Metin Altıok, 14 Mart 1941’de İzmir Bergama’da doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih ve Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü’nden 1971 yılında mezun oldu. Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü yayın bölümünde memurluk yaptı. Bingöl Lisesi’nde Felsefe Grubu Öğretmenliği ve daha sonra sürgün olduğu Bingöl’ün Genç ilçesinde, ayrıca Кaraman Lisesi’nde felsefe öğretmenliği yaρtı. İşςi Partisi üyesiydi. Daha sonra görüş ayrılıkları sebebiyle partiyle yollarını ayırdı.

Altıok, yazarlığının yanında resim sanatıyla da ilgiliydi. 1967 yılında Ankara Fransız Kültür Merkezi’nde Orhan Taylan ile birlikte ilk resim sergisini açtı. Resimleri ölümünden sonra İstanbul ve Ankara’da sergilendi.

Şiirleri ve yazıları 1974 yılı itibariyle Dost, Köken, Soyut, Halkoyu, Türkiye Yazıları, Sesimiz, Varlık, Oluşum, Yazın Dergileri ile Cumhuriyet ve Aydınlık gazetelerinde yayımlandı. Şiirleɾi 70’li yıllarda yayımlanmasına karşın Metin Altıok, şiirlerinin kaynaklaɾı bakımından 60’lı yıllaɾın geç üɾün veɾen (ya da geç yayınlanan) şairleɾinden biri olaɾak nitelendirilebiliɾ. 1988 yılında “Kavaklar” şiirini Sezen Aksu kendi albümünde seslendirmiştir.

Metin Altıok tiyatroya da her zaman yakın ilgi duyardı. Lise yıllarında bazı oyunlarda rol alarak kurulan bu ilişki, onu kısa radyo oyunları yazmaya götürdü. Türkiye Yazıları Dergisi’nin 1979 Ekim sayısında İkili Av adlı kısa oyunu yer aldı. Aynı yıllarda Su Damlası adlı çocuk oyunu TRT Radyosu’nda yayınlandı. Ankara’da Füsun Akatlı ile tanıştı ve evlendi. Evliliğinden kızı Zeynep Altıok dünyaya geldi.

1993 yılında Pir Sultan’ı Anma Şenlikleri için Sivas’a gitti. Aralarında Aziz Nesin’in de bulunduğu 33 aydın bir araya gelmişti. Madımak Katliamı‘nda grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı. Madımak Oteli tutuşturulan perdeler ve alt katta bulunan eşyalarla birlikte yakıldı. Otele sığınmış olan kişilerden, aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin’in de bulunduğu 37 kişi yanarak veya dumandan boğularak katledildi.

Saatlerce kurtarılmayı bekledikleri halde kimsenin yardıma gelmediği Madımak Oteli’nin merdivenlerinde çaresizce oturan 3 şair Metin Altıok, Behçet Aysan ve Uğur Kaynar’ın aralarında geçen son diyalog ise her şeyi anlatıyordu.

Dışarda, ”Bunların katli vaciptir”, diye bağıran tekbir getirerek oteli taş yağmuruna tutan kalabalık beklerken 3 şair olacakların farkındadır aralarından birisi: “Olaylar büyür de birimize bir şey olursa ne yaparız?” diye sorar. Elindeki kırık fırça ile, dışarıda bekleyenlerin nefretine, kinine karşı koyamayacağını bildiği halde o kırık fırçayı elinden bırakmayan ve uzaklara dalan şair Metin Altıok, o soruya “Kalanlar ölenler için şiir yazar” diye cevap verir.

Madımak Oteli’ni yakıp 37 kişinin yanarak, boğularak ölmesine neden olan bu katliamda, Altıok ağır yara alıp komaya girer. İki gün sonra durumu iyice ağırlaşır. 9 Temmuz 1993’te yaşama gözlerini yumar. Bir şiir serüveninin kahramanı olarak şiirsevenlerin kalbinde yaşadı ve yaşıyor Metin Altıok.

“Metin hayatı boyunca (en azından benim tanık olduğum yıllar boyunca) taş çatlasa beş kere kravat takmıştır, o gece takım elbiseli ve kravatlıydı. 1966 Temmuz’unda da evlendik. Düğün yapmadık. Kendi evimizi, ailelerden asgari yardım alarak kendimiz kurduk. 1979 Mayıs’ında kesin bir biçimde ayrılıncaya kadar üç kere ayrılmayı deneyip tekrar birleşmeyi denedik! Hep ekonomik güçlükler içinde yaşadık. Metin 1974’e kadar hiç çalışmadı. Üç sergi açtı. Her birinde birkaç resim sattı. En büyük lüksümüz, o resimlerden gelen beklenmedik paralar olurdu. Hemen şatafatlı bir balık sofrası kurulur, eş dost bir araya gelinir, resim paraları ezilirdi.” (Füsun Akatlı)

Peki katillere ne oldu?

Çiller’in Madımak Oteli’nde yaşananların ardından söylediği sözler tartışma yarattı: “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir.”

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise olayın münferit olduğunu ve “Alevi-Sünni çatışmasına dönüşmemiş olmasını” vurguluyordu:

“Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş… Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır… Karşılıklı gruplar arasında çatışma yoktur. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı vardır.”

Madımak Olayı’ndan Sonra Yargılama Süreci

Madımak Olayı‘ndan bir gün sonra 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltına alınanların sayısı 190’a çıktı. Gözaltına alınan 190 kişiden 124’ü hakkında “laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma” suçlamasıyla dava açıldı, geri kalanlar serbest bırakıldı. Kamuoyunda Sivas Davası olarak bilinen davanın ilk duruşması, Ankara 1 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde 21 Ekim 1993 günü yapıldı. 26 Aralık 1994’te karara bağlanan dava sonucunda, 22 sanık hakkında 15’er yıl, 3 sanık hakkında 10’ar yıl, 54 sanık hakkında 3’er yıl, 6 sanık hakkında 2’şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi.

Ünlü piyanist Fazıl Say, Metin Altıok’un şiirleri üzerine Metin Altıok Oratoryosu yaptı (2003). Kızı Zeynep Altıok, duygularını, sevenlerinin anılarını, onu tanıyanların yazdıklarını Gölgesi Yıldız Dolu adıyla kitaplaştırdı (2003).

Metin Altıok, Bingöl Lisesi’nde felsefe öğretmenliği yaptığı sıralarda öğrencilere verdiği öğüt bizler için her zaman bir rehber olmalıdır: “Çocuklar; sorgulayın, irdeleyin, sorun, sürekli sorun, sakın susmayın, günlük yaşamdan kopmuşsanız, hayattan da kopmuşsunuz demektir.”

Böylesi insanlık dışı bir katliamda kaybettiğimiz sevgili şairimiz Metin Altıok’u saygı ve sevgiyle anıyorum.

BAZI ESERLERİ:

Şiir: Gezgin (1976), Yerleşik Yabancı (1978), Kendinin Avcısı (1979), Küçük Tragedyalar (1982), İpek ve Kılabtan (1987), Gerçeğin Öte Yakası (1980), Dörtlükler ve Desenler (1990), Süveyda (1991),Alaturka Şiirler (1992), Yel ve Gül (1993),  Hesapişi Şiirler (1993),  Bir Acıya Kiracı (Bütün şiirleri, 1998)

Deneme: Şiirin İlk Atlası ( 1992 )

ÖDÜLLERİ: 1980 – Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü (Kendinin Avcısı – Ahmet Telli ile), 1991 – Cemal Süreya Şiir Ödülü (Gerçeğin Öte Yakası)

1,2

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here