Sanatta Barok dönemi anlatan serimiz kaldığı yerden devam ediyor. Bu yazıda, etkili İtalyan Barok sanatçıları tanımaya devam edeceğiz ve bugün dahi üstüne konuşulan eserlerini yorumlayacağız. Serimizin ilk bölümünü okumayanlar buradaki linkten yazımıza ulaşabilirler.

Artemisia Gentileschi (1593-1653)

Babası da bir ressam olan Artemisia, tıpkı babası gibi Caravaggio’dan etkilenmişti. Kadınların oldukça kısıtlı bir yaşama sahip olduğu dönemde ressam olmaya çalışması birçok eleştirinin hedefinde kalmasına yol açmıştır. Kendine karşı oluşan tüm ön yargılara ve tecavüze uğramasına rağmen Floransa’daki  Accademia di Arte del Disegno’ya kabul edilen ilk kadın oldu.

İşlemeyi en çok sevdiği ve farklı versiyonlarını sıkça yaptığı konu ise Judih’in Holofernes’in başını kesmesidir. Yalnızca bu eserlerinde dahi Caravaggio etkisi çok net görülmektedir.

Günümüzde çağının etkili ressamlarından ve Caravaggio’nun en başarılı izleyicilerinden biri kabul edilir.

Andrea Pozzo, Aziz Ignatius’un Yükselişi, St. Ignazio Kilisesi, 1691-1694

Bu eserde Judith, yardımcısı ile beraber Asur komutanı Holofernes’in kafasını kesmektedir. Caravaggio’nun aynı miti işleyen tablosundan farkı kadınların kararlılıklarıdır. Caravaggio’nun Judith’inin aksine Artemisia’nın Judith’i tereddüt etmez, eyleminden emindir. Yardımcısı da aynı kararlıklıkla, direnmeye çalışan Holofernes ile mücadele etmektedir.

 

Artemisia Gentileschi, Judith and Holofernes, 1620-1621

Bu eserde de Artemisia aynı miti işlemiştir. Kadınlar yine kararlı, uykusundan uyanan Holofernes ise dehşet içinde ve çaresizdir.  Yüzünde soğukkanlı bir ifade olan Judith, sıçrayan kandan sakınmak için geri çekilmiştir.

 

 

 

 

Artemisia Gentileschi, Judith ve Hizmetçisi Holofernes’in Başıyla, 1645-1650

Bu kez sahne Holofernes’in başının kesilmesinden sonrasını göstermektedir. Hizmetçi kadın Holofernes’in başını bir çuvalın içine sokmaya çalışırken Judith kararlı bir ifade ile dışarıyı gözlemektedir. Caravaggio’nun ışık kullanımı ve chiaroscuro tekniğinin Artemisia’yı etkilediği çok açıktır. Figürlerin yüz ifadelerinin gerçekçiliği de yine Caravaggio’ya mal edilebilir.

 

 

Andrea Pozzo (1642-1709)

Yaşamı boyunca Cizvit Tarikatı için çalışan sanatçı, kullandığı teknikler ile hem kendi dönemini hem de kendinden sonraki dönemleri ciddi anlamda etkiledi. Perspektif kullanımı ve göz yanılsaması konusunda ustaydı. Bir sanat kuramcısı da olan Pozzo, oldukça teknik bir çalışma stili ile çok başarılı yanılsamalar yarattı. Ayrıca Barok resmin vazgeçilmezi olan hareket hissini de figürlerinin başarılı yerleşimi ile çok iyi bir şekilde izleyiciye verdi.

Andrea Pozzo, Aziz Ignatius’un Yükselişi, St. Ignazio Kilisesi, 1691-1694

Üyesi olduğu tarikatın kilisesi için bu freski yapan Pozzo, hem figür yerleşimi hem de perspektifi ustalıkla kullanmıştır. Figürler ağırlıksız süzülüyor gibi bir haldedirler. Ayrıca uçuşan giysileri, pozları ve yerleşimleri de hareket hissini çok iyi verir. Bazı figürlerin daha yakın bazılarınınsa daha uzakta görünmesi, tavandaki sonsuzluk hissini güçlendirir.

St. Ignazio Kilisesi’nin içi. Pozzo’nun tavan freskinin bulunduğu nef

Pozzo aynı kiliseye yaptığı kubbe ile de perspektif konusunda ne kadar ileri olduğunu kanıtlamıştır. Aziz Ignatius Kilisesi’nin içinden çekilmiş fotoğrafta koyu renklerle boyanmış kubbe görünmektedir. Etkileyici olan, inşaat sırasındaki ekonomik sıkıntılar sebebiyle bir kubbe yapılamamış olmasıdır. Pozzo bu etkiyi kendisi vermiştir.

Lorenzo Bernini (1598-1680)

Bernini, Barok heykelin en önemli isimlerinden biridir ve işleri bugün de popüler kültürün güçlü ögeleri arasındadır. Kariyerinin çoğunu Papalığın hizmetinde geçiren sanatçı, heykel yapmaya yine bir heykeltıraş olan babasının yanında başlamıştır.

Babasından aldığı temele, Antik Yunan sanat anlayışını katan sanatçı, ayrıca Yüksek Rönesans konusunda da bilgiliydi. Genelde dini konuları ve antik mitleri işledi.

Lorenzo Bernini, Apollon and Daphne, 1622-1625

En bilinen işlerinden biri olan Apollo ve Daphne adlı heykelinde Bernini, antik bir Yunan mitine hayat verir. Hikayeye göre kehanet tanrısı Apollo bir gün güzel su perisi Daphne’yi görüp beğenir. Daphne, ona sahip olmak isteyen tanrıya karşı gelir. Böylece aralarında bir kovalamaca başlar. Daphne tüm gücüyle Apollo’dan kaçmasına karşın tanrı kısa sürede ona yetişir ve çaresiz kalan su perisi, tanrılara yalvarmaya başlar. Duaları o kadar içtendir ki tanrılar onu bugün defne olarak bildiğimiz bitkiye dönüştürerek Apollo’dan kurtarırlar.

Bernini, mermere adeta hayat verdiği heykelinde tam bu dönüşme anını yansıtır. Gerçekçi figürler, anatomik olarak doğru oranlar ile detaylar, Bernini’nin Yüksek Rönesans’a olan ilgisini gösterir. Eserin Barok için bu denli oluşunun sebebi ise hareket duygusunu çok başarılı bir şekilde izleyiciye geçirmesidir. Bir kovalamacanın ortasındaki Daphne, korku dolu bir yüzle tanrılara yalvarmaktadır. Apollo ise ona yetişmiş ve elini beline koymuştur bile. Ancak Daphne’nin duaları kabul olmuş ve dönüşmeye başlamıştır. İzleyici de tam olarak bu anı görür ve tüm dramatikliğini hisseder. Korku içindeki masum Daphne, Apollo’dan kurtulmuş ancak bunun için kendi bedeninden vazgeçmek zorunda kalmıştır. Bernini ise bu dramatikliği Daphne’nin dallara dönüşmeye başlayan ellerini de kompozisyona ekleyerek tam anlamıyla betimlemeyi başarmıştır.

Lorenzo Bernini, Persephone’nin Kaçırılması, 1621-1622

Bernini, Persephone’nin Kaçırılması adlı eserinde de hareket ve çaresizliği yine en dramatik biçimde yansıtmayı başarır.

Yunan mitolojisinde yeraltı tanrısı olan Hades, bereket tanrısı Demeter’in kızı Persephone’ye aşık olur. Onu alıp kendi dünyasına götürmek ister ancak Persephone elbette buna karşı gelir. Hades de onu zorla yeraltı dünyasına götürür. Bernini yine oldukça geniş bir zaman aralığını kapsayan olayın en dramatik sahnesini seçmiş ve onu duyguları en iyi yansıtan hali ile izleyiciye aktarmıştır.

Mermere insan bedeni yumuşaklığını veren ve bugün dahi hayranlık uyandıran eserinde Bernini, Hades’i güçlü bir erkek olarak betimlenmiştir. Persephone ise narin ve tıpkı Daphne gibi korku içindedir. Hades’i itmekte ve direnmektedir. Ancak Hades onu yakalamış ve sıkıca kavramıştır. Hades’e üç başlı köpeği Kerberos da eşlik etmektedir.

Eser, hem kompozisyonun karmaşıklığı hem de gerçekçiliği nedeniyle oldukça çarpıcıdır. Sanatçı, Hades’ten kaçmaya çalışan Persephone’nin yakalanma anını alıp zamanda dondurmanın ötesine geçmiştir. Vücutları birbirine geçmiş figürlerin yarattığı devinim hala devam etmektedir. İzleyici bu eserlere baktığında yalnızca betimlenen anı değil, hemen öncesini ve sonrasını da kolayca zihninde görebilir.

Lorenzo Bernini, Azize Teresa’nın Vecdi, 1647

Bernini’nin dini içerikli işlerinin en bilinenlerinden biri Azize Teresa’nın Vecdi’dir. Altın rengi çubuklar ile tanrısal ışığı yansıtan sanatçı, Azize Teresa’nın yükselip havada süzülmesini de izleyiciye aktarmayı başarmıştır.

Kendinden geçmiş olan Azize’nin görüntüsü, Santa Maria della Vittoria Kilisesi içinde oldukça etkileyici bir görüntü sunmaktadır. Altındaki bulutlar ve uçuşan kıyafetleri ile Barok’un hareket hissini verirken göğe yükselme temasını da destekler.

Kompozisyonda Azize Teresa’yı şefkatli bir gülümseme ile izleyen bir melek de bulunur. Esere dair ortak kanı, sanatçının vecd halini hem vücut dilinde hem de yüz ifadesinde çok başarılı şekilde yansıttığıdır. Hatta bazı yorumlar Azize Teresa’nın yüz ifadesini kısmen erotik olarak tanımlamakta ve Bernini’nin bu durumu bilinçli bir şekilde ortaya çıkardığını savunmaktadırlar.

 

Kaynaklar;

Stephen Farthing, Sanatın Tüm Öyküsü, Çin, Hayalperest Yayınevi, 2012

NTV Başvuru Kitapları, Sanat, NTV Yayınları

https://www.britannica.com/biography/Gian-Lorenzo-Bernini

https://www.tarihlisanat.com/artemisa-gentileschi/

https://artsandculture.google.com/

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here