliteli diziyi hâlâ izlemediyseniz, yeni sezonu başlamadan yakalamanız için bu yazı iyi bir başlangıç olabilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here