Genelde güncelliğini kaybetmiş bir kişiliğim olduğundan bugün de beş yıl öncesine giderek size bir oyun anlatmak istiyorum. Oyunu oynadıktan sonra küçük bir araştırma yaparken birçok Youtuber’ın bu oyunu oynadığı fark ettim. Biliyorsunuz, korku kategorisi insanların her zaman dikkatini çeker ve genelde insanlar üçüncü kişilerin korkmasını izlemekten zevk alırlar. Ama bu oyunun amacı gerçekten insanları korkutmak mıydı? Yoksa her zaman söylediğim gibi anlatmak istediği bir şeyler mi vardı?

Bir Kickstarter projesi olan bu oyun, korku ögesi olarak dikkat çekici bir durum kullanmış: Çaresizlik. 2 yaşındaki güzel zıbınlı baş kahramanımız da çaresizlik içinde olmaya dayanamayıp kendi kabusundan kaçmaya çalışıyor. Bu kaçışın da çaresizlik içerdiğini biliyoruz, çünkü aile kavramı her zaman böyledir. Kaç yaşında olursanız olun ne yarattığı yaraları geçirebilirsiniz, ne de hiçbir şey olmamış gibi davranabilirsiniz. Ailenizle ne kadar karanlık anınız varsa elinizdeki bir avuç güzel anıya daha da sıkı sarılırsınız. Çünkü aile kavramı size küçüklüğünüzden beri en güzel şey diye anlatılmıştır. Çevrenizden, yakın arkadaşlarınızdan ne olursa olsun arkamda ailem var lafını o kadar sık duyarsınız ki sorunu kendinizde aramaya başlarsınız belki. Sorun bu değil, sorun aslında kimse değil…

Belki de siz masum bir çocukken, bu oyunun ana teması gibi yaşanmış bir sürü olayı görmüş ve bu kabuslar sizin için sadece derine gömülmüş bir parça olmuştur. Benim burada dertleşmek istediğim bu parçanın dışında kalanlar, içinde bulunmadığı ama bütün ağırlığını hissettiği o sorunların suç merkezine hala kendini koyanlar. İşte sizlere bir itirafım var, asla o sorunlardan kaçamayacaksınız. Her göz göze gelişinizde, her geçmişi yad ettiğinizde beyninizde bir şimşek çakacak. Kendinizi belki de hep gerilerde tuttunuz, isteklerinizi ve geleceğe dair hayallerinizi anlatamadınız hiçbir zaman. Çünkü ters tepebileceğini hep  biliyordunuz. Küçük bir sözden koca bir yangın çıkaran o kadar çok olaya şahit olmuşsunuzdur ki belki de, hayallerinizi anlatmanın ne kadar kötü sonuçlar doğurabileceğini bilirsiniz.

Peki şimdi değil, şimdi başka bir sorun var, sonra daha da büyük sorunlar, sonra… Bu sonsuza kadar böyle devam edecek ve siz hep küçük bir ışık görme umuduyla kendinizi kapatacaksınız. Alttan alacak ve karşınızdaki aile bireyinin ona olan karşılıksız sevginizi nasıl sömürdüğünü göreceksiniz. Bu oyundaki küçük çocuğumuz gibi yapmayın, hayatınızın canavarının kim olduğunu önemsemeyin ve elinizdeki bir avuç güzel anıya sarılarak kendinizi avutmayın. Vazgeçmek belki herkesten daha zor. Fakat hayallerinizin önünde duran kişi arada bir sevgi maskesine bürünen bir canavarsa, acı çeke çeke yanından yürüyüp gitmeyi bilmelisiniz. O zaman gerçek bir ışık, gerçek bir sevgi görebilirsiniz. O düşündüğünüz yer güvenli değil, o düşündüğünüz insanlar her zaman sizi sevmiyor. Sevgi zorunlu bir bağlılıktan değil içten gelerek yaşanacak bir zaman sonra. Mutsuz çocuklar her zaman mutsuz hayatlar yaşamayacak, garantisi benim.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here