“I guess my mind is a prison and I’m never gonna get out”

Son zamanlarda müzik dünyasının yeni isimlerine yetişemez olduk. Her gün birbiri ardına çıkan şarkılar ve albümlerin içinden hızlıca listelerin üstlerine oturan 25 yaşındaki şarkıcı-söz yazarı Alec Benjamin’i gelin yakından tanıyalım.

Let Me Down Slowly şarkısıyla son zamanlarda ismini sıkça andıran Alec Benjamin, 28 Mayıs 1994 yılında Arizona Amerika’da dünyaya gelmiş. Pop-Indie tarzında müzik yapan Benjamin’in şarkılarının dikkat çekmesindeki en büyük etkenlerden biri, şarkılarında kendi deneyimlerini kullanıyor olması. Gitarın akustiğini bolca hissettiğimiz şarkılar, hafif tatlı bir melodiyle beraber dışarıya adeta toz pembe gözlüklerle bakıyormuşuz hissi veriyor.

Lise çağlarındayken pek fazla arkadaşı olmayan Alec; Paul Simon, Eminem ve Dr. Dre gibi isimleri dinleyerek müziğe ilgi duymaya başlamış. Kendi başına şarkı söylemeye çalışırken, gitara az biraz ilgisi olan babasının eski gitarını çalmaya başlayarak gitar serüvenine de başlamış oldu. Öğrendiği her şeyi YouTube üzerinden öğrenen ve hiçbir kursa gitmeyen Alec, liseden sonra tamamen müziğe yönelmek istemiş kendi orijinal şarkılarını yapmaya başlamış. Kendisine yardımcı olabileceğini düşündüğü sanatçılara mail atarak başlayan Alec, daha sonra Los Angeles’a birkaç seyahat düzenleyerek parklarda gitar çalmaya başlamış. 2014 yılının başlarında Colombia Records Alec’e bir kontrat sunmuş ve ilk albümünü çıkarma sözü vermiş fakat daha sonradan anlaşmaları bozulmuştur. Youtube’a ilk yüklediği şarkısı Paper Crown’la müzik kariyetine adım atan Alec zamanla bu yolda ilerlemeye devam etmiş.

Kariyer

Ortak bir arkadaşı sayesinde Miley Cyrus, Lana Del Rey gibi isimlere şarkı yazan Sacha Skarbek ile tanışan Alec, Sacha’yla beraber şarkı yazmaya başladı ve birkaç yerde sahne almaya başladı. Ailesinden hiçbir maddi destek almadan Sacha’nın Londra’daki stüdyosuna giderek kariyeri için büyük bir adım attı.

Avrupa’da bulunduğu sürede kendisine fan kitlesi edinmeye başlarken bir yandan da konserlerde açılış şarkıcısı olmaya ve Berlin Müzik Haftası, The Reeparbahn Festivali gibi etkinliklerde yer almaya başladı. Bunlardan sonra popülaritesinin artmasıyla konserleri Alec’i canlı izlemek isteyen insanlarla dolmaya başladı.

Küçük bir plak şirketi olan White Rope ile kontrat imzlayan Alec, ilk mixtape’i olan Mixtape 1: America‘yı 2013 yılında yayımladı. Aynı yıl Amerika’ya geri döndü ve Los Angeles’ta konserler vermeye başladı. Columbia Records‘un yetenek avcıları kısa sürede onu keşfetti ve albüm anlaşması teklif etti. Alec için büyük bir fırsat gibi duran bu teklif daha 24 saat geçmeden iptal edildi.

Columbia Records’la olan anlaşması suya düşünce, Alec albümünü internete yüklemeye karar verdi. 2016 yılında YouTube’a girerek ilk şarkısı olan ve çıktığı andan itibaren büyük ilgi toplayan Paper Crown’u paylaştı.

Bu büyük ilgi sayesinde kendisine güveni artan Alec, birkaç hafta sonra başka bir şarkısı olan The Water Fountain‘i paylaştı ve bu şarkısı Paper Crown’dan da çok ilgi görerek kısa sürede Alec’e 10 milyon izlenme kazandırdı. 2018’in Kasım ayında içinde bolca arkadaşlık, aile ve aşk konularını işlediği “Narrated for You” mixtape’ini yayımladı. 12 şarkıdan oluşan ve çoğumuzun Let Me Down Slowly ve Boy in the Bubble şarkılarını bildiği albüm -şahsi düşüncem Outrunning Karma albümün açık ara en iyi şarkısı- Alec Benjamin’e büyük bir popülarite kazandırdı. İlk albümünü 2020 yılının nisan ayında çıkaracağını duyuran Alec, albümden birkaç şarkı paylaşmaya başladı.



BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here