Önceki yazılarımızda, Platon’un Symposion diyaloğunda Phaidros’un ve Pausanias’ın konuşmalarına yer vermiştik. Eros ya da Aşkın anlamı üzerine konuşmayı Phaidros başlatmıştı.

Phaidros’a göre, Eros insanların “erdemi ve mutluluğu elde etmelerinde en etkili” tanrıydı. Phaidros’un ardından Pausanias aşk türlerini kalıcılık ve geçicilik, ölümsüzlük ve ölümlülük bakımından ayırmış ve böylece herkesin bildiği bir şeyi hatırlatmıştı: Aphrodite’nin varlığı Eros’un var olmasına bağlıdır. “Eros olmadan Aphrodite olmaz.”

Bu yazımızda Platon’un Symposion diyaloğunda sözün sahibi Eryksimakhos. Bakalım Eryksimakhos Eros hakkında neler söylemiş.

Keyifli Okumalar.

Eryksimakhos’un Konuşması

Eryksimakhos daha önceki konuşmaları insan merkezcil ya da antropomorfik bulur ve bu tür yaklaşımlara karşı çıkar. Eryksimakhos’un aşkla ilgili düşünceleri onun şu sözünde toparlanabilir: Yalnızca “uzlaşmayan ve uyuşması da mümkün
olmayan şey uyum sağlayabilir”. Ona göre Eros sadece insanlar için değil “diğer birçok şey” için de söz konusudur. “Eros yalnızca insanların yüreğinde bulunmaz ve o yalnızca insana özgü bir güzellik tarafından uyandırılmaz.” Dahası, Eryksimakhos aşkın bedenin durumuna göre değişiklik gösterdiğini söyler: “sağlıklı bedende yer eden aşk başkadır, hastalıklı bedende yer eden başka.” Eryksimakhos daha önce Pausanias’ın düşündüğü aşığın nasıl ve hangi durumda memnun edilmesi gerektiği sorusundan hareketle hekimliğin ne olduğunu da sorgular ve yeni bir tanımını yapar. Buna göre hekimlik her bedenin iyi ve sağlıklı yanlarını memnun etmek, özetle “dolma ve boşalmayla ilgisi bakımından bedenin aşkla ilgili bilimidir” ve en marifetli hekim “aşkın güzelini çirkininden ayırt edebilendir”.

Symposion-Det Kongelige Teater

Eryksimakhos’un tartışma konusuna büyük katkısı şu düşüncesidir: Aşk zıtlıkların yok edilmesi değil uyum içine sokulmasıdır. Bu nedenle Eryksimakhos Eros ile usta bir hekimin yaptığı şeyleri birbirine benzetir: Asklepios’a hekimlik tanrılığı niteliği yakıştırılmasının nedeni onun her türlü zıtlığa “aşk ve uyuşma aşılamayı becerdiği içindir”. Eryksimakhos hekimlikle ilgili bu belirlemesini, sonradan Diotima’nın daha anlaşılır kıldığı ‘meydana getirme’yle ilgili tüm sanatları içerecek şekilde genişletir. Ona göre hekimliğin olduğu gibi, beden eğitimi, çiftçilik, müzik, astronomi, aşçılık hatta din bile aşkla ilgili çalışma alanlarıdır. Astronomi “yıldızların hareketleri ve yılların mevsimleriyle ilgisi bakımından aşkla ilgili bir bilimdir.” Dinin üzerine kurulduğu ilahi ve kutsal sayılan şeyler de aşk ile ilgilidir: “bütün adaklar ve […] kehanetler de […] tanrılarla insanların karşılıklı söyleşisidir”. Tüm bunlar “Aşk’ın korunması ve iyileştirilmesi”yle ilgilidir. Böylece Eryksimakhos’a göre “uyumun uzlaşmama olduğunu ya da hiç uzlaşmayan şeylerden doğduğunu ileri sürmek çok saçmadır.”  Eğer böyle olsaydı, örneğin müzik olanaksız olurdu. Ancak, “müzik de, uyum ve ritimle ilgisi bakımından aşkla ilgili bir bilimdir.” İnsanlar arasındaki aşk ilişkisinde de, müzikte uyum içine sokulan zıt sesler gibi, “henüz düzgün olmayan insanlar […] düzgün insanları memnun etmeli ve koruyup gözetmeli onların aşkını.”

Eryksimakhos daha önce Pausanias’ın yaptığı gibi aşkı ikiye ayırır ve iki çeşit Eros öne sürer: Soylu Eros ve Bayağı Eros. Her şey bu iki Eros’un etkisi altındadır. Bunların hakimiyetindeki kimseler ölçülülük ilkesine bağlı kalmalıdırlar. Bir kimse aşkını “kimlere veriyorsa sakınarak vermeli ki, hiçbir ölçüsüzlüğe yol açmadan hazzının tadına varabilsin”. Eryksimakhos iki zıt Eros’un her şeyde bulunmasının kaçınılmaz olduğunu ancak bunların ölçülü bir uyum ve birliğe kavuşturulmalarını önerir. Böylece Eryksimakhos Soylu Eros’u övme ve bunun karşıtı olan Bayağı Eros’u tasfiye etme tutumuna karşı çıkar. “Bütün işlerde her iki aşkı da olabildiğince koruyup gözetmeli insan, çünkü her ikisi de bunlarda mevcuttur.” Bu uyum sağlandığında zıtlıklar “sağlık ve gönenç getirmeye başlarlar ve hiçbir zararları da dokunmaz.”

Eryksimakhos’a göre ‘aşk’ bir ‘ölçü’ sorunudur. Ölçüsüz bir aşk egemen olduğunda ilgili olduğu şeyi ve kimseyi “büyük yıkımlara uğratır, büyük zararlar verir.” Eryksimakhos aşkın söz konusu olduğu hiçbir durumu küçümsemememiz gerektiği konusunda uyarıyor bizi, çünkü “büyük güçlere sahiptir Aşk, kısacası her şeye gücü yeter.” ve “bütün mutlulukları bize veren odur. Böylece birbirimizle konuşup anlaşabilir ve dost olabiliriz, hatta bizden çok daha üstün tanrılarla bile.” Çevremizde dönen aşk ilişkilerine baktığımızda Eryksimakhos haksız sayılmaz: “Benzemeyen şey de kendisine benzemeyenleri arzular ve onlara aşık olur.”

(Konu ile ilgili önceki yazılara 2 ve 3 numaralı bağlantıdan ulaşabilirsiniz.)

1,2,3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here