Modası, sanatı ve daha birçok farklı yönüyle ünlü Milano‘yu bir şekilde duymuşuzdur. Belki Milano Moda Haftası sayesinde, belki burada okuyan bir arkadaşınız sayesinde belki de instagramda Duomo önünde çekilmiş bir fotoğraftan görmüşüzdür. Şimdi de Milano’nun neden bu kadar ünlü olduğunu ve bu şehirden neler bekleyebileceğinizi öğreneceksiniz.

Milano denilince akla en ilk gelen şey Duomo olabilir. Öncelikle Duomo’nun mimarisinden, tarihinden ve yapı ile ilgili ilginç durumlardan bahsetmek gerekiyor.

DUOMO

Milano Başpiskoposluğu’nun Katedrali olan Duomo, Bakire Meryem Ana’nın doğuşunu kutlamak adına yapılmıştır. Yüzey alanına göre Avrupa’nın en büyük dördüncü kilisesidir, İtalya’nın ise birinci.

Milano Dükü Gian Galeazzo Visconti‘nin inşaata el atmasıyla tuğla ile yapılması beklenen Duomo’nun malzemesi Torino’dan getirilen Candoglia mermerine dönüyor ve mimari formunun da geç gotik dönem olmasına karar veriliyor. Gian Galeazzo’nun asıl arzusu şehre, Avrupa trendlerine uygun, ülkesinin hırsını sembolize eden büyük bir yapı yapmaktır, böylece İtalyan ulusal monarşisini kıtanın büyük güçleri arasına sokabileceğini düşünmektedir.

MADONNINA

Duomo’da 2300 tanesi yapının dışarısında olmakla beraber toplam 3400 tane heykel bulunmaktadır. Bu heykellerin en meşhuru Madonnina heykelidir. Meryem Ana’nın göğe çıkışını temsil eden heykel, Duomo’ya yerleştirildiği andan itibaren şehrin simgesi haline gelmiş ve şehrin her yerinden görülmesi planlanmıştır.

Yerden Madonnina’ya kadar olan uzunluk 108,50 metredir ve bu uzunluk bir geleneğe sahne olmuştur; Milano’daki hiçbir yapı Madonnina’dan daha yüksek olamaz. Bu gelenek 1930’lu yıllarda kanuna dönüştürülmüştür. Geleneği sürdürmek adına ne zaman Madonnina’dan daha yüksek bir bina yapılacak olsa bu binaya Madonnina’nın ufak bir replikası koyulmuştur ve Madonnina şehrin en yüksek noktası olmaya devam etmiştir. En son 2015 yılında Isozaki Gökdeleni’nin yapılması ile beraber Madonnina’nın uzunluğu 209,2 metreye çıkmıştır, bu da heykelin dördüncü kopyasıdır.

Dış yapıdan görülebilen heykellerden birkaç tanesi
Isozaki Kulesine yerleştirilen en sonki Madonnina heykeli
Isozaki Gökdelenine Madonnina’nın koyuluşu

İkinci Dünya Savaşı sırasında Madonnina, heykelden yansıyan ışıkların, savaş uçaklarının bombalayacakları yerleri daha kolay tespit etmesi gerekçesiyle örtüldü. Vitray camlar ise çıkarılıp yerine tuval rulolar yerleştirildi. Her ne kadar direkt bir bombanın saldırısı altında kalmasa da katedralin yakınında patlayan bombalar, ana bronz kapıya halen daha görülebilecek hasarlar vermiştir. Savaştan sonra ise katedral büyük ölçüde restore edilmiştir.

Ana kapının zarar görmüş bir kısmı

Madonnina, helikopterle çok kez çalınmaya çalışılsa da hala Duomo’nun en yüksek noktasında ihtişamını korumaktadır.

SCALA TİYATROSU

Milano’nun ana opera salonu olan Teatro alla Scala, aynı zamanda dünyanın en prestijli tiyatrolarından biridir. Şehirde bulunan diğer opera binasının yanması sonucunda, Milano’ya uygun yeni bir tiyatro yapılmasına karar verilir. Santa Maria alla Scala Kilisesi’nin yıkılıp üzerine yapılmasından dolayı Scala Tiyatrosu ismini alır. Salieri’nin L’Europa riconosciuta (Tanınmış Avrupa) operası ile 3 Ağustos 1778’de Scala Tiyatrosu açılışını yapar.

Scala Tiyatrosu yıllar içinde sadece gösteriler için kullanılmamıştır. Varlıklı aileler tiyatroyu baloları için, misafirlerini ağırlamak için hatta kumar oynamak için bile kullanmışlardır. 1778’den beri şehirde kumar oynanması yasak olsa da bunun tek istisnası şov sırasında Scala’da oynamaktı.

Scala Tiyatrosu aynı zamanda içinde Scala Tiyatro Akademisi’ni bulundurur. Akademi; müzik, dans, sahne sanatları ve sahne yönetimi konusunda profesyonel eğitim vermektedir.

Gelenek haline geldiği için Scala Tiyatrosu yeni sezonunu her sene 7 Aralıkta başlatır.

Scala Tiyatrosu’nda şu güne kadar birçok sanatçı sahne almıştır; Luciano Pavarotti, Niccolò PaganiniGiuseppe Verdi, Vincenzo Bellini ve daha niceleri. La Diva Turca olarak bilinen büyük soprano Leyla Gencer‘i de bu vesile ile anmış olalım ve kendisinin bir zamanlar Scala Tiyatrosu’nun Prima Donna‘sı, yani operadaki baş kadın sanatçı olduğunu bir kez daha hatırlayalım.

Scala Tiyatrosu bugün hala İtalya’nın en büyük sahnesidir.

Tiyatronun hemen karşısında bulunan Scala Meydanı’nda ise büyük deha Leonardo Da Vinci‘nin heykeli bulunmaktadır.

DÜNYA’NIN İLK ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNDEN: GALLERIA

Duomo ve Scala Meydanı’nı birbirine bağlamak için yapılan Vittorio Emanuele II Galleria‘sı 1867 yılında tamamlanmış, Neo-Rönesans stili ve dökme demir mimarisi ile yapılmıştır. Dünyadaki ilk alışveriş merkezinin örneklerinden olan Galleria, içinde bulunan lüks mağazalardan, butik ve kafelerden dolayı Milano burjuvazisi için buluşma noktası olmuştur, bu yüzden de Milano’nun Salonu lakabını almıştır.

Galleria’nın iç görünümü

Artık her ne kadar markalar oldukça değişse de Galleria’nın şıklığını ve zarafetini korumak amacıyla bugün hala dükkan isimleri siyah arka planın üzerine altın rengiyle yazılmaktadır.

1943 yılının ağustos ayında bombalanması sonucu cam çatı ve çatının metal kısmı yok olsa da uzun restorasyonlar sonucu bugünkü ihtişamlı haline geri dönmüştür.

Galleria’nın içinde tarihi birçok dükkan dışında aynı zamanda Leonardo Da Vinci’nin 200 tane icadını görebileceğiniz ufak bir müze de bulunuyor. Müze, Scala Meydanı’na çıkan kısımda bulunduğu için Leonardo Müzesi’nden hemen sonra Leonardo heykeli ile karşılaşıyorsunuz.

Vittorio Emanuele II Galleria’sının bir başka ilgi çekici özelliği ise zemininde yer alan boğa mozaiğidir. Eğer bu boğanın cinsel organına sağ ayak topuğunuzu basıp üç kere kendi etrafınızda dönerseniz bunun size şans getireceğine inanılır. Gün içinde birçok turistin bunu denemesinden dolayı da aynı bölge sürekli restore edilmektedir.

Vittoria Emanuele II, İtalya Krallığı’nın ilk kralıdır, Galleria da adını bu kraldan almıştır. Duomo’nun hemen karşısında ve Galleria’nın da dışında Vittoria Emanuele II’nin heykeli bulunmaktadır.

Galleria’nın dışarıdan görünümü
Vittorio Emanuele II anıtı

SON AKŞAM YEMEĞİ

Leonardo Da Vinci’nin ölümsüz eseri Son Akşam Yemeği Milano’da bulunmaktadır. 15. yüzyılda Milano Dükü Ludovico Sforzo’nun Da Vinci’ye rica etmesi üzerine Santa Maria delle Grazie Kilisesi‘nin duvarına bu eseri yapmıştır. Fresk tekniği ile yapılmasından dolayı oldukça yıpranan eser birçok kez restore edilmiştir. Eğer ziyaret etmek isterseniz biletleri önceden almanızda fayda var yoksa kaçırabilirsiniz.

MODA

Milano’yu bu kadar ünlü yapan etkenlerden birisi de moda konusundaki ünüdür. Bu özelliğin şehre yansıyan kısımlarını Brera bölgesinde görebilirsiniz. Meşhur markaların toplandığı bölge olan Brera’da aynı zamanda dükkanların ve kafelerin şıklığı da dikkatinizi çekecektir.

MİLANO MODA HAFTASI

Moda haftaları dünyada sırasıyla şu şehirlerde gerçekleşmektedir; New York, Londra, Milano ve Paris.

Milano Moda Haftası her sene iki kere gerçekleşmektedir. Öncesinde kadın giyim koleksiyonları bir ay sonrasında ise erkek giyim koleksiyonları gösterilmektedir.

Her yıl eylül ayında ilkbahar için kadın giyim, yaz başında ise sonbahar ve kış koleksiyonları gösterilir. Bunu takip eden sonraki ayda ise erkek giyim gösterimi olur.

Normalde her marka kendi moda evinin olduğu yerde gösterimini yapar, yani haute couture’un* dikildiği yerde. Ancak bu durum markadan markaya göre değişmektedir ve artık birçok marka daha eksantrik yerleri seçmektedir gösterilerini yapmak için. Bir sonraki moda haftası 17 Eylül 2019’da başlayacak ve 23 Eylül’de bitecektir.

*fransızcadan gelen bir moda terimi, özel dikim giysi anlamına gelir.

Milano Moda Haftası kapsamında Galleria’nın içerisinde sergilenmiş bir koleksiyon

Versace’nin kurucusu ünlü modacı Gianni Versace‘nin cenaze töreni de Milano Duomo’da gerçekleşmiştir.

SFORZESCO KALESİ

Her ne kadar Milano denilince akla ilk gelen yer Duomo olsa da, Sforzesco Kalesi de aynı şekilde Milano’nun simgelerinden biridir ve içinde büyük bir tarih ve sanat barındırır. Kalenin içinde Antik Sanat Müzesi, Müzik Aletleri Müzesi, Tarih Öncesi Yaşam Müzesi, Mısır Müzesi ve resim galerisi de bulunmaktadır.

Michelangelo‘nun ölmeden önce yapımına başladığı ve bitiremediği Pietà Rondanini mermer heykeli de burada bulunmaktadır. Leonardo Da Vinci’nin 1478 ila 1493 yılları arasında yazdıklarının ve çizdiklerinin koleksiyon hali Codice Trivulziano 2162 adını almıştır ve burada bulunmaktadır.

Pietà Rondanini
Da Vinci’nin yaylı tüfek çizimi

Francesco Sforzo, Milano Dükü olduktan kısa bir süre sonra Sforzesco Kalesi’ni XIV. yüzyıldan kalma olan Porta Giovia Kalesi’nin kalıntıları üzerine yaptırmıştır. Yüzyıllar içinde geçirdiği değişim ve yenilenmelerden sonra Kale, Avrupa’nın ana askeri kalelerinden biri haline gelmiştir.

Yüzyıllar içinde kale birçok farklı şekilde kullanılmıştır; savunma kalesi, askeri kışla, özel konut, kültürel kurum ve müze gibi. Bugün ise hem kaleyi görebilir hem de içindeki müzeleri ziyaret edebilirsiniz.

Sempione Parkı’ndan kalenin görünüşü

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here