“Sagalassosluların en onurlu kenti, Romalıların dostu ve müttefiki olan ilk Pisidia kenti”

Nice aşkların ve imparatorların şehri Sagalassos’un geçmişi milattan önce 3000’lere kadar dayanmaktadır. 2009 yılında UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ne girmiş olan Sagalassos, ziyaretçilerini 5 bin yıllık sokaklarında tarihi bir yolculuk serüvenine çıkarıyor.

Mert Tuncer @tilkiphotography

Sagalassos; Burdur şehrinin Ağlasun ilçesine yakın, Güneybatı Toros Dağlarının, güneye doğru bakan yamaçlarında tam 1490 ve 1600 metre mesafesindeki yükseklikte yer almaktadır. Bu ihtişamlı kent tarihinde ne aşklar, ihtiraslar ve ne galibiyetler yaşamış bir bilseniz… Bir gün mutlaka kendinize bir fırsat yaratıp, bulutlar arasındaki bu güzel kenti ziyaret edin. Sizleri antik kentinin girişinde; eski evler, hamam, Agora ismi verilen aşağı çarşı, seramik üretim atölyeleri karşılayacaktır. Biraz daha yukarılara doğru ilerlediğinizde sağınızda Antik Tiyatroyu görebilirsiniz; kütüphane şehrin merkez bölümünde yer alıyor devam edince Agora Meclis Binasını ve kiliseyi görebilirsiniz. Yaşayan canlı tarih bu denli yükseklikte ve bu kadar güzel korunarak ziyaretçilerini her daim büyülüyor. Bu büyüleyici tarihi hazineyi korumak da bizlere düşüyor.

Mert Tuncer @tilkiphotography

Sagalassos  ilk olarak 1706 yılında Kral XIV.Lui’nin görevlendirdiği  Fransız  gezgin  Paul Lucas tarafından keşfedilmiş ancak Lucas gördüğü kalıntıları tam olarak tanımlayamamıştı. 1824 Yılına gelindiğinde İngiliz din adamı Francis Arundel, burada bulduğu bir yazıttan dolayı, ilk defa  bu kalıntılardan “Sagalassos” olarak söz etmeye başlamıştır. Böylelikle de, bu isim yaygınlaştı.

Az önce yukarıda da bahsettiğimiz gibi Sagalassos’un kuruluşu M.Ö.3000’lere kadar uzanır. Bu tarihlerde, Hitit’lerle bağlantılı bir halk olan Luvi’ler, Pisidya Bölgesi’ne yerleşmiştir. Daha sonra bu bölgeden değişik uygarlıklar gelip geçti. Sagalassos, tarih sahnesinde ilk kez Büyük İskender ile anılmaya başlanır. M.Ö.333 yılı ilkbaharında, Perge’den kuzeye, dağlık Pisidya’ya yönelen Büyük İskender, Selge halkının da yardımıyla, ilk önce Sagalassos’ta bulunan bir kaleye yönelir. Strabon,” ulaşılması kolay olan ve oldukça savunmasız bulunan kent, İskender’in piyadelerinin taaruzuna dayanamaz ve hafif silahlarla donatılmış,savunmacılar kentten çıkartılarak, teslim alınır der.

Mert Tuncer @tilkiphotography

İskender’in devamlı Sagalassos üzerine yürüdüğü bilinmektedir. Antik kentin altında kalan ve adını bu taarruzlardan alan İskender Tepesi ile Zincirli Tepe arasına zincir gererek kenti ele geçirdiği de söyleniyor. Bazı tarihçiler, Büyük İskender’in bu sırada çok sevdiği bir subayını ve 20 kadar askerini kaybettiğini söylerken, bu sayıyı 500 olarak verenler de vardır. M.Ö. 25 yılında Roma İmparatorluğu topraklarına katılan Sagalassos, Antik Çağ Anadolusu’nun en büyük kentleri arasında yer alır.

İmparator Augustus  zamanında kent büyük bir refah dönemi içine girdi. Bu refah İmparator Hadrian döneminde zirveye çıkar. Hadrian, Sagalossos’u resmi olarak bölgenin merkezi ilan eder. Kent, Hadrian tarafından “Pisidya’nın ilk şehri, Romalılar’ın dostu ve müttefiki” olarak tanınır. Bu önemli bir gelişmedir Sagalossos için. Bu tarihten sonra bölgesel festivallerin Sagalassos’ta kutlanmaya başlandığı bilinmektedir.

Tarihte, “İyi İmparatorlar” olarak anılan beş Roma imparatorundan ikisi olan Hadrianus ile Marcus Aurellus, Sagalassos ile iyi ilişkiler içerisindeydiler. 2007 ve 2008 yıllarında burada yapılan kazılarda, “ İYİ İMPARATORLAR OLARAK ANILAN, HADRİANUS ile MARCUS’ a ait iki heykele rastlandı. Uzunca bir süre Belçika’da sergilendikten sonra geri getirtilip Burdur Müzesi’nde yerlerini aldıkları bilinmektedir. TIME dergisinde kapak olarak yayınlanmış ve dergi bu sayısında Sagalassos’u etraflıca yazmıştır.

Macellum, Grek-Roma şehirlerindeki erzak çarşısıdır. Sagalassos’ta, Yukarı Agora’nın güneydoğusunda, meydandan daha alt bir kotta yer alan bir düzlük üzerine inşa edilmiş olduğu görülmektedir.

Odeion, konser ve şiir dinletileri yapılan kapalı bir konser salonudur. Aşağı Agora’nın kuzeyine, Yukarı Agora’nın alt yamaçlarına kurulmuştur.

Sagalassos su açısından en zengin Anadolu antik kentlerindendir. Surların içinde ve kentin dış çeperlerinde bol su kaynakları bulunuyordu. Ayrıca seramik ve çömlekleriyle de çok meşhurdu. Çok önemli bir seramik üretim merkeziydi. Bu görkemli antik kenti ziyaret etmeyi unutmayın.

Fotoğraflar Mert Tuncer tarafından çekilmiştir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here