Fragmanı, afişleri derken aylardır merakla beklediğimiz film Arif V 216 nihayet vizyona girdi. Bu filmde bizi nelerin beklediğine dair bugüne dek fikir yürütmeye çalışıyorduk ancak filmi izlediğimizde anladık ki fragman gerçekten buzdağının görünen yüzüymüş.

Arif’i onca yılın ardından dünyada yaşayıp iş yapmaya devam eden biri olarak görüyoruz. Ceku ve oğlu G.O.R.A.’da yaşamlarını sürdürürken, Arif’in “ticaret”i tamamen bırakıp ailesinin yanına yerleşmesi ise zaman alacak gibi gözüküyor.

Filmin henüz başlarında yaşanan elektrik kesintisi ve uzaydan gelen bir cisim ile Arif’in repliği hepimizin yüzünde kocaman bir gülümsemeye neden oluyor: “Yine mi bilim kurgu ya?” G.O.R.A.’yı ne kadar özlesek de bu film dünyada geçiyor, tabii başka bir zaman diliminde…

Zamanda Yolculuk

Daha önce A.R.O.G.’la çıktığımız zaman yolculuğuna yeniden çıkıyoruz. Bu kez daha yakın bir zaman dilimine, 1969’a gidiyoruz. Arif ve 216’nın maceraları da bu vesileyle başlamış oluyor.

G.O.R.A.’yı sevenler Ceku ve 216’nın Türk filmlerini izlediği sahneyi hatırlayacaktır. 216, Türk filmlerini seven, çocuksu bir karakter olarak karşımıza çıkmıştı. 1969’a gitmeleri tamamen tesadüf olan kahramanlarımız önce fikir ayrılığına düşüyor. Arif geri dönmenin yollarını aramaya başlarken, 216 ise o Türk filmlerini izleyip hayalini kurduğu hayatı yaşamak üzere olmanın heyecanı içerisinde gittikleri yerden çok memnun kalıyor.

Ustalara Saygı Duruşu

1969 yılındaki İstanbul’a gidildiğinde adeta bir nostalji şöleni de başlıyor. O dönemi yalnızca filmlerden gören ve bilen bizler için konuşma tarzından, yaşam şartlarına kadar her şeyin Yeşilçam filmlerindeki gibi olduğu sahneler ustalıkla işlenmiş. Türk filmlerinde yer alan tüm klişeler ve çok daha fazlası bu filmin içerisinde elbette ki var. Klişeler o kadar özenle yerleştirilmiş ki geriye yapılacak tek bir şey kalıyor; doyasıya gülmek!

O döneme gitmişken Sadri Alışık, Cüneyt Arkın, Ayhan Işık, Filiz Akın gibi önemli isimleri görmeden olur mu? Asla! Filmin en güzel bölümlerinden biri de Yeşilçam’ın usta isimlerini bir arada gördüğümüz sahneler oluyor. Sadri Alışık’ı Mert Fırat canlandırırken, Kerem Alışık’ı ise mahallenin Turist Ömer’i olarak görüyoruz. Kerem Alışık’ın son derece başarılı olduğunu söylemeden geçemeyeceğiz. Filmin en duygusal sahnelerinden biri de Sadri Alışık ve Turist Ömer’in karşılıklı konuştuğu sahne oluyor…

Filmdeki diğer önemli isim ise tabii ki Zeki Müren! Teaserlar yayınlandığı anda hepimizi heyecanlandıran karakterlerden biri de kuşkusuz Zeki Müren olmuştu. Arif V 216’nın kilit karakterlerinden biri olan Sanat Güneşi’mizi izlemeye doyamadık desek yeridir. Özellikle Arif’le karşı karşıya geldiği sahneler tam bir kahkaha tufanı.

Bu büyük isimler yalnızca komedi unsuru olarak filmde bulunmuyor, her biri tek tek saygıyla anılıyor.

Aksiyon, Bilim Kurgu, Aşk ve Parodi

Cem Yılmaz, bizlerden biri olan Arif ile bir bilim kurgu parodisinin nasıl yapılacağını ilk olarak G.O.R.A.’da göstermişti. Film, bugüne dek yapılmamış bir iş olarak sinemamızda büyük bir yere sahip oldu. Öyle ki aradan geçen 13 yıla rağmen hala G.O.R.A.’daki espirileri günlük hayatımızda kullanıyoruz.

Arif V 216’da da tıpkı G.O.R.A.’da olduğu gibi birçok filme gönderme var. Buna verilebilecek ilk örnek X-Men. The Shining, Whiplash ve daha fazlası film içerisine başarılı bir şekilde yerleştirilmiş.

Filmde yalnızca Yeşilçam klişeleri değil, bilim kurgu klişeleri de yer alıyor. Çoğu bilim kurgu filminde gördüğümüz “yakın gelecek distopyası” geçmişe giden kahramanlarımızın geleceklerini kurtarma çabasına giriştiği sahnelerde elbette yerini bulacaktı. Aşk ise çoğunlukla eski Türk filmlerine göndermeler üzerinden ilerliyor.

Nostalji ve 90’lar

Daha önce de belirttiğimiz üzere 1969 yılı ile birlikte bir nostalji şöleniyle karşılaşıyoruz. Fakat bu durum yalnızca Yeşilçam, büyük ustalar ve eski İstanbul üzerinden ilerlemiyor. 90’lar da bu nostaljik hikayeden payını alıyor.

90’lar dendiğinde hepimizin aklına ilk olarak o dönemin pop şarkıları ve modası gelir. Cem Yılmaz da bu konu üzerinde yoğunlaşarak ’69 senesinde 90’ların en meşhur pop şarkılarını öyle bir icra ediyor ki tekrar tekrar izlenesi sahneler ortaya çıkıyor. Sırf bu sahneler için bile filme koşarak gidebilirsiniz.

İyi İnsanlar Yalnızca Filmlerde Mi Olur?

Filmin sloganı haline dönüşen bu cümle, film boyunca alt metinde yer almakta. 216, G.O.R.A.’da birçok insandan daha insancıl yaklaşımıyla herkese kendini sevdirmeyi başarmıştı. Bu filmde, fragmanda da görüldüğü üzere, “İnsan olmaya geldim Arif.” diyen 216, filmin son sahnesine kadar insanlar arasında olmanın filmlerdeki kadar toz pembe olmadığını görüyor.

İnsanoğlu, kendi türünü bile kabul etmesi bu kadar zorken, kendinden olmayanı hele de bir robotu bağrına basabilir mi? Film biraz da bunun üzerinden ilerliyor. İnsanlık için umudun bittiği yerde miyiz yoksa iyi insanlar yalnızca filmlerde mi olur? Yanıtı size bırakıyoruz.

Arif V 216, pek çok göndermeyle dolu ustalıkla işlenmiş bir film. Gerek görsel açıdan gerek senaryo açısından oldukça güzel bir iş ortaya koyulduğunu söyleyebiliriz. G.O.R.A.’yı, nostaljiyi ve komediyi seven herkesin vakit kaybetmeden izlemesi gereken bu filmi kaçırmayın!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here