Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
91

Elrond’un kızı Arwen’di bu, onda Luthien’in çehresinin yeniden dünyaya geldiği söylenirdi, ona Undómiel derlerdi, çünkü halkının akşam yıldızı idi. 

Yarı-Elf Elrond ve Kraliçe Celebrian’ın kızı Arwen, 3. Çağın 241 yılında Ayrıkvadi’de dünyaya geldi. Ayrıkvadi ile Lothlorien arasında geçti ömrü. Babası Lord Elrond’un soyu hem elflere hem de insanlara dayandığı için Arwen ve ağabeyleri ölümlü veya ölümsüz bir hayat seçme hakkına sahiptiler. Halkı tarafından Undómiel ve Akşam Yıldızı isimleri ile de bilinen Arwen, aynı güzel yüzü gibi kaderinin büyük bir kısmını da ölümlü Beren’in sevgilisi Luthien’den almıştı.

Annesi Celebrian orklar tarafından kaçırıldı ve işkence gördü. İkiz ağabeyleri Elrohir ve Elladan annelerini kurtarmışlar ve Lord Elrond onu fiziksel olarak iyileştirmişti ancak Celebrian psikolojik olarak bunu atlatamadı. Valinor’a yelken açarak Ayrıkvadi’yi terk etti. Annesinin gidişiyle Arwen de vaktinin çoğunu Lothlorien’a giderek büyük annesiyle geçirmeye başladı. Bu sebepledir ki babasının yanında yaşayan, Dunedain krallıklarının varisi Aragorn ile tanışması uzun zaman aldı.

2951 yılında, Aragorn yirmili yaşlarına vardığında Arwen de babasının yanına Ayrıkvadi’ye gelmiş ve böylece karşılaşmışlardı. Aragorn onu ilk gördüğünde aklına Luthien gelmiş ve bir çeşit rüyada olduğunu düşünerek gözden kaybolmasından korkmuş, ona seslenmişti. Aralarında geçen kısa konuşmada kendilerini tanıtmışlardı. Arwen asırlardır yaşayan bir elfti, bunun yükü gözlerinden okunuyodu ancak Aragorn bu ilk görüşte ona aşık olmuştu. Arwen ise onun hislerine hemen karşılık vermedi. Üstelik Lord Elrond da ona, kızının ondan soy ve deneyimce çok daha üstün olduğunu söyleyerek Aragorn’u vazgeçirmeye uğraşmıştı.

30 yıl sonra Lorien’de yeniden karşılaştılar. Yılların olgunluk ve bilgi kazandırdığı Aragorn ona doğru yürürken Arwen kararını vermişti. Ölümsüzlüğünden vazgeçmek manasına gelse de kalan hayatını Aragorn’la geçirmeyi istiyordu. Cerin Amroth denilen tepede birbirlerine bağlılık yemini ettiler. Bu esnada Aragorn ona ailesinden kalan Barahir’in yüzüğünü verdi.

Lord Elrond ise ikisinin birlikte olması için bir şart koşmuştu. Evlenebilmeleri için Aragorn’un hakkı olan Gondor ve Arnor tacını kazanması gerekiyordu. Ancak bu şekilde Ayrıkvadi’nin leydisi, kendisine layık biriyle olabilirdi.

Yüzük Kardeşliği toplandığı esnada Arwen ve Aragorn kısa süreliğine tekrar bir araya geldi ancak Aragorn’un Frodo’ya yardımcı olmak için ayrılması gerekiyordu. Daha sonra bu yolculukta yolları Lothlorien’a düştü ve Aragorn, Arwen’in onun için bırakmış olduğu Elftaşı Elessar’ı Galadriel’den aldı.

Büyük savaş ve Karanlık Lord Sauron’un düşüşünden sonra Arwen babası ile Minas Tirith’e gitti. Gondor’un kralı Aragorn ile evlendiler ve böylece Yeniden Birleşmiş Krallık’ın kraliçesi oldu.

Kral Theoden’in cenazesinin ardından Arwen ile babası vedalaştılar ve Lord Elrond Ölmeyen Diyarlar’a yelken açarak eşinin yanına gitti. Ölümlü yaşamını seçen Arwen ile babası birbirini bir daha hiç görmedi.

Yüzüğün hala Frodo’ya acı verdiğini hisseden Arwen ona ak bir mücevher ve yaralarının iyileşebileceği, Batı’ya giden gemideki yerini armağan olarak verdi.

Aragorn ile 120 yıl mutlulukla yaşadılar. Eldarion isimli bir oğulları ve isimlerini bilmediğimiz kızları oldu. 4. Çağ’ın 120 yılında ise Aragorn hayatını kaybetti. Onun ölümünün acısıyla Arwen çocuklarıyla vedalaştı, tahtı oğlu Eldarion’a bıraktı ve Minas Tirith’i terk etti. Ölümlü hayatın getirisi olan bu kayıp beklediğinden fazla etkilemişti onu. Bir yıl kadar Lothlorien’da yas tuttuktan sonra Cerin Amroth’ta hayata veda etti ve 4. Çağ’ın 121 yılında buraya buraya gömüldü.

“Seni teselli etmek için konuşmuyorum çünkü dünyanın döngüsü içinde böyle bir acı için teselli yoktur. Önünde nihai bir seçim var; ya pişman olup limanlara giderek ebede kadar yeşil kalacak ama hiçbir zaman bir hatıradan ileriye gidemeyecek olan anımızı batıya taşırsın; ya da insanların yazgısına tahammül edersin.”

“Hayır sevgili beyim.” dedi Arwen. “O seçimi çok önce yapmıştım. Artık beni oraya taşıyacak hiçbir gemi yok ve gerçekten de insanların yazgısına tahammül etmeliyim, ister gönüllü ister gönülsüz: kayıp ve sessizlik. Lakin sana söylemeliyim Numenor kralı, şu ana kadar halkının öyküsünü ve ölümlerini anlayamamıştım. Sefil ahmaklar diye kızardim onlara, ama şimdi acıyorum. Eğer gerçekten de, Eldarin deyimiyle tekin insanlara verdiği bir armağansa, gerçekten de kabulü zormuş.”

Fakat Arwen evden ayrıldı; gözlerindeki ışık sönmüştü ve halkına, yıldızsız bir gecede çöken bir akşam gibi soğumuş ve grileşmiş görünüyordu. Sonra Eldarion’a, kızlarına ve sevdiği herkese veda ederek, Minas Tirith şehrinden ayrıldı, Lorien ülkesine gitti ve kış gelinceye kadar solan ağaçlar altında tek başına yaşadı. Galadriel göçüp gitmişti, Celeborn da yoktu, ülke sessizdi.

Orada, sonunda mallorn yaprakları dökülürken ve henüz bahar gelmeden dinlenmek için Cerin Amroth’a uzandı; ve orada durur yeşil kabri, dünya değişinceye ve yaşamının tüm günleri ondan sonra gelen insanlar tarafından tamamen unutuluncaya kadar. Ve denizin doğusunda artık elanor ve niphredil hiç çiçek açmaz.

Bu öykü güneyden bize geldiği kadarıyla burada bitmiştir; akşam yıldızının solmasından sonra artık bu kitapta eski günler hakkında bir şey söylenmez…

Yüzüklerin Efendisi Tek Cilt Basım

Kaynak: 1, 2, 3

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
91

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here