Halo evreninin yaratıcısı Marcus Letho ve SOCOM direktörü Mike Gutmann tarafından kurulan oyun stüdyosu V1 Interactive‘in ilk projesi bilim kurgu türündeki Disintegration, Private Division tarafından 16 Haziran 2020’de çıkışını gerçekleştirecek. Oyun ilk olarak 11 Temmuz 2019’da duyurulmuştu.

Oyunda; hikaye modu, çok oyunculu ve çok oyunculu sandbox olarak oynayabileceğimiz üç faklı seçenek mevcut ama hikaye modunu anlatmaya geçmeden önce kesinlikle bilmeniz gereken üç terim var diyebiliriz sanırım. Bunlar; Integration, Outlaw ve Naturals.

  • Integration : İnsan beyninin çıkarıldığı ve robotik bir bedenin içine yerleştirildiği bir süreç.
  • Outlaw : Integration geçirmiş ama şu anki düzene karşı çıkan kanun kaçakları.
  • Naturals : Integration geçirmemiş, yani bildiğimiz insanlar.

Hikaye moduna kısaca bakacak olursak; Dünya’da yakın gelecekte iklim sorunları, aşırı nüfus, gıda kıtlığı ve küresel bir salgın yok olma eşiğinde ulusların çökmesine ve insanlığın neredeyse yok olmasına yol açmış. Bilim adamları, insan beyninin çıkarıldığı ve cerrahi olarak robotik bir armatürün içine yerleştirildiği bir süreç geliştirmiş: Integration olarak bilinen bir süreç. Kaçınılmaz bir krize geçici bir çözüm olması gerekiyormuş ama insanların hayatta kalmasına izin vermek onlarca yıl boyunca iyi bir şey gibi gözükse de aslında daha da kötü bir duruma yol açmış. Bazı integration geçirmiş insanlar, bu yeni formu insanlığın geleceği olarak görmüş, süreci tersine çevirme arzusu olmadan tabakalaşmış ve kendilerini Rayonne olarak adlandırmışlar. Küresel savaş kısa sürede patlamış ve Rayonne kuvvetleri Black Shuck liderliğinde kalan insanları avlamak, onları integration’a zorlamak ve görüşlerini paylaşmayanları yok etmek için harekete geçmişler.

Birinci şahıs nişancı ve gerçek zamanlı taktik unsurlarının harmanlandığı bir bilim kurgu-shooter oyunu olan Disintegration‘da küçük bir direniş gücünün komutasında, eski insan ve gravcycle pilotu olan Romer Shoal olarak oynuyoruz. Oyunda ufak bir outlaw grubuna liderlik ediyoruz ve çok nadir bulunan bir gravcycle pilotuyuz.

Gravcycle’lar; tek kişilik, yerden 13-15 metre yükselebilen, çeşitli silahlar ile donatılabilen yer çekimi karşıtı bir araç. Başlangıçta arama kurtarma, keşif ve tarımda yardım aracı olarak kullanılsalar da zamanla zenginlik ve özgürlüğün sembolü haline gelmişler. Daha da sonraki modeller ise küçük direniş grupları için taktiksel bir nişancı aracı olmak üzere silahlar ile güçlendirilmiş.

Hikaye modunu oynarken -bilmiyorum belki benim oynayış tarzımdan olabilir- çoğu zaman gravcycle yani uçan bir araç değil de, yerde yürüyen bir robot gibi oynadım. Gerçekten yürüyen bir robotu kontrol etsem nasıl olurdu merak ediyorum ama uçan bir aracın sunduğu taktiksel bakış açısı ve özgür hareket yeteneği de olmasa sanırım olmazdı yani. Başta aracı gravcycle gibi kullanmasam da daha sonraları bu avantajların sunduğu kolaylıklar sayesinde iyice alıştım gravcycle kullanmaya.

Oyunda, E tuşuna basıp tarama modunu açınca, savaşlardan önce taktiksel olarak iyi bir yerleşim yapabiliyorsunuz. Uçtuğumuzdan mıdır bilinmez düşmanları biraz zor fark edebildim çoğu zaman. Tarama özelliği ise düşmanları fark etmemde yardımıma koştu. Tarama özelliği ayrıca alanda bulunan ve etkileşime girebileceğiniz eşyaları da bulmanıza yardımcı oluyor. Yeşil renkli olan kutu, panel, araba, yığın ne varsa es geçmeyin. Çünkü bu yeşil renkli öğeler size seviye atlamanızı sağlayan salvage ve yeteneklerinizi geliştirmenize yarayan chip‘ler sunuyorlar. Ayrıca öldürdüğünüz düşmanlardan da salvage kazanabiliryorsunuz.

Oyunu oynarken biraz Destiny biraz da XCOM’u bana hatırlatsa da kendine has bir oyun olduğunu da söylemek lazım. Neden XCOM derseniz de; oyunun oynanış biçimi yüzünden olabilir, liderlik ettiğimiz yer birimlerine emirler verebiliyoruz. Bu ayrıcalık bana XCOM tarzı oyunları anımsatıyor nedense. Yani ne alakası var bilmiyorum ama aklıma gelip durdu her emir verdiğimde. Açıkçası yer birimleri emirlerinin daha geniş olmasını isterdim. Bazen bir yere gitmelerini istiyorsunuz ama çok uzaklaşınca hemen peşinizden geliyorlar, gelmesinler beklesinler beni orada olmaz mı? F’ye basıp beni takip et komutu verdiğinizde de, nereye bakarsanız orada beliriyorlar hemen. Yani bu kötü bir şey değil aslında ama sağda ne varmış diye kafamı çevirir çevirmez hemen orada beliriyorlar. Bu orada olma süreleri biraz uzatılsa fena olmazmış gibi. Bir diğer beni üzen detay ise, oyunda üçüncü şahıs kamera açısı olmaması. Sürekli gravcycle kullandığımız için üçüncü şahıs kamera açısı çok yakışabilirdi oyuna. Gravcycle’ı kullanırken de görmek oldukça zevkli olurdu.

Ayrıca düşmanların siper aldığı duvarlar, barikatlar hatta binaların bazı kısımlarının yıkılabilir olması, önce haritaya sonra da oyuna canlılık katmış açıkçası. Yani bir duvarın arkasına saklanıp, güvende olmanız pek olası değil. Zaten bir gravcycle pilotu olarak çok fazla saklanamazsınız.

Çok oyunculu modda; Zone Control, Collector ve Retrivel modları mevcut.

  • Zone Control : Adından da anlaşılacağı gibi A,B ve C bölgeleri ele geçirip, savunmamız gereken bir mod.
  • Collector : Düşmanları öldürüp onların “cans”lerini toplamaya uğraştığımız bu modda, cans’leri kazanabilmenizin üç yolu var. Düşman yer birimlerini öldürmek, düşman gravcycle pilotunu öldürmek veya haritaya yerleştirilmiş cans kutularını toplamak. En çok cans toplayan kazanır.
  • Retrivel : Saldırı ve savunma takımı olarak iki guruba ayrılınılan bu modda, saldıran takım bir noktadan aldığı cores’ları diğer bir noktaya ulaştırmaya çalışıyor. Savunan takım ise cores’ları karşı takımın ulaşmaya çalıştığı noktadan olabildiğince uzak tutmayı hedefliyor.

Çok oyunculu mod için bir kaç şey söyleyecek olursak; dokuz faklı takımın olduğu bu modda bir takım seçerek başlıyoruz. Unutmadan her öldüğünüzde takımınızı değiştirebiliyorsunuz onu dert etmeyin. -ben ilk defa seçerken çok kararsız kalmıştım- Oldukça eğlenceli olduğunu söyleyebilirim çok oyunculu modun. Özellikle yer birimlerinin yeteneklerine göre kullanıp, emirler verdiğinizde oldukça eğlenebiliyorsunuz bu oyun modunda. Ancak çoğu rakip oyuncu direkt size saldırmaya çalıştığından bir süre sonra yer birimlerinden vazgeçiyor, başlıyorsunuz sizde sadece saldırmaya. Umarım daha taktiksel maçlarla karşılaşırız. Çünkü yer birimleri oyuna çok farklı bir hava katıyor. Sonuçta Disintegration, sadece gravcycle kullanıp, savaştığımız bir oyun değil. Yer birimlerine gereken özeni gösterelim lütfen. Çok oyunculu modu pek fazla deneyimleyemesemde, en eğlenceli bulduğum Retrivel modu oldu açıkçası. Haritada bulunan core’ları alıp, belirli bir platformda bulunan roketlere ulaştırmaya çalıştığımız bu modda özellikle savunma kısmında ayrı bir eğlendim doğrusu.

Çok oyunculu sandbox modu ise yine oyunda bulunan dokuz farklı takımın olduğu ve bu takımlardan istediğimiz ile oynayabildiğimiz, dalga dalga düşmanların geldiği ve onları öldürüp puan toplamaya çalıştığımız bir mod ama ölünce her şey bitiyor ve baştan başlıyorsunuz.

Şu ana kadar sizlere PC‘de edindiğim deneyimlerimi paylaşmaya çalıştım. Editörlerimizden Emre’nin PC deneyimi sonrasında oyun hakkında söyledikleri ise şu şekildeydi: “İçinde bulunduğumuz dünyanın da sorunlarla ve çöküşle karşı karşıya olduğu bir dönemde Disintegration bana çok farklı bir deneyim sundu. Daha önce alışmış olduğum oyun tarzlarının dışına çıkarak hatalarına rağmen onları düşünmeme engel oldu. Görsel açıdan da fena olmayan oyunun akıcılığı bazı yerlerde kesilmiş olsa da yine de Disintegration’ı farklılık arayan herkese tavsiye ediyorum.” Bir diğer yazarımız Murathan‘ın ise kısaca PS4‘de ki deneyimleri şu şekilde olmuş. “Sinematikler ağır bir şekilde sıkıştırıldığı için hikaye modu esnasında biraz göze batıyorlardı. Ayrıca görsellik yeterli derecede tatmin edici olsada, günümüz oyunlarında gördüğümüz bir hiper gerçekliği hedeflemediği halde konsolda 30fps kilidinin olması biraz hayal kırıklığına uğratıcıydı. Yer yer kontroller konusunda biraz problem yaşadım. Yeterince keskin olduklarını hissetmediğim için ayarlardan değiştirme gereği hissettim, fakat oyun oldukça güzel bir çeşitlilik sunmuş halihazırda bu konuda. Büyük bir bug veya glitchle karşılaşmadım ama yeri geldiğinde yer birimlerini belirli objelere yöneltmeye çalıştığımda zorluklar yaşadım biraz. Onun dışında düşüncelerim gayet pozitif PS4’te oynamak için gayet uygun ve günümüz multiplayer oyunlarına kıyasla kendine has bir oynanış döngüsü var.”

Yazımıza burada son verirken buradan Private Division‘a bize Disintegration için ön inceleme anahtarı gönderdiği için teşekkürlerimizi sunarız.

Sonuç: 81

  • Artılar: Gerçek zamanlı taktik öğeleri, yer birimleri, farklı bir çok oyunculu oyun deneyimi
  • Eksiler: Üçüncü şahıs kamera olsa daha güzel olabilirdi, yer birimlerinin bazen tuhaf davranması, sinematikler biraz üzüyor, biraz pahalı gelebilir

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here