Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
42

Bir anne, öfke problemleriyle boğuşan bir çocuk, iki kadın arasındaki yakın dostluk, fedakarlık, umut…

mommy-wannart

“Annelerin bir gün uyanıp da çocuklarını sevmeyeceği bir zaman yoktur.”

mommy-wannart

21. yüzyıl sinemasının en parlak isimlerinden biri Xavier Dolan. Annemi Öldürdüm (2009) isimli yarı otobiyografik filmi ile sinema dünyasına güçlü bir giriş yapan yönetmen, filmlerinde kullandığı aile ve özellikle anne temasını bu film ile zirveye taşıyor.

Senaryosunu yazıp yönettiği Mommy (2014) ise şüphesiz Dolan’ın en iyi, en kalbe dokunan filmlerinden biri; 1:1 kare tekniğiyle yapılan çekim kimi sahnelerde genişliyor ve yönetmenin ekran yönetimiyle bizi nasıl etkilediğine tanıklık ediyoruz. Popüler müzikler kullanan yönetmen bunları film ile öylesine güzel bağdaştırmış ki kimi sahneler tek başına kısa film niteliğinde. Ayrıca filmi küçük detaylarla süsleyerek bizi gülümsetmeyi de başarıyor.

Film kazandığı birçok adaylık ve ödülün yanı sıra Cannes Film Festivali’nde dakikalarca alkışlandı, bununla da kalmayıp Jüri Özel Ödülü’nün de sahibi oldu.

Filmde esas olarak üç karakterimiz var; Diane, Steve ve Kyla. Sıradan değiller; hepsinin ilginç yanları, travmaları var ama bunlara rağmen hepsi oldukça gerçekçi, kendinizden bir parça bulabileceğiniz, hata yapabilen karakterler. Dolan’ın önceki filmlerinden aşina olduğumuz Anne Dorval, Diane karakterine can veriyor. Suzanne Clement Kyla, genç oyuncu Antoine-Oliver Pilon ise Steve olarak çıkıyor karşımıza.

mommy-wannart

Aslında sevimli bir çocuk olan Steve, dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin yanında şiddet eğilimli bir yapıya sahiptir. Çıkardığı yangın sonucunda ıslah evinden atılır ve annesi Diane onu yanına alır. Ancak Diane de işinden atılmıştır ve maddi zorluk yaşamaya başlarlar. Üstelik Steve birlikte yaşanması kolay biri değildir, kendini kaybettiği anların birinde tanıştıkları Kyla bir anda hayatlarının üçüncü bir parçası olur. Üçü kendilerine bir düzen kurarlar ve belki de hayatlarının en güzel dönemini yaşıyorlardır.

mommy-wannart

Steve ve Diane arasındaki ilişki ise filmin ana temasını oluşturuyor. Steve annesine derin bir sevgi duyan ancak onu kırmaktan da kaçınmayan bir çocuk. Annesinin bir gün ondan yorulacağından, vazgeçeceğinden korkuyor. Annesini öpüp odasına geri çekildiği sahnede, annesine duyduğu hisleri ama bunları ifade etme konusunda nasıl sıkıntı çektiğini hissediyoruz. İçinde bir şeyler ona sığmıyor, özgürleşmek istiyor ama neyi nasıl yapacağı bilgisinden de mahrum.

mommy-wannart

Diane ise bize alışılmışın dışında bir anne portresi çiziyor. Eşini yıllar önce kaybetmiş ve tam o sıralarda hastalığı ortaya çıkan Steve ile uğraşmaktan yorgun. Bir yandan evin maddi yükünü üstlenirken Steve’in gelgitli ruh hallerini idare etmeye çalışıyor. Bunlara rağmen deli dolu, neşesi her zaman yerinde, enerjisi hep yüksek. Oğlu için en iyisini istiyor ama en iyinin ne olduğu konusunda da kafası karışık. Bu yüzden onu bakım evine yolluyor. Oğlu daha iyi olsun diye ondan vazgeçen, umuda ihtiyacı olan bir anne.

mommy-wannart

Bir annenin nasıl çocuğu için kendi hayatından vazgeçtiğini, özveriyi, sevginin en saf halini anlatıyor bize film. Karakterlere bağlanmamızı, onlar ile sevinip üzülmemizi, onlarla birlikte bir şeyler hissetmemizi sağlıyor. İçimize öyle işliyor ki film bittiğinde dahi etkisinden kurtulmak biraz zaman alıyor.

mommy-wannart

“Olacak tek şey şu ki seni her gün ve her gün daha çok seveceğim. Sen beni her geçen gün daha az ve az seveceksin. Hayat böyle işliyor.”

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
42

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here