Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
5

Sonu bilinen yola girilir, bedeller göze alınır, bir şeylerden vazgeçilir, insanoğlu genellikle bir eyleminin sonucu ne yaşayacağını bilecek kadar zekidir. Fakat bunu bilerek hareket ettiğini itiraf edemeyecek kadar da zayıf…

Pisa Kulesi’nin tamamlanmadan önce eğikliğinin fark edildiğini biliyor muydunuz? Kulenin üçüncü katı bittikten sonra ağırlıktan dolayı eğilme başlamıştı ve temelin kuvvetli olmaması sebebiyle inşaatı 100 sene durdurulmuştu. Daha sonra kendine güvenen bir mimarın dördüncü katı ekleme isteğiyle birlikte, eğiklik zaman içinde katların eklenmesiyle bugünkü haline geldi. Bazen farklı bir sonuç elde edileceğine olan inanç ve yüzdesi düşük ihtimaller gerçeğin önüne geçebilir. Aynı her gün oynanan şans oyunları gibi. Tüm güçle tutunulan bir inanç, çok küçük bir ihtimal, yıllar boyunca cepten yavaş yavaş çıkan parayı önemsiz ve zararsız hale getirir.

İnsan hayatı tekdüze ilerlemeye başladığında, kişi kendi hayatından yeterli verimi ve mutluluğu alamadığında hayaller ve umutlar devreye girer. Her şeyin bir gün güzel olacağı umudu, bir gün istediği her şeyi yapabileceği umudu ve daha konforlu bir yaşam hayali. Mutluluk bir ihtimal haline geldiğinde, kişi kendi hatalarını hoş görecektir. Çünkü inanç kavramı her şeyin, mantığın dahi önüne geçebilen tek şeydir. Bazen tehlikeli bir hale gelse bile… Bu duruma aynı mantıkta fakat daha basit ve yaygın örnekler de verilebilir. Pişman olacağımızı bildiğimiz mesajlar atmamız, trafik kurallarının çoğu zaman gözardı edilmesi ve ağızdan ani bir sinirle çıkan sözler gibi.

Balazs Aczel ve ekibi, yaptıkları bir araştırmada yapılan aptalca hatalardan oluşan hikayeleri bir araya getirip derledi. Bu hikayelerden birinde eve giren hırsız, çaldığı televizyonun kumandasını unuttuğu için eve geri dönüyor. Diğer bir hikayede ise hırsızlar açık GPS cihazlarını çalıyor ve bu sayede polisler konumlarını tam olarak tespit edebiliyor. Araştırmanın devamında üniversite öğrencilerinden oluşan bir grup bütün hikayeleri sebeplere, etkilere, sonuçlara ve birkaç etmene göre oyluyor. Ortaya üç sonuç çıkıyor.

İlki; kişinin güveninin yeteneklerinin önüne geçmesi. Pitssburgh’da bir adam hiçbir kılık değişimi yapmadan yüzüne limon suyu sürerek güvenlik kameralarına yakalanmayacağına inandı ve bu şekilde gündüz vakti iki bankayı soydu. Bilgi sahibi olmayan kişinin çok şey bildiğine inanmasıyla ortaya çıkan ve halk arasında ”özgüven zehirlenmesi” olarak anılan bu durumu, psikolog olan David Dunning ve Justin Kruger, Dunning-Kruger etkisi olarak isimlendirdi.

Dunning ve Kruger’ın araştırmasında bazı lisans öğrencileri mizah, mantık ve dil bilgisi testlerine sokuldu ve tahminlerince hangisinde daha başarılı oldukları soruldu. En kötü puanları elde eden öğrenciler, şaşırılmayacağı üzere en yüksek başarıyı elde ettikleri tahmininde bulundular.

“Kötü sonuç elde edenler –ki hepimiz bir şeylerde mutlaka kötüyüzdür– düşüncelerinin kusurlarını görmede ya da cevaplarının yetersizliğini görmeden başarısızlar.”

İkinci sonuç ise düşüncesizce hareket etmekten kaynaklanan hatalar. Buna çok basit bir örnek olarak siyasetçilerin düşüncesizce hareket ederek karıştığı skandallar örnek verilebilir.

Son olarak ise dikkat boşlukları… Kişinin dikkatini kaybetmesi sonucu oluşan boşluklar genellikle üzerinde durduğu işi mahvedecektir. Bu tip hatalar diğerlerine oranla daha istemsiz hatalar olarak nitelendiriliyor.

Sonuç olarak insan ne kadar bilinçli olursa olsun, hayatının bazı dönemlerinde kaçınılmaz olarak hata yapacaktır. Bazen bir baskı, bazen özgüven eksikliği, bazen saplantı, bazense çevre baskısı kişiyi bile bile hata yapmaya itecektir. Bu dışarıdan bakıldığında bir zarar olarak görülse ve hatta bile bile yapılsa dahi, ileriye yönelik olarak kişiyi geliştirecek ve tecrübe kazandıracaktır.

Kaynak: 1

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
5