Cuma, Ağustos 18, 2017

Brautigan, Allen Gingsberg ve Jack Kerouac’la beraber Beat Edebiyatı’nın üç büyük isminden biri olarak anılmaktadır. Ama o kendini beat olarak tanımlayanlara karşı çıkmış ve beatnik olduğunu inkar etmiştir.

Günler

Kaplanların zamanında yaşadım.

Keskin dişlerinden

Damlayan

Taze kanı gördüm

Çiçeklerin zamanında yaşadım.

Barışlarından

Damlayan

Gülümseyişleri gördüm.

Brautigan 30 Ocak 1935’te Amerika’nın Kuzeybatısı’nda doğdu ve büyüdü. Ailesi hakkında pek bir bilgi bulunmasa da, çoğu zaman hiç kimsesi olmadığını söylese de, yazılarında onları üstü kapalı ve yaratıcı şekilde yazdığı görülüyordu.

Brautigan 20 yaşına geldiğinde hayatının en önemli adımlarından birini bir polis karakolunu taşlayarak attı. Bu olaydan sonra akıl hastanesine yatırılan Brautigan’a paranoid şizofreni teşhisi koyuldu ve şok tedavisi görmeye başladı. Bu tedavinin ardından doğduğu ve büyüdüğü yerle tüm bağlarını kopartarak San Francisco’ya yerleşme kararı aldı.

San Francisco’da bir yazar olarak hayatını kurmaya çalışan Brautigan sokaklarda şiirlerini dağıtmaya başladı. Babbermouth Şiir Okuma Geceleri’ne katılarak sık sık sanatçı ve şairlerle bir araya geldi. Tek şiirden oluşan ilk kitabı The Return of The Rivers’ı da bu dönemde yayımladı. Yine bu dönemde Virginia Dionne Adler ile evlendi ve bu evlilikten kızı Lanthe dünyaya geldi. Bu evlilik onun en önemli romanlarından biri sayılan Amerika’da Alabalık Avı’nın da temellerini attı. 1961 yılında karısı, kızı ve daktilosunu alıp kamp yapmaya gittiği İdeho’da yaptığı gözlemlerle kitabını yazmaya başladı. 1967 yılında yayınlanan ‘Amerika’da Alabalık Avı’ ertesi yıl Ulusal Sanat Vakfı tarafından ödüllendirildi ve Brautigan’ın ulusal düzeyde şöhretini artırdı.

Amerika’da Alabalık Avı;

“Yeşil bir balçık küvetin kenarlarında büyüyordu, etrafta yüzen düzinelerce ölü balık vardı. Gövdeleri ölüm nedeniyle beyaza dönüşmüştü, tıpkı demir kapılardaki buz gibi. Gözleri iri ve sabitti. Balıklar çaydan aşağıya doğru çok fazla yüzme hatasına düşmüş, ‘Paranı kaybedince, kaybetmeyi öğren’ şarkısını söyleyerek kendilerini sıcak suda bulmuşlardı”

Bu kitaptan sonra onun devamı niteliğinde şeyler yazmayacağına dair söz veren Brautigan, farklı edebi biçimlerde deneysel romanlar yazmaya devam etti. Kürtaj, Hawkline Canavarı, Willard ve Onun Bowling Kupaları, Babil’i Düşlemek romanları biçim ve anlatım olarak Brautigan’ın zihin yapısını okura tam olarak aktaran eserler oldu.

1980’li yıllarda Beat ve Hippy kuşağının etkisinin azalıyor olması edebiyat çevrelerinin Brautigan’a olan ilgisini azaltmaya başladı. Bu dönemde sadece iki roman yayınlayabilen Brautigan edebiyat eleştirmenleri tarafından gittikçe etkisizleştiriliyordu ve Amerikan edebiyatına yaptığı katkılar göz ardı ediliyordu.

1984 yılında Bolinas’taki evinde uzun bir av yolculuğuna çıkacağını söyleyerek dostlarıyla vedalaşan Brautigan bu vedalaşmanın ardından aynı evde yanında bir şişe içkisi ve çok sevdiği 44 kalibre Smith&Wesson markalı silahıyla kafasına sıkmış şekilde bulundu.

Brautigan sınıflandırılması oldukça zor bir yazar olarak bu dünyayı terk etti. Beat kuşağına yakın olarak görünse de yazınını onlardan ayıran birçok nokta da mevcuttu. Beat edebiyatının anlaşılırlık, açıklık, içtenlik, cüretkarlık ve komiklik ögelerine lirizm ve sürrealizm ögelerini eklemişti.

Tüm eserlerinde Brautigan’ı okuduğunuzu anlayacağınız bir anlatıma sahipti. Birinci tekil şahsın bakış açısı, otobiyografik anlatımın düzyazıyı kolay okunur kılması, anlatımda hepsi hayal gücüyle, ayrıntılı gözlemlerle güçlendirilmiş metaforlar ve alışılmamış bölümlendirme biçimleri. Hepsi Brautigan’ın yarattığı özgün edebiyatın birer imzası.

11 roman, 11 şiir kitabı ve bir öykü derlemesini arkasında bırakarak intihar eden Brautigan hala karşıkültür sanatının yazarları, okuyucuları, dinleyicileri, müzisyenlerine ilham vermekte.

Aşağıdaki videoda Brautigan’ın kendi sesinden kayıtların bir araya getirilerek oluşturulan albümü de dinleyebilirsiniz.

İnsan, okuyucu, dinleyici, arada bir yazar, arada bir müzisyen.

0 Comments

Leave a Comment

POPÜLER YAZILAR

Tüketim Anlayışımızı Yüzümüze Çarpan 20 İllüstrasyon
Filmlerinden Efsane Sahnelerle Edward Norton
Hayali Dünyalara Yeni Bir Geçit
Romantik Piyanist ve Ünlü Besteci Sergei Rachmaninoff
Dünya Tarihinden Çarpıcı Anların Fotoğrafları
Mısır’ın 4. Piramidi: Ümmü Gülsüm
Her Biri Ayrı Hikayeye Sahip 15 Fotoğraf
Mindhunter’ın Yayın Tarihi Açıklandı
Ünlü Eserleri Yumurta Kabuklarına İşleyen Sanatçı: Süreyya Noyan
Düzenin İronik Ölümsüz Senaryosu ve Brecht
Ruhumuzun Melankolik Blues Gitaristi: Yavuz Çetin
Moonlight: 3 Dönem Tek Yüz
Lana Geri Döndü: Bir Arzu Nesnesi Olarak Lust For Life
September Kimdir?

September Kimdir?

14 Ağustos 2017
Sewp: Seksi ve Ölümcül Dövmeler
19. Yüzyılda Akıllara Takılan Soru: 2000’lerde Neler Olacak?
Loving Vincent Filminden Taze Fragman
13 Ağustos 1997: South Park Yayına Başladı
Film, Dizi ve Oyun Dünyasının En Güçlü Silahlarını Yapan Demirciler
Asi ve Özgür: Şebnem Ferah
Son Zamanların En İyi Dizisi The Handmaid’s Tale İzlemek İçin 5 Sebep
Son Zamanların En Havalı Film Müzikleri
Sanatçı Tatsuya Tanaka’dan Minyatür Fotoğraf Projesi
Ciddi Miktarda Spoiler İçeren Game Of Thrones 7. Sezonun Sızan Senaryosu
Will.i.am ve Nicole Scherzinger Louvre Müzesi’ndeki Klibini İzleyin
Hannibal Geri Dönüyor!
21 Maddede Bilinmeyenleri İle Robin Williams
Fotoğraf Sanatına Damgasını Vurmuş 11 Fotoğrafçı
Hackerlar Fidye İçin Game Of Thrones Oyuncularının Kişisel Bilgilerini Yayımladılar!
Sıcaktan Bunalanlara “Serin Sinema”