Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
252

Kullandığı kelimelerle hayal dünyasını gözlerimizin önüne bir tiyatro sahnesiymişçesine seren, verdiği küçük anlatım detaylarıyla karakterlerin iç dünyasını somutlaştırmış, hayatımıza Dublinliler ve Ulysses eserleriyle vurucu bir giriş yapmış olan edebiyatın öncü isimlerinden İrlandalı yazar James Augustine Aloysius Joyce‘u daha yakından tanımak adına yaşantısına ve eserlerinde parlayan sözlerine birlikte göz atalım.

James Joyce 2 Şubat 1882 yılında -daha sonra eserlerinde konu edineceği- Dublin’de dünyaya geldi. Maddi olanakları gün geçtikçe kötüye giden bir ailenin en büyük çocuğuydu. Joyce dokuz kardeşe ağabeylik yapmasının yanı sıra eğitimine dönemin en başarılı Cizvit okullarından olan Clongowes Wood College‘de başladı. İlerleyen dönemlerde ailevi sıkıntılar sebebiyle okulunu değiştirdi ve eğitimine Belvedere College‘de devam etti.

1898 yılında Dublin’de bulunan Univercity College’de genel öğrenci profilinden farklı olarak ilahiyat dersleri almak yerine dil öğrenimi gördü ve üniversite yıllarında ilgisini şiir üzerine yoğunlaştırdı. Üniversiteden mezun olduktan sonra tıp eğitimi için  Paris’e gitti, hayatını ve sanatını bu güzel Fransız şehrinde sürdürürken annesinin hastalığıyla Dublin’e geri dönmek zorunda kaldı ve doğup eğitim aldığı bu şehirdeki kaosta bu kez eğitim veren olarak yer aldı.

1904 yılından sonra Nora Barnacle ile hayatını birleştiren James Joyce, yaşantısını kısa bir süre için Zürih’te devam ettirdi ve bu esnada adından sıkça söz etmemize yol açacak Dublinliler romanını kaleme aldı. Bu kitap onun edebiyatı ve sanatı için dönüm noktası niteliğindeydi çünkü kitap yayınlandıktan sonra Joyce, öykü yazmayı bırakıp kendini roman türünde geliştirmeye başladı. ”Dublinliler” kitabının bizce önemi ise şüphesiz ki yazarın içinde bulunduğu toplumu sosyokültürel ve ideolojik anlamda betimlemedeki ustalığıdır. Karakterler günlük hayattan özenle seçilmiş ve toplumda önemli ya da önemsiz görevlere sahip oldukları halde ruh halleriyle toplumu yansıtmada mihenk taşı görevi görmüşlerdir.

”Manzarayı seyrederek hayatı düşündü; ve (hayat üstüne düşününce hep olduğu gibi) hüzünlendi. Yumuşak bir melankoli kapladı içini. Kadere karşı mücadelenin boşunalığını duydu, çünkü bunca çağdan ona miras kalan bilgelik yükü buydu.”

Dublinliler’i yazdıktan kısa bir süre sonra, 1916 yılında yazarın otobiyografik romanı olan ”Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi” yayınlandı. Bundan sonraki süreç, Joyce’un edebiyat dünyasındaki yerini sağlamlaştırmasını sağlayan ve gerek okuyucu kitlesinin yaptığı yorumlarla gerekse eserin anlaşılmazlığına vurulan demlerle dikkatleri üzerine çeken Ulysses kitabının yaradılış süreciydi.

”Öyle günahlar veya (dünyanın onlara verdiği isimle) kötü hatıralar vardır ki insan onları ruhunun en karanlık köşelerinde saklar, onlar da orada yerleşip beklerler. Bazen bu insanın hafızası körelir, öyle şeyler hiç olmamış gibi davranır veya onların mevcudiyetini reddeder veya en azından kendisini onların o şekilde olmadığına inandırır. Ama tesadüfi bir kelime onları ansızın depreştiriverir ve en olmadık şerait altında, meselâ zevkle tef ile harp dinlerken veya bir akşam vaktinin serin kristal asudeliğinde veya bir ziyafette, geceleyin, artık şarapla meşbu bir vaziyetteyken bir hayal veya bir rüya şeklinde onun karşısına dikiliverirler. O hayal onun üzerine feveran ederek, onu tahkir edercesine değil, intikam alıp onu insanlardan uzaklaştırmak için değil de, mazinin perişan kisvesiyle kefenlenmiş olarak sakin, uzak, sitemkârane bir şekilde gelir.”

Eserde yaşanan olayların tümü 16 Haziran 1904 tarihinde Dublin’de gerçekleşmiştir. Günümüzde de 16 Haziran günü kitabın kahramanı Leopold Bloom’u anmak hedefiyle Bloomsday diye adlandırılmıştır ve o gün okuyucular Dublin’de toplanarak yazara ve esere olan saygılarını kutlamalarla göstermektedirler.

Yaşantısının son vakitlerini Zürih’te geçiren Joyce’un ölümünün ardından ”The Dead” isimli öyküsü sinemaya uyarlanmıştır. Bu da bize göstermektedir ki James Joyce’u kaybetmiş olsak da her büyük yazar gibi onun da eserleri okuyucularıyla beraber dünyada varlığını sürdürmektedir.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
252

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here