Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
4

Dünyanın farklı coğrafyalarında farklı mitolojilere ve farklı tanrılara rastlamak mümkün. Yunan ya da İskandinav Mitolojisi bu farklı mitolojilerin en çok bilinenleri arasında yer alıyor. Ancak bunlar dışında dünyanın her farklı bölgesinde daha farklı inanışlar ve bu inanışlar çevresine oluşmuş bazı farklı kültürler de mevcut.

Yunan Mitolojisi’nin Zeus’u, İskandinav Mitolojisi’nin Odin’i olduğu gibi Afrika coğrafyasının da kendi inançları sonucu ortaya çıkmış bir tanrısı var. Yarı insan yarı örümcek olan Anansi ya da Ananse… İlk olarak Gana dolaylarında yaşayan Ashanti Kabilesi’nde görülen Anansi, kabile içinde anlatılan bazı hikayeler sonucu ortaya çıktı. Öyle ki hikayeler o kadar yayıldı ki zamanla sadece Gana değil tüm Batı Afrika, Anansi’nin hikayeleriyle doldu taştı.

Gana’da Anansesem adı verilen bu hikayelerin bazılarında Anansi’nin dünyanın yaratıcısı olduğu anlatılırdı. Hikayelerde Anansi, gökyüzü tanrısı Nyame ile insanlar arasındaki iletişimi sağlıyordu. Ayrıca Anansi, inanışa göre Nyame’nin insanlara yağmuru ve her gün geceyi vermesi için de ikna edici rol oynamıştı.  Anansi, genelde Kwaku ya da Kweku Ananse olarak anılırdı. Kweku, çarşamba anlamına gelmekteydi ve Anansi’nin ruhu ilk çarşamba günü ortaya çıkmıştı. Bazı hikayelerde ise Anansi, Nyame’nin oğluydu. Oğlunun numaralarından ve kurnazlığından bıkmış olan Nyame, ceza olarak onu bir örümceğe dönüştürmüştü.

Ancak Anansi hakkında anlatılan en genel hikaye, anlatılan tüm masallarda onun isminin geçmesinin sebebini belirliyordu. Hikayeye göre dünyada hiç hikaye olmadığı bir dönemde, gökyüzü tanrısı Nyame’nin pek çok hikayesi vardı. Anansi, Nyame’e gidip tüm hikayelerin tanrısı olmanın bedelini sordu. Nyame ise bu bedelin oldukça yüksek olduğunu belirtti. Anansi hikayelerin tanrısı olmak için piton yılanı Onini’yi, leopar Osebo’yu ve Mboro Eşekarıları’nı yakalayıp Nyame’ye geri getirmeliydi.

Bu üç yaratığı yakalamak pek kolay değildi. Yine de Anansi, Nyame’nin kendisine verdiği bu görevleri yerine getirmeye kararlıydı. İlk olarak Onini’nin yaşadığı yere giden Anansi, Onini’yi yakalamak için kurnaz bir plan kurdu. Anansi, Onini’ye boyunun bir palmiye dalından uzun olup olmadığını sordu. Uzun bir tartışma sonucunda Onini, boyunun ölçülmesi için palmiye dalına bağlanmayı kabul etti. Ancak bu Anansi’nin kurduğu bir plandı ve Anansi, bu plan sayesinde Onini’yi ele geçirmeyi başardı.

Sırada Osebo vardı. Bunun için Anansi yere bir çukur kazdı ve Osebo’nun bu çukura düşmesini sağladı. Daha sonra ise Osebo’ya, onu kurtarmak için ağlarını kullanarak yardım etmeyi teklif etti. Osebo, Anansi’nin bu teklifini kabul etti ve çukurdan çıktığında Anansi’nin ağları içinde sıkışmış durumdaydı.

Artık sadece eşekarılarını yakalamak kalmıştı. Anansi yine kurnazlığını konuşturdu. Elindeki bir su kabağını suyla dolduran Anansi, doldurduğu suyu başının üzerindeki yaprağa dökerek eşekarılarını yağmurun yağdığına inandırdı. Eşekarılarının ıslanmamaları için boş olan su kabağına girmelerini önerdi. Bunun üzerine eşekarıları, Anansi’nin sözünü dinlediler ve su kabağının içine girdiler. Anansi, eşekarıları su kabağına girer girmez su kabağının ağzını kapadı ve son görevini de tamamlamış oldu. Nyame’nin istediği 3 görevi de tamamlayan Anansi, Nyame tarafından ödül olarak tüm hikayelerin tanrısı ünvanını aldı.

Anansi çevresinde anlatılan hikayeler, sözlü olarak yayıldığı için farklı şekillere büründü. Önce Gana sonra da Batı Afrika’ya yayılan bu hikayeler, zamanla deniz aşırı yerlere de ulaştı. İlk önce Batı Hint Adaları’na oradan da Güney Amerika’ya kadar uzandı. Hikayelerin büyük coğrafyalara yayılması bazı değişikliklere de yol açtı. Güney Amerika’da anlatılan hikayelerde Anansi hikayeleri Nancy hikayelerine, Anansi ise yarı kadın yarı örümcek olan Nancy Teyze’ye dönüştü.

İlk hikayelerde Anansi, yarı insan yarı örümcek olarak tasvir edilirdi. Kurnaz, zeki ve bilge olarak bilinen Anansi, bu zekasını kullanmayı da iyi bilirdi. Kendinden güçlü yaratıklara karşı kaba kuvvetten çok zekasını kullanırdı ve onları alt etmeyi başarırdı. Kurnazlığından ötürü hikayelerde Anansi’den genellikle bencil ve biraz da şeytanı olarak söz edilirdi. Kendi amacı uğruna akla gelebilecek her türlü numaraya da kurnazlığa başvuran Anansi, karşısındakilere karşı onların alışkanlıklarını ve yaşayışlarını silah olarak kullanırdı.

16. yüzyılda Afrika’da insan ticaretinin ve köleliğin başlaması, Anansi hikayelerinin yayılmasını kolaylaştırdı. O dönemde yaşayan Avrupalılar Karayipler’de geniş tarlalara sahiplerdi ve buralarda köle olarak çalıştırmak için Afrikalıları satın alırlardı. Kölecilik önce bu bölgede daha sonra ise daha uzak diyarlarda yaygınlaşmaya başladı. Öyle ki bir süre sonra köleleştirilen insanlar deniz aşırı yerlere taşınmaya başladı. Kötü koşullar altında gemilerle taşınan Afrikalılar, beraberlerinde Anansi hikayelerini de götürdüler. Hikayeler anlatıldıkça yayıldı ve yayıldıkça daha çok insanı etkilemeye başladı. Hikayelerin en çok etkilediği kesim ise yine köleleştirilmiş insanlardı. Anansi’nin oldukça kurnaz oluşu ve kendinden güçlüleri alt edebilmesi köleleştirilmiş insanlar tarafından oldukça benimsendi. Öyle ki Anansi bu özelliği ile bir süre sonra özgürlüğün ve isyanın sembolü haline geldi. Anansi’yi yaşamlarının merkezine koyan Afrikalı köleler, onun hayatta kalma stratejilerini benimsediler. Aynı zamanda bu hikayelerle geçmişleriyle olan bağlarını da güçlendirdiler.

Anansi uzun yıllar boyu süren yaygınlaşma serüveni neticesinde popüler kültürde de kendine geniş yer buldu. Ben Hinson tarafından yazılan Eteka: Rise of the Imamba kitabında Anansi, farklı biçimlere bürünebilen gizemli bir karakter olarak tasvir edildi. Neil Gaiman’ın American Gods adlı romanında da Anansi, Mr. Nancy olarak yer aldı. Kitabın dizi uyarlamasında ise Orlando Jones, Anansi’ya hayat veren isim oldu. Gaiman, daha sonra Anansi Boys adını verdiği bir romanda, Anansi’nin oğullarının hikayesini kaleme aldı.

Anansi, kitaplarda olduğu kadar çizgi romanlarda da yer aldı. DC Comics’in Justice League of America serisinde Anansi’nin konuk olduğu bir hikayeye yer verildi. Hikayede Anansi, Justice League ekibiyle karşı karşıya gelmekteydi. DC gibi Marvel da Anansi’ya çizgi romanlarında yer verdi. The Amazing Spider-Man serisinde Kwaku Anansi, ilk Spider-Man olarak tasvir edildi. Mini seri Spider-Man Fairy Tales serisinde ise Spider-Man, Anansi rolünde daha fazla güce erişmek için bazı görevleri yerine getirmekle yükümlüydü.

Kitap ve çizgi romanlar haricinde Anansi, Skunk Anansie adındaki İngiliz rock grubunun ve 1978 yılında Anansi şarkısını yazan Raffi’nin de ilham kaynağı oldu. Aynı şekilde pek çok dizi ve filmlerde de yer alan Anansi,  bazı video oyunlarında da popüler kültüre olan etkisini gösterdi.

Kaynak: 1

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
4

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here