Kuş gibi uçacak mı diye görmek için arkadaşına solucan yediren meraklı bir çocuk;

On iki yaşında okulu bırakmak zorunda kalan ve tüm hayatı boyunca duyma güçlüğü çeken bir çocuk;

Ampulü icat ederek tüm dünyayı değiştiren adam.

Günümüzde elektriğin olmadığı bir dünyayı hayal etmek neredeyse imkansız değil mi? Bizler yine de hayal gücümüzün sınırlarını zorlayarak elektriksiz bir dünya tasvir etmeye çalışalım. Akıllı telefonlarımızın, şu anda, bu yazıyı okuduğumuz ekranın,  dinlediğimiz müziği oynatan bir cihazın olmadığını hatta müziklerimizi kaydedebilecek bir cihazın varlığından bihaber oluşumuzu, aniden aklımıza gelen bir fikirde bile tepemizde yanan bir ampulün olmadığını varsayalım. (Sayfalar boyunca bu tasviri sürdürebilmek size de mümkün görünecektir eminim). Bu sayfaların sonuna ise şunları eklemek gerekli olacaktır. Tüm bunları tek bir kişi icat etmedi. Evet, fakat tüm bunların icadını mümkün kılan buluşları bir kişi gerçekleştirdi.

Bu haftaki yazımızda endüstriyel çağın en büyük mucitlerinden; tüm dünyada neredeyse en çok patente sahip olan, bilim adamı ve aynı zamanda büyük bir iş adamı olarak da anılan, hepimizin belleğinde ampulün mucidi olmakla yer edinmiş Thomas Edison’un hayatını mercek altına alacağız.

Keyifli Okumalar 🙂

Thomas Alva Edison’un Çocukluğu

Tam adı Thomas Alva Edison olan mucit 11 Şubat 1847 yılında Ohio’da dünyaya gelir ve erken yaşlarda zorluklarla dolu mücadelesi başlar. Michiganda başladığı okulunu, öğretmenlerinin de iddiası üzerine, yaşadığı dikkat bozukluğu ve algı problemleri sebebiyle bırakmak zorunda kalır. Neyse ki Edison’un imdadına eski bir öğretmen olan annesi yetişir. Annesi sayesinde okuma yazma öğrendikten sonra neredeyse eline geçen her kitabı okuyan Edison, yine annesinin de tavsiyeleri üzerine fizik ve kimyaya yönelir. Küçük Edison, Michael Faraday’ın Experi Mental Research in Electricity isimli kitabını okur ve çok etkilenir ve Faraday’ın deneylerini tekrarlar. Kendi deneylerine dair notlar tutmaya başlar. Henüz 12 yaşında olmasına rağmen, yaşadığı rahatsızlıkların kendisinde  bıraktığı işitme problemleriyle birlikte, evinin bodrumunda kurduğu kimya laboratuvarında mors alfabesini öğrenir ve basit ve küçük bir telgraf yapar. İşte Edison’un zorluklarla dolu ama bir o kadar da başarıyla geçen bilim hayatı böyle başlar.

Edison’un günümüzde müze olarak da kullanılan evi

Okul hayatı kısa süren Edison, dönemin yük trenlerinde Weekly Herald adında, kendi basımı olan, haftalık dergisini satmaya başlar. Kimya’ya olan merakı hiç eksilmediğinden laboratuvarını bu yük trenine taşır. Fakat trende seyir esnasında yaptığı kimyasal bir karışımın sebep olduğu yangının ardından buradaki işinden kovulur. İşini kaybetmesinden kısa bir süre sonra istasyon müdürünün çocuğu James Mackenzie’yi trenin altında kalmaktan kurtaran Edison için belki de şansı geri döner. İstasyon müdürünün telgraf odasında tekrar işe başlar. Burada telgraf ile kaydettiği mesaj ile ilk buluşunu gerçekleştirir. (1868) Fakat  yaptığı deneylerin çalıştığı ofisteki makinalara zarar vermesiyle buradaki işinden de kovulur. 1863 ile 1868 yılları arasında birkaç telgrafhanede çalışan mucit, 1868’de bulduğu o elektrikli kayıt cihazının patentini satamaz ve deyim yerindeyse 5 parasız New York’a dönmek zorunda kalır.

Boston’dan New York’a aldığı 35 dolar borç parayla giden Edison burada aynı anda farklı sayılarda telgraf çekebilen yeni bir telgraf geliştirir ve ilk patentli icadını gerçekleştirir. Bu icadının patentini 40.000 dolara satmayı başarır, böylece ilk büyük parasını kazanmış olur. Telgraf üzerine çalışmalarını dönemin en büyük iletişim şirketlerinden birisi olan Western Unionda gerçekleştiren Edison, patent geliri ile Londrada kendisine ait bir telgraf şirketi kurar.

Çocukluğundan gençlik yıllarına kadar farklı farklı buluşlara imza atan Edison’un o dönemde en çok dikkat çeken buluşu ise Fonograf olur. Hatta o dönemde yaşadığı şehir olan Menlo Park’ın büyücüsü olarak anılır.

Thomas Edison Museum-FONOGRAF

Aynı yıl içerisinde bir başka ses getiren buluşu ile sesi kaydedip yineleyen Gramofonu icat eder.

Bu önemli iki buluşu ile günümüz müzik dinleme cihazlarının fikir temellerinin Edison tarafından atıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Günümüzde herkesin Edison ile bağdaştırdığı ampul ise ilk başlarda onun keşfi olarak görülmez. Çünkü bunun patenti W. Sawyer tarafından daha önce alındığı için Edison’un başvurusu onaylanmaz. Ancak Edison kısa süre içerisinde patlayan ve daha önce bulunan ampulü geliştirir bazı söylemlere göre 3000’in üzerinde denemenin ardından ve 1878 yılında ilk uzun ömürlü akkor flamanlı ampulü bulur. Bilimde ve gündelik yaşamdaki tüm alanlarda çığır açan bu icadı ile Edison adını dünyaya duyurmayı başarır. 1882 yılında New York sokakları Edison’un mucidi olduğu ampüller ile aydınlatılır.

Thomas Alva Edison

Takvim yılları 1883’e gösterdiğinde ”Edison Etkisi” üzerine çalışmalarıyla modern elektriğin temellerini atan, hayatı boyunca 1093 tane patent almayı başaran Edison, başkalarının icatlarını geliştirerek ya da kendi bulduğu icatlarla dünyanın en büyük mucitlerinden biri olmayı fazlasıyla hak etmiştir. Ve büyük bölümünü sayısız deneme yaparak geçirdiği 84 yıllık ömrü, 18 Ekim 1931’de New Jersey’deki evinde diyabet rahatsızlığı nedeniyle son bulmuştur.

Thomas Edison’un buluşları, 84 yıllık hayatı üzerine biraz düşündüğümüzde, dünya üzerinde geçirdiğimiz bir ömür boyunca, karşılaştığımız farklı zorluklara rağmen, durmaksızın çalışmanın ve başarıyı elde edene kadar denemenin, belki de çığır açacak buluşları beraberinde getirebileceğinin en önemli göstergelerinden. Bilim, teknoloji, sanat, edebiyat gibi disiplinlerde insanoğlunun  çalışmalarının hızlı bir şekilde ilerlemesini mümkün kılan Thomas Edison’u: ”Aydınlanmanın Mucidi” olarak nitelendirmemiz belki de kifayetsiz kalacak. Günümüzde; 18 Ekim, ölüm yıl dönümünde New York cadde ışıklarının bir süre söndürülmesi belki de bu durumu özetlemek için fazlaca anlamlı olacaktır.

Aydın kalabilmek umuduyla; teşekkürler Thomas Edison.

 

1,2

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here