Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
31

Yıllar süren arayış sonrasında Ariana Grande, sonunda gerçek sesini buldu. Sweetener, gösterişten uzak neşesi ve yeni bir aşkı anlatması ile örnek niteliğinde bir pop albümü.

Ariana Grande’nin çocuk yıldızlıktan diva tahtının veliahtlığına evrilen müzik yolculuğu, sanatçının kendini tanımlayan şarkıları keşfetmesiyle devam ediyor.

Ariana’nın soprano sesi kolaylıkla fark edilen bir ses olsa da şarkılarının hit olması bazen zor oldu. Sweetener öncesi son iki albümü, 2014 tarihli My Everything ve 2016 tarihli Dangerous Woman, sağlam fakat müzikal açıdan değerlendirildiğinde gelişigüzel tasarlanmış, popüler sanatçıların konuk olduğu sıradan albümlerdi. Ariana’ya göre daha yaratıcı seviyeye yükselmek için ortalama işlerden daha fazlasını yapması gerekliydi.

Sweetener, Ariana’nın 2017 yılındaki Manchester konserinde gerçekleşen bomba saldırısından sonraki ilk albümü. Bu sebeple bu albüm, sanatçının geçmişteki işlerinden daha samimi hissettiriyor. Trajedilerin gerçek benliğimizi açığa vurmamıza sebep olmasındandır ki 25 yaşındaki yıldız sonunda kendisine bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmesi ve daha samimi işler yapması için izin verdi. Yürek burkan duygularını acıklı şarkılara dönüştürüp duygu yüklü mesajlar vermek yerine giriş şarkısında hissedilen, gösterişten uzak neşesinin tüm albüme yayılmasına izin verdi. Sweetener’ın en iyi yanları ise sanatçının yeni umut arayışında olmasını ve hayatına giren yeni aşkının hissettirdiklerini yansıtması. Sanatçının nişanlısı Pete Davidson hakkında yazdığı “mutlu” kelimesinin 1 dakika içinde 22 kez tekrarlandığı, interlude olan “pete davidson” ikili üzerinde gülünç bir izlenim yaratan “lolipoplu fotoğraf”ın etkisinin azalmasını sağladı.

Grande, şarkıların çoğunu (15 tanesinden 10’unu) alışılmışın dışında yazdı ve Sweetener albümünün neredeyse yarısının yapımcısı ve söz yazarı olan Pharrel Williams ile birlikte onlara yeni bir form kazandırdı. Pharrel’in funk türünü andıran ve kendine has tarzı, şarkılardaki geleneksel yapının gelişmesine yardımcı oldu. Grande ve Williams, özellikle çok katmanlı şarkılar ve vurmalı çalgılar söz konusu olduğunda şarkılara sağlam altyapılar oluşturma amacıyla stüdyoya birlikte girdiler. Albümdeki “R.E.M” şarkısı, Ariana’nın ses repertuvarını genişletmesi için özgün yollar bulmasını sağladı. Hayalindeki erkeği anlatan sözleri, R&B tarzındaki mırıldanmaları ve beklenmedik şekilde karşımıza çıkan rap kısmıyla, “Scuse me, um? I love you/I know that’s not the way to start a conversation, trouble”, uyum sağlamayı başardı.

Pharrel’in yapımcılığını üstlendiği şarkılar haricindekiler ise Max Martin, ILYA, ve TB Hits gibi Grande’nin daha önce de birlikte çalıştığı ve “En İyi 40” listelerinde adını duyuran işbirlikçilerinin elinden çıktı. Ariana, EDM pırıltılarıyla süslü “goodnight n go” ve Drake‘in melankolisinden ilham alıp sakinlikle harmanladığı şarkısı “breathin” ile artık yeni kuralları olduğunu kanıtlamış oldu. Pharrel Williams ile yaptığı işlerin yanı sıra diğer yapımcılarla yaptığı şarkılarla da albümün asıl amacının “ışığını bulmak” olduğunu gördük.

Sweetener, Beyoncé tarzına yakın bir şarkı olan “get well soon” ile bitiyor. Ariana’nın geçtiğimiz yıl Manchester’da yaşadığı korkunç olayla nasıl başa çıktığını bilen herkes, bu olayın yarattığı duygusal etkilerin “get well soon” şarkısıyla farkına vardı. Grande, kafasındaki tüm karışık sesleri tek bir yöne odakladı ve dikkat çeken karamsar melodileri “Girl what’s wrong witchu come back down.” sözleriyle bu şarkıda öne çıkardı. Sweetener albümünün geri kalanı gibi bu şarkı da farklı ses tonlarıyla aklımızda değişik manzaralar yaratan bir şarkı olarak nitelendirilebilir. Ariana’nın bu albümüyle sesindeki “çoğunluğu” öne çıkarmayı başardığını ve kendisini müzikal anlamda geliştirdiğini söyleyebiliriz. Bu mükemmel albümü aşağıdan dinleyebilirsiniz, keyifli dinlemeler!

Kaynak: pitchfork

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
31

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here