Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1202

Mimarımız 1852 yılında Katolonya’da doğmuştur. 1873-1877 yılları arasında Barcelona’da mimarlık eğitimi alıp hayatını bu şehri güzelleştirmeye adamıştır. Şehrin her köşesinde imzası bulunan mimarımız mezuniyetinden yalnızca bir sene sonra Plaça Real meydanındaki özgün sokak lambalarını tasarlamıştır. Gaudi’nin mimari üslubu için doğadan aldığı ilhamı Gotik, Art Nouveau, Modernizm gibi 19.yy akımlarıyla birleştirmiş, zamanla bu akımlardan sıyrılıp kendi özgür ve özgün üslubunu oluşturduğunu söyleyebiliriz.

Sizler için Antoni Gaudi’nin en güzel masalsı yapılarını derledik.

1) La Sagrada Familia

Yıllardır bitirilemeyen, Gaudi’nin daha 30 yaşındayken inşasına başladığı meşhur kilise La Sagrada Familia… Mimarımızın  trajik bir kazayla hayatını kaybetmesi üzerine inşaat halkın yardımlarıyla devam ediyor. Yapının bu kadar uzun sürede bitememesinin nedeni ise Gaudi’nin zekice tasarlanmış mimarisinin çözülmesinin zorluğudur. La Sagrada Familia’nın her bir köşesi ayrı bir detay barındırıyor. Yapısal olarak kumdan kalelere ve Ürgüp’teki peri bacalarına benzetebileceğimiz binaya hayran kalmamak elde değil.

2) Casa Vicens

Gaudi ilk önemli eseri sayılan Casa Vicens’ı 1883–1888 yılları arasında yapmıştı. Vicens ailesi için yazlık bir ev olarak inşa edilmiş. Gaudi’nin üç boyutlu algısı yaratacak figürlerle donattığı evin her bir odası, bambaşka bir deneyim sunuyor. Mozarabik kültürün Neoklasik ve Modernizm akımlarıyla iç içe geçtiği eser, aynı zamanda Art Nouveau tarzını da yansıtıyor. 2015’ten 2017’nin son aylarına kadar süren restorasyon işleminin tamamlanmasının ardından Casa Vicens, müzeye dönüştürülerek ziyarete açıldı.

3) Palau Güell

Gaudi’nin 1886-1888 yılları arasında Katalan bir iş adamı için yaptığı Palau Güell, UNESCO Dünya Mirası sayılan eserlerinden biridir. Güell Sarayı dar bir sokakta yükselen düz bir bina görünümündedir. Giriş kapısı, pencereler ve dış cephede kullanılan döküm demir tasarımları ve işçiliği, sonradan Casa Milà’da geliştireceği bir tarzın habercisi gibidir.

4) Teresian College

Teresian Okulu Gaudi’nin en düşük bütçe ile çıkardığı işidir. Üzerinde pek çok dini sembol bulunduran Teresian Okulu’nu sınırlı olanaklar yüzünden en ucuz malzemeleri kullanarak yapmıştır.Bina dikdörtgen bir düzlemde, üstelik yaklaşık 58×18 metre boyutlarında üç kattan oluşmaktadır. Alt ve birinci seviyelerde sınıflar ve ilgili ofisler bulunurken, rahibelerin ve öğrencilerin yatak odaları üst iki kattadır.

5) Casa Calvet

1900 yılında yılın en iyi binası olarak ödüllendirilmiş olan binamız iş ve özel ikametgâh için kullanılan bir tekstil üreticisi olan Pere Màrtir Calvet için inşa edilmiştir. Antoni Gaudi, Casa Calvet’i inşa ettiği en geleneksel eseri olarak tanımlasa da görülmeye değer bir tasarımı olduğu şüphesiz. Çünkü onun için geleneksel sayılan bu bina, simetrisi ve alışık olmadığımız gizeme sahip atmosferi biz sıradan insanlar için ilginçliğini koruyor.

6) Bellesguard

1900-1909 yılları arasında yapılan Bellesguard binasının dış görünümünün yanı sıra, içinde bulunan mozaikler hayranlık uyandırıcıdır. Şu anda hala evin bir bölümünde yaşayan Guilera ailesi tarafından sahip olunan Torre Bellesguard, Gaudi’nin nadiren görülen düz çizgilerine sahiptir.

7) Park Güell

Hansel ve Gretel masalını andıran dondurma parkı gibi bir yer Park Güell. 1910-1914 yılları arasında inşa edilmiştir. Önceleri ticari bir konut sitesi olmak amacıyla başlanan proje halka açık bir parka çevrilmiştir.1984 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine giren Park Güell’deki seramikler en büyüleyici unsurlardan biridir. Rengarenk seramikler ile kaplanmış banklar harika bir manzaraya ev sahipliği yapar.

8) Casa Milà

Barselona’nın en bilinen simgelerinden biri de Casa Mila. Modern binanın ön tarafı dalgalı deniz ve deniz yosunlarını temsil eder. Gaudi’nin sadece dahi bir mimar değil, içinde şair ruhlu bir sanatçı barındırdığının kanıtıdır bu yapı. Casa Mila, Antoni Gaudi tarafından tasarlanan en büyük sivil yapıdır Casa Mila’nın çatısı muhtemelen yapının en ilginç bir parçalarından biridir. Bu gerçeküstü renkli bacaların her biri ayrı özellikler ve anlatımlar gösteren heykeller haline getirilmiştir. Bina o günün estetik anlayışına aykırı tutumu nedeniyle La Pedrera; yani “taş ocağı” lakabıyla da bilinmektedir.

9) Casa Batllo

Gaudi’nin her çalışmasında olduğu gibi çok dikkat çekici görünen bina, en geniş anlamıyla Modernizm ya da Art Nouveau olarak tanımlanabilir. Batlló Evi de, Gaudi’nin Milà Evi’nden sonra yaptığı, yine sürreal sembolizm unsurları taşıyan, halk arasında “Kemik Ev” olarak da bilinir, öte yandan en renkli binası olma özelliğine de sahiptir. Gaudi bu binayı sıfırdan oluşturmamış, mevcut bir binayı restore ederek son haline getirmiştir. Dış cephedeki Gaudi imzası olan cam kırıkları ve mozaiklerle oluşturulmuş renk cümbüşü, pencerelerdeki rengarenk vitraylarla desteklenir. Mimarımızın hedefinin düz çizgileri tamamen önlemek olduğu görülmektedir.

10) Colònia Güell Kilisesi

Barselona’nın çok yakınında Santa Coloma de Cervelló adlı bölgede bulunan, yapımı 1914 yılında tamamlanan kilise turistlerin sıkça ziyaret ettiği ve sevdiği Gaudi eserlerinden biridir. İki katlı olarak düşünülen kilise projesi tamamlanabilseydi, göğe doğru 40 metre yükselecekti ancak, finansal sıkıntılar yüzünden tek katlı olarak kalmıştır. 2005’te UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınmıştır.

Kaynak: 1, 2

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1202

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here