Bir bahar akşamı yakalanılan aşk çiftin yaşamındaki rindaneliği biraz da olsa azaltmış fakat her ikisinin de yaşadıkları buhranlı günlerden getirdikleri kötü alışkanlıkları bu aşkı olumsuz yönde etkilemişti…

Tiyatrolarda kadınlara sahne yasağı konulduğu dönemin sıkıntılarından kurtulmak için çeşitli arayışlar içine giren Afife Jale Hanım oturduğu semtteki Suriye asıllı bir eczacı aracılığı ile morfinle (uyuşturucu) tanışmış harlanan acılarını bu illetle dindirmeye çalışmış ve her geçen gün kendini bu batağın içinde bulmuştu…

Eşinin bu durumundan ziyadesiyle etkilenen Selahattin Bey onu anlamak dertlerine çare olabilmek için elinden gelen yapmaktaydı ve hatta kendisi de morfin iğneleri yapmaktaydı. Morfin dozlarının artması veya yakınlarının müdahalesinden dolayı morfin alamamaktan komaya giren Afife Hanım’ın durumu her geçen gün kötüleşir bu kötüleşme Selahattin Bey’i de etkiler…

Solgun benzi iyice solar, çökmüş gözlerinde yorgun bakışlar.

Bu ilişkinin daha fazla ilerlemeyeceğini sezen ve de büyük bir aşkla sevdiği adamın kendisiyle beraber eridiğini gören Afife Hanım, bir yandan yıkım diğer yandan ise sevdiğini kurtarmak için aldığı ayrılık kararını sevdiğiyle paylaşır.

Bu karar karşısında yıkılan Selahattin Bey için vakit geç hal hazin, mevsim hazandır artık. Hislerine tercüman yine şair bir arkadaşının sözleri olacaktır yine hicaz bir şarkıda…

Anladım sevmeyeceksin beni sen nazlı çiçek

Hasta gönlüm yine hicranını yalnız çekecek

Bil ki ruhum seni çılgınca severken ölecek

Yine sensin beni bir lâhza şifâyâb edecek

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here