İnsan kendi kendinin Freud’udur.

21 yaşından beri kısa filmler çeken 26 yaşındaki genç ve başarılı senarist, sesini geniş çapta ilk kez Leyla ile Mecnun dizisiyle duyurdu. İlginç olan şudur ki bir dönem fırtınalar estiren Leyla ile Mecnun‘un ortaya çıkışı işsizlik ve parasızlığa dayanıyor. Daha önce TRT ile birkaç iş yapmış olan Aksak, kendisi gibi üşengeç bir karakter olan Mecnun Çınar’ı yarattı ve fantastik bir kafası olan Onur Ünlü ile bir araya gelince işin başlaması kaçınılmaz oldu.

Leyla ile Mecnun IMDb’de 9.3/10 puana sahip ve sitenin en iyi televizyon dizileri listesinde ilk 10 içerisinde yer alan ilk Türk dizisi.

2006 yılında burs kazanarak Plato Film Okulu’na giren yönetmen, aslında televizyon hayatına ilk kez kuzeni Selçuk Aydemir’le beraber senaristliğini yapıp yönettiği TRT’de yayınlanan Ramazan Güzeldir dizisiyle başladı. Ardından bu konuda ümitsiz olmasına rağmen büyük ses getiren Leyla ile Mecnun geldi. Bitişinin ardından oyuncuların Leyla ile Mecnun’dan sonraki hayatını anlatan Ben de Özledim dizisi başladı.

”Lisede çok serseri bir çocuktum. Tek defterle dönemi bitirirdim. Liseden sonra Ferhan Şensoy’un Kalemimin Sapını Gülle Donattım adlı kitabını okudum. Kendimi bu şekilde anlatabilmem gerekiyor, diye düşünerek yazmaya başladım. Ve hâlâ yazmayı öğreniyorum, yoksa hayatımda eskisine göre çok büyük bir farklılık yok.”

Günlük yaşantısında çok tembel olan, kalabalığı sevmeyen ve çoğu zaman nasıl iletişim kuracağını bilmeyen genç senarist ve yönetmen, 8-5 bir işte çalışamayacağı için bu işi seçenlerden. Yazmak için dışarıyla iletişimini koparan Aksak, kabul ettiği üzere bir melankolik.

9 Ocak 2015 yılında senaryosunu yazıp yönettiği “Bana Masal Anlatma” filmi ile 1.5 milyondan fazla seyirciye ulaşan ve büyük beğeni kazanan Burak Aksak, ardından 18 Eylül 2015’te vizyona giren ”Kara Bela” adlı 2. filminin de senaristliği ve yönetmenliği yaptı.

Ünlü senarist ve yönetmen 2017 yılında Küsurat yayınevini kurdu. Yayınevi şuan bünyesinde 4 kitap barındırıyor.

Son olarak şuanlık bir kitap projesi bulunmamakla birlikte 2013 yılından beri aylık yayınlanan OT Dergi’de düzenli olarak kendi tabiriyle ”çok da komik olmayan” öyküler yazıyor. Hakkında çok ilgi çeken bir diğer şey ise sosyal medya sitesi Twitter’da yazdıkları.

Dediğine göre amaç sadece baca temizliği…