Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
185

Prag’ın kökeninin 7. yüzyıla kadar uzandığı ve Libuše adındaki bilge bir Slav prensesinin bu şehrin kurulacağını daha önceden bir keşifte gördüğü söylenir. Vltava’ya bakan bir uçurumun üzerinde durmuş, nehrin karşısındaki ormanlık bir tepeye işaret etmiş ve şöyle demiş:

“Görkemi yıldızlara dokunacak harika bir şehir görüyorum. Ve büyük asillerin bile bir eşikten önce aşağı eğilmeleri gerektiği için, ona Praha adını vermelisiniz.”

Bu sözler edildikten iki yüzyıl sonra, Prag şehri Premyslid Hanedanı‘nın yeri olduğuna inanılıyor. Anlayacağınız masallar diyarını anımsatan bu şehir bizi şaşırtmaya devam ediyor, biz de bu serinin devamında sizleri büyüleyiciliğiyle şaşırtacak yeni keşifler hazırlayalım dedik.

1. Franz Kafka Museum / Franz Kafka Müzesi

Prag, yazarın hayatını belirten gizemler ve tuhaf hikayelerle dolu bir şehir olarak temsil edilir. Burada Kafka’nın eserleri, yazıları, günlükleri, makaleleri, fotoğrafları, çizimleri ve edebi araştırmacıların çalışmalarının çoğunun ilk baskılarına bir göz atın. Kafka’nın hayatındaki bireysel olayları ve çalışmalarını etkileyen çevre hakkında bilgi edinin. Müze, ziyaretçilere büyük yazarın dünyasına bir bakış açısı kazandırmak için resim, ışık ve müzik sunuyor. Kafka’nın romanlarının Prag’da yapıldığını düşünüyorsanız, müzede birçok ipucu bulacaksınız. Adı olmasa da, şehir tüm eserlerinde gizli olabilir.

2. John Lennon Wall / John Lennon Duvarı

Çek Cumhuriyeti’nin Prag‘daki en ünlü duvarı ve en önemli turistik yerlerinden biridir. Aralık 1980’de öldürülmesinin ardından John Lennon, birçok genç Çek için pasifist bir kahraman olmuştu. Tekrarlanan beyaz badana katlarına rağmen polis duvardan Beatles grubunun şarkı sözlerini, onun için yapılan grafitileri asla tam olarak temizlemeyi başaramadı ve burası Prag gençliği için politik bir odak haline geldi. Yıllardır anıtlaştırılmaya devam eden bu duvar barış ve sevgiyi temsil ediyor.

3. Petřín Lookout Tower / Petrin Gözlem Kulesi

1891 yılında General Land Centennial Fuarı için inşa edilen Petrin Gözlem Kulesi, Petřín Tepesi’nin romantik sembolüdür. Kule, deniz seviyesinden 378 metre yüksek ve Prag‘ın en ünlü ve baskın özelliklerinden birini temsil ediyor. Petřín Gözlem Kulesi’nin toplam yüksekliği 63,5 metredir. 229 basamaklı tırmanıştan sonra zirveye ulaşıyorsunuz, biraz fazla görünüyor ama buna değer. Çünkü kule, Prag panoramasının muhteşem manzaralarına sahip ve ülkenin kuzeyindeki Sněžka dağ zirvesini bile görebiliyor.

4. Strahov Library / Strahov Kütüphanesi

Prag‘daki tarihi Clementinum bina kompleksinin bir parçası olan Strahov Manastırı‘nda yer alıyor. Abbot Jeroným Hirnhaim ve mimar Giovanni Domennico Orsi tarafından tasarlanmıştır. Duvarlarda ise tonlarca kitap bulunuyor. Odanın merkezinde bilim kurgu için dönen bir rafa benzer 1678 derleme çarkı gibi araştırma ögeleri var. Çalışırken kopyalamak veya onlara bakmak istediğinizde kitapları koyabiliyorsunuz. Ayrıca gezegenleri incelemek için 17. yüzyıl keşişlerinin en iyi yolu olan bir grup küre de var. Oda derinden semboliktir. İncil’in yazarlarından ilahiyatçıların, kitap satıcılarının ve matbaacıların koruyucularından biri olan Aziz John Evangelist’in bir heykeli vardır. Tavandaki muhteşem freskler, bilgelik edinme ve inancı inşa etmek için bilgi ve eğitimi kullanma ile ilgili kutsal kitaptan alıntılara dayanır. Theological Hall‘da 18.000’den fazla cilt depolanıyor ve kuzey duvarı tamamen farklı dillerde İncil’den veya İncil bölümlerinden oluşuyor. Kütüphane bugün 42.000’den fazla kitaba ev sahipliği yapıyor hatta belki de çok daha fazlasına…

Aziz John Evangelist, Strahov Library

5. National Museum / Ulusal Müze

Bu etkileyici yapı 1885’ten 1891’e kadar ünlü Çek Neo Rönesans mimar Josef Schulz tarafından inşa edilmiştir. Ve bugün Çek tarihinin en önemli basamak taşı olan Wenceslas Square‘in tepesinde gururla oturuyor. İçerisinde jeoloji, biyoloji, antropoloji, bölge tarihi, dekorasyon, tarihi, kütüphane, sanat ve müzik ile ilgili eserler sergilenmektedir. İkinci Dünya Savaşı sırasında bombalanan bu müzeye, 1947’de büyük bir kapı yeniden açıldıktan sonra, Varşova Paktı sırasında Sovyet makineli tüfeklerle ateş edildi. Müze, tehlike payını görsede koleksiyon el değmemiş ve korunmuştur. Zayıf bir yenileme çabası ve mermi deliklerini çıkarmak için kullanılan hafif kum taşı nedeniyle bugün birçok delik hala görünmektedir. 1972 ve 1978 yıllarında ise Prag metrosunun inşası nedeniyle daha fazla hasar meydana geldi. 1978 yılında tamamlanan Komünist kara yolu, sürekli titreşimler, zararlı tozlar ve yüksek gürültü seviyeleri ile müzeye zarar vermeye devam etti.

Kaynak: 1,2,3,4,5,6

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
185

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here