Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

2006 yılının en fazla ilgi çeken filmi Children of Men | Son Umut‘un yönetmen koltuğunda, Harry Potter serisinin üçüncü filmi olan Azkaban Tutsağı (2004) ve Gravity (2013) ile adından söz ettiren Meksikalı yönetmen Alfonso Cuarón oturuyor.

Yıl 2027. Kadınlar, sebebi bilinmeyen bir şekilde kısırlaşmıştır. Son 18 yıldır hiç çocuk doğmadığından dünyanın en genç insanı 18 yaşında bir çocuktur. Ülkelerin büyük bir çoğunluğunun orduları çökmüş ve dünyaya kaos hakim olmuştur. Bu kaos ortamında ayakta kalan tek büyük ülke Büyük Britanya, dünyanın dört bir yanından akın akın gelen mültecilerin sebep olduğu göç kriziyle çalkalanmaktadır.

Göç krizinin dışında terörizm büyük oranda artarken ülkede büyük bir güvenlik sorunu meydana gelmiştir. Londra’daki bombalı saldırılar adeta rutine bağlamıştır. Tüm bu yaşananların ardından ayakta kalabilmek için askeri düzeyde sıkıyönetim ile işleri yerine koymaya çalışan Britanya Hükümeti, şehrin her yerini ”dünyada tek başına ayakta kalabilen güçlü ülke’‘ mesajını verdiği propaganda reklamlarıyla donatmıştır.

Hükümetin göç kriziyle başa çıkabilmek için aldığı sıkı önlemler,  II. Dünya Savaşı dönemindeki Nazi Almanya’sındaki görüntüleri aratmaz.

Karakterlerimizden bahsedecek olursak, Theo (Clive Owen), bir dönemler hükümetin sert mülteci politikasına karşı mücadele veren bir aktivistken oğlunun 2008’deki grip salgınında hayatını kaybetmesi ile tutunacak son dalı elinden alınan bir adamdır. Aradan 20 yıl geçer. Theo, aktivizmi bırakıp apolitik bir birey olmuştur. Günleri işe gidip gelirken yürüdüğü sokaklardaki mülteci dolu kafeslere kayıtsız bir şekilde bakarak geçer.

Ta ki maskeli iki kişi tarafından sokağın ortasında başına çuval geçirilerek alıkonulana kadar… Bir anda afallayan ve telaşlanan Theo, kendini bir grup insan ile aynı arabada bulur. Kendilerine ”Fishers” adını veren bu grup, İngiltere’nin her mülteciye eşit haklar vermesi konusunda mücadele veren illegal bir örgüttür. Bu örgütün lideri neredeyse 20 yıldır görmediği eski eşi Julian’dır (Julianne Moore). Julian’ın tanıdığı bir mülteci kadının ulaşımı için geçiş kağıtlarına ihtiyacı vardır ve bunun için güvendiği tek kişi olan eski kocasına başvurmaktan başka çaresi kalmamıştır. Başlarda sıradan bir mülteci gibi gözüken Kee (Claire-Hope Ashitey), aslında insanlık için büyük önem arz etmektedir.

Yazının bu bölümü, filmi henüz izlemeyenler için sürpriz gelişmeler içermektedir.

İngiliz yazar P. D. James’in 1992 yılında kaleme aldığı aynı adlı romandan uyarlanan bu film, yakın gelecekte yaşanması pek muhtemel bir konuya değiniyor ki 2011’de başlayan Suriye İç Savaşı’nın tetiklediği göç krizi ve bazı hükümetlerin bununla başa çıkmak için uyguladığı yöntemler, bu duruma örnek olarak verilebilir.

Aynı şekilde hükümetlerin düşük doğum oranlarıyla ilgili uyguladıkları insan haklarına aykırı kürtaj yasalarını da buna ekleyebiliriz. Örneğin, AB üyesi İrlanda’da bu sene yapılan referanduma kadar katı bir kürtaj yasağı – kürtaj yapan vatandaşlara 14 yıla kadar hapis cezası gibi – vardı. Diğer bir AB üyesi Polonya da kürtaj yasağını uygulayabilmek için çabalıyor. Verilen bu örnekler, Margaret Atwood‘un ünlü romanı The Handmaid’s Tale | Damızlık Kızın Öyküsü‘nde yaşananlarla kıyaslanamaz bile. Ancak gerek Children of Men’de gerekse The Handmaid’s Tale’de olsun hükümetlerin, bazı durumlarda ne kadar ileriye gidebileceklerini görüyoruz.

Filmde fazla sayıda göndermenin olduğunu da söylemeden geçmemek lazım. Kee’nin çocuk sahibi olmasıyla İsa’nın doğumuna atıfta bulunulduğunu görebiliriz. Mültecilerin kamplarda çırılçıplak soyulup öldürülmesinin Nazi Almanyası’na yapılan bir gönderme olduğu tartışmasız. Ayrıca hükümetin şehirdeki patlamalarda sorumlu olmasının ortaya çıkması da 11 Eylül saldırılarıyla ilişkilendirilebilir. Bununla da kalmayıp filmdeki bazı çatışma sahnelerinin Amerika – Irak Savaşı’nı temsil ettiği söyleniyor.

Filmin en büyük başarısının tartışmasız filmin sinematografisi olduğunu söylemeden geçmek olmaz. Gravity (2013), Birdman (2014) ve The Revenant (2015) filmlerinin Oscar ödüllü görüntü yönetmeni Emmanuel Lubezki’nin büyük katkısı var. Gerilimi en üst düzeye çıkaran kamera açılarıyla çekilen ve yaklaşık dört dakikaya kadar çıkan uzun tek plan çekimleri ile adeta bir görsel şölen sunuluyor.

Michael Caine, Julianne Moore gibi usta oyuncuların kısa süreliğine de olsa filmde yer alması, filmi zirveye taşıyan bir diğer unsur.

Dolu alt metinleri, başarılı oyunculukları, uzun plan çekimleri, siyasi göndermeleri ve çarpıcı hikayesi ile Children of Men, bilim kurgu türünün kültleri arasında yer edinmeyi garantilemiş, başarılı bir film.

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here