Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
51

Her zaman için hayatın trajik mat gerçekliğinin var olan her şey olduğuna inandım, ama sen daha fazlası olduğunun kanıtısın. Daha fazla gizem ve daha fazla sihir.

Günlük hayatın karmaşasından veya tekdüzeliğinden sıkıldığımızda hepimiz bir miktar büyülü dokunuşa ihtiyaç duyarız. Woody Allen‘ın yazıp yönettiği Magic in the Moonlight (2014), yalnızca iki saatliğine de olsa Fransa’nın güney kesimlerinde hoş bir seyahat ve güzel vakit geçirme fırsatı sunuyor bize. Arka planda hoş bir müzik, rengarenk elbiseler, tatlı sözler ve biraz da dans…

mitm-wannart

Stanley, Wei Ling Soo sahne adıyla ünlenmiş yetenekli bir sihirbazdır. Turnesinin bitişine yakın, eski dostu Howard Burkan bir ricada bulunmak için onu ziyarete gelir. Fransa’nın güney taraflarında yaşayan varlıklı Catledge ailesinin yanında medyum olduğunu söyleyen Sophie isimli bir kız bulunduğunu ve ailenin de ondan fazlasıyla hoşlandığını belirtir. Hatta Catledge ailesinin oğlu Brice Catledge, Sophie’ye aşıktır ve evlenmek istiyordur. Howard,  arkadaşından kızın sahtekarlığını ortaya çıkarıp ailenin bu beladan kurtulmasına yardım etmesini ister.

Stanley, Howard ile ailenin yanına gizemli bir misafir olarak gider ve sihirbaz kimliğini gizleyerek kızı gözlemlemeye başlar. Ancak arkadaşının da ona bahsettiği gibi kız çok iyidir ve herhangi bir açık vermiyordur. Aksine Stanley onu izledikçe daha da büyüleniyordur.

Bir öğleden sonra Stanley, Sophie’yi halasıyla tanışmaya götürür. Asıl amacı onunla bolca vakit geçirip açığını yakalamak olsa da, yolculuk amacından sapar. Sophie’nin, Vanessa halası hakkındaki tamamıyla gerçeğe dayalı varsayımları üzerine Stanley kararlılığını ve sağduyusunu yitirir. Sophie’nin medyum olduğuna inanmaktan başka çaresi kalmamıştır.

Hayatı boyunca uhrevi dünyanın varlığına inanmamış ve bu tarz düşüncelere gülerek ve hatta aşağılayan bir tavırla yaklaşan Stanley bu medyum kız, Sophia Baker sayesinde kendini hapsettiği düşüncelerinden arınarak dünyaya daha optimist bakar hale gelmiştir. Dünyanın görünenden fazlası olduğuna inandıkça yaşadığı hayattan keyif almaya başlar. Bu süreçte Sophie ile gittikçe daha fazla vakit geçirir hale gelir ve birlikte geçirdikleri zaman arttıkça Sophie’ye olan hayranlığı büyür.

Bir süre sonra ise bu ilişkiye duyguların dahil olması kaçınılmazdır. Farklı kişiliklerine rağmen ikisi de birbirlerine karşı yoğun duygular beslemeye başlar ancak Stanley yaşadığı tatlı illüzyonun varlığından kurtulmuştur. Gerçek benliğine dönüşü ile duygularını inkar etmeye başlar. Sophie ise Brice’ın teklifini kabul etmiştir ve böylece yolları ayrılır. Tekrar bir araya gelmek ise kendi çabalarına kalmıştır.

Başrolde izlediğimiz Oscar ödüllü oyuncu Colin Firth her zamanki gibi harika bir performans sergilerken, yine Oscar ödüllü Emma Stone da yüksek enerjisiyle beğenimizi fazlasıyla kazanıyor. Boş zamanlarınızı keyifle değerlendirmek isterseniz sizi aşağıdaki fragmana davet ediyoruz.

 

Kaynak: 1

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
51

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here