Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
3

Alternatif Senaryolar serimizin bu bölümüne hoş geldiniz. Bugün sizlerle Tolkien’in ölümsüz eserlerinin beyaz perdeye uyarlamalarından biri olan Yüzüklerin Efendisi üçlemesinde karşımıza çıkan sevimli Hobitler Merry ve Pippin, Frodo ve Sam’in yolculuğuna katılmasaydı, filmde ne gibi değişiklikler olurdu bunu tartışmak istedik. Unutmadan söyleyelim içeriğin hatırına sadece filmleri baz alacağız ve kitapları unutacağız, bunun içinde şimdiden özür dileriz.

İlk filmde Frodo ve Sam, Gandalf ile buluşmak için Shire’dan ayrıldıklarında, yolda Merry ve Pippin’e rastlamışlardı. Sahneyi hatırlarsınız. Hani Merry ve Pippin’in Çiftçi Maggot’un tarlasına daldıkları ve onun ekinlerini çalıp kaçtıkları sırada yanlışlıkla Frodo’ya çarptıkları sahneden bahsediyoruz. Bu yazımızda eğer bu karşılaşma hiç olmasaydı neler olurdu yahut olmazdı bunu irdeleyeceğiz.

1. Yüzüklerin Efendisi Yüzük Kardeşliği

Öncelikle Frodo ve Sam tarladan aşağı (yola) hiç düşmezlerdi. Dolayısıyla o Nazgul ile hiç karşılaşmazlardı ve yollarına devam ederlerdi. Burada iki ihtimal karşımıza çıkıyor: Birincisi sağ salim Bree’ye yani Sıçrayan Midilli’ye ulaşabilirlerdi. Bu bizce biraz düşük bir ihtimal, malum peşlerinde kaç tane Nazgul var. İkincisinde ise oraya giderken Nazgul’ler ile karşılaşabilirlerdi. Filmde bildiğiniz üzere Gömülükopça salını kullanarak Brendibadesi Köprüsü’nden geçmeyi önererek ekibi kurtaran kişi Merry idi. Merry olmasaydı buradan geçmek Frodo veya Sam’in aklına gelir miydi bilmiyoruz. Gerçi Merry ve Pippin olmasaydı belki de başka bir yoldan gideceklerdi. Lakin Nazgul’lere yakalanma ihtimallerini de unutmamak gerek.

Diyelim ki Merry ve Pippin olmadan Frodo ile Sam sağ salim Sıçrayan Midilli’ye ulaştılar. Orada oturup Gandalf’ı bekleyeceklerdi. Beklerken Pippin olmadan, Frodo yere düşmeyecek ve yüzükte parmağına hiç girmeyecekti. Böylece de Nazgul’ler yüzüğün nerede olduğunu hissedip Sıçrayan Midilli’ye hiç gelmeyeceklerdi. Tabi dolaylı olarak belki Aragorn’da Frodo’nun “Frodo” olduğundan emin olmayacak ve onlara yardım etmeyecekti. Şimdi Aragorn’a kadar ki kısım büyük ihtimalle böyle gelişecekti ama Aragorn yine de Frodo’ya yardım edebilirdi. Aragorn’un yardım edeceğini varsayarak buradan sonrasına ilerleyeceğiz.

Dediğimiz gibi Frodo yüzüğü hiç takmayacağı için Nazgul’lerde Sıçrayan Midilli’ye hiç gelmeyecek ve orada yaşanan olaylar olmayacaktı. Ekibimiz ise, ki bu aşamada Frodo, Sam ve Aragorn’dan bahsediyoruz, Sıçrayan Midilli’den ayrılıp Ayrıkvadi’ye doğru yola çıkacaklardı.

Ayrıkvadi’ye doğru yol alırken Amon Sul’de büyük ihtimalle yine mola vereceklerdi. Lakin buradaki olaylarında hiç yaşanmama ihtimali yüksek. Malum Merry ve Pippin olmadan, Sam tek başına orada ateş yakıp sosisleri kızartmayacaktır. Dolayısıyla da Nazgul’ler ateşi fark edip Amon Sul’e hiç gelmeyeceklerdir. Dolayısıyla Frodo’da Morgul Bıçağı ile hiç bıçaklanmayacaktır. Lakin diyelim ki Merry ve Pippin olmadan da Nazgul’ler Frodo ve Sam’i orada buldu (ki bizce bulamazlardı ama olsun bu da bir ihtimal sonuçta). Olaylarda hiçbir değişiklik olmazdı, zira filmde Nazgul’lerin saldırdığı sahnede Merry ve Pippin’in ne yazık ki hiçbir işlevi yoktu (Frodo’ya iki saniyeliğine insan kalkanı olmaktan başka). Keza sonrasında da ekibimiz yine ormanda Arwen ile karşılaşırdı, Arwen yine Frodo’yu yanına alıp Ayrıkvadi’ye giderdi ve Aragorn ile Sam’de bir şekilde (tıpkı filmde olduğu gibi) Ayrıkvadi’ye gelmeyi başarırlardı.

Bu arada Frodo’nun Morgul Bıçağı ile yaralanmasının bu sahneler haricinde hikayeye de başka hiçbir katkısı olmadığını düşünürsek, Frodo bıçaklansaydı da gelecekteki olaylar çok değişmeyecekti. Dolayısıyla bu ihtimal üzerinden devam etmektense Nazgul’lerin bizimkileri bulamayacağı ve Frodo’nun da hiç bıçaklanmayacağı ihtimali üzerinden gitmeyi tercih ediyoruz. (Bu arada içeriğimizle alakası yok ama Aragorn’un ne kadar güçlü bir adam olduğunu, 5 Nazgul’ü tek başına yenişi ile tekrar hatırlatmak istedik.)

Diyelim ki Frodo hiç yaralanmadı, Sam’in filmde de söylediği üzere ekibimizin Ayrıkvadi’ye varmalarına daha altı günlük yolları olurdu ve bu altı günlük yolculukta yine Arwen ile karşılaşırlar mıydı burayı bilemiyoruz. Arwen ile karşılaşmasalar, Arwen’e ne olurdu? Yahut ekibimiz sağ salim Ayrıkvadi’ye varmayı başarır mıydı, malum Nazgul’ler peşlerinde olurdu? Bu gibi soruların cevabını ne yazık ki tahmin etmek oldukça güç. Ama içeriğin hatırı için diyelim ki Arwen ile karşılaştılar ve ekibimiz bir şekilde Ayrıkvadi’ye varmayı başardı. Frodo hiç yaralanmadığı için Elrond’un tedavilerine de hiç ihtiyaç duymayacak ve baygın olmayacaktı. Dolayısıyla ayık bir şekilde konseyin toplanmasını Ayrıkvadi’de bekleyecekti, büyük ihtimal Bilbo ile daha çok vakit geçirecekti.

Gelelim konsey toplantısına. Merry ve Pippin olmasa da Frodo yüzüğü götürmeyi teklif edecekti ve Kardeşlik yine oluşacaktı, sadece içinde Merry ve Pippin olmayacaktı. Yedi kişilik bir Kardeşlik olurdu bu sadece. Onun dışında olaylar tamamen aynı şekilde gelişirdi.

Rohan Geçidi’nin gözlendiğinin fark edildiği sahne de ise Merry ve Pippin olmasa Boromir’e sempatiklik de duyamazdık büyük ihtimalle. Kardeşlik yine Rohan Geçidi’nden geçemeyecek ve Karadras Geçidi’ne doğru yönelecekti ve büyük ihtimalle Frodo yine madenlerden geçmeye karar verecekti.

Gelelim Moria Madenleri’ne… Merry ve Pippin olmasaydı suyu “rahatsız eden” hiç kimse olmayacaktı ve büyük ihtimalle madenlerin önündeki su hiç uyanmayacaktı. Dolayısıyla ekibimiz Moria Madenleri’ndeki katliamı gördükleri gibi dışarı çıkabileceklerdi. Lakin o saatten sonrasını tahmin etmek çok zor olacağı için, Suyun Gardiyanı’nı bir şekilde uyanmış olduğunu ve Moria Madenleri’nden çıkmanın imkansız olduğunu farz edelim ki hikayemiz filmle biraz olsun bağlantılı kalabilsin. (Bu arada Suyun Gardiyanı’nı uyandırmamış olsalardı ve Moria’dan değil de dışarıdan gitselerdi, neler olurdu fikirlerinizi bizimle yorumlarınız ile paylaşın lütfen)

Evet Kardeşlik bir şekilde Suyu uyandırdıktan sonra yine Moria Madenleri’nde hapsolmuş ve ilerliyor olsalardı en önemli farklılıklardan birisi Pippin olmayacağı için o kovayı düşüren kimse de olmayacaktı ve Kardeşliğin çevresini Goblinler sarmayacaktı. Dolayısıyla Kardeşlik büyük ihtimalle kimseye fark edilmeden madenlerden geçmiş olacaktı. E tabi hal böyle olunca da Balrog’da hiç uyanmamış olacaktı (büyük ihtimalle). Ve eğer Balrog hiç uyanmamış olsaydı Gandalf’da hiç Khazad-Dum Köprüsü’nden düşmemiş olacaktı. Ve bu hesapla da hiç Ak Gandalf’a dönüşmemiş olacaktı E tabi Kardeşlik hiç dağılmayacak ve yollarına devam edecekti. Doğal olarak İki Kule’deki olayların hiçbiri yaşanmayacaktı. Anlayacağınız bambaşka bir Yüzüklerin Efendisi serisi bizleri bekliyor olacaktı. Hatta bu ihtimalde neler olacağını değerlendirecek apayrı bir içerik bile hazırlanabilir, zira her şey o kadar değişir ki. O yüzden biz bu içerikte Pippin olmasa bile Balrog’un Kardeşliği bulacağı ihtimali üzerinden devam edelim ve Gandalf’ı Moria’da kaybettiklerini varsayarak yolumuza bakalım.

Moria’dan kaçabilen Kardeşlik üyelerinden geriye Frodo, Sam, Aragorn, Gimli, Legolas ve Boromir kalmış olurdu ve bu altılının yolu yine Lothlorien’e düşerdi. Bu saatten sonra ise Parth Galen’e ulaşana kadar olaylarda hiçbir değişiklik olmazdı. Gelelim Parth Galen’de olanlara. Merry ve Pippin olsun ya da olmasın Gandalf’ın ölümünün ardından Frodo yola yalnız devam etmek isteyecekti. Burada değişen bir şey yok ve keza Frodo yine Boromir ile olan yüzük savaşını yaşayacaktır. Keza yine Uruk-hai’ler ile izlediğimiz küçük savaş olacaktır. Frodo’nun az daha Uruk’lara yakalanacağı ama tam o sırada Aragorn’un yetişip Uruk’ların dikkatini dağıttığı sahneyi hatırlarsınız. O sahneden hemen sonra ise normalde Merry ve Pippin Uruk’ların dikkatini üstlerine çekerek Frodo’nun kaçmasına olanak sağlıyorlar. Lakin Merry ve Pippin olmasa da bizce Frodo oradan kaçabilecektir. Nasıl mı? En basiti yüzüğü takarak görünmez olurdu ve kıyıya öyle ulaşırdı. Hikayedeki en büyük farklılık ise Merry ve Pippin’i kurtarmak için canını veren Boromir’de meydana gelecektir. Malum Merry ve Pippin olmayınca Boromir de ölmeyecektir. Üstelik artık Aragorn’a destek olan bambaşka bir Boromir olarak hayatına devam edecektir (Malum filmdeki ölüm sahnesinde Boromir’in karakterinin nasıl değiştiğini görebiliyoruz). Uruk’ları ise bu dörtlü büyük ihtimalle kılıçtan geçirecektir.

İlk filmin sonunda ise Sam ile Frodo yine ekipten ayrı olarak yollarına devam edecektir. Aragorn, Frodo’nun yolunun artık onlardan ayrı olduğunu bildiği için yine Frodo’nun peşinden gitmeyecektir. Ayrıca Aragorn, Legolas, Gimli ve Boromir’in artık Merry ve Pippin’i kurtarma gerekliliği de olmayacaktır. Dolayısıyla bu dörtlü bu filmin sonunda Uruk’ları takip etmeyecektir. Bu saatten sonra ise neler olacağı tamamen filmden farklılaşacaktır. Gimli yine yoldaşlığın yolda kaldığını söyleyecek ve Aragorn ise yine buna karşı çıkacaktır. Lakin bu sefer büyük ihtimalle savaşmaya ve direnmeye Gondor’a doğru bu dörtlü yola çıkacaktır. Zira Boromir asıl savaşın Minas Tirith’de olduğunu söyleyecek ve Aragorn şehrini savunmak için oraya doğru yola çıkmayı tercih edecektir. Dolayısıyla yoldaşlığın kalan üyeleri Rohan’a doğru hiç yola çıkılmayacaktır. Onun yerine Minas Tirith yolculukları başlayacaktır.

2. Yüzüklerin Efendisi İki Kule

İkinci filme geldiğimizde ise Frodo ve Sam yine yollarına devam edecektir. Onların açısından bir süreliğine değişen hiçbir şey değişmeyecektir. O yüzden şimdilik onları bir kenara koyalım ve yoldaşlığın kalanına, Gandalf’a ve Rohan’a odaklanalım. Zira bu saatten sonra film oldukça farklılaşacak.

Dediğimiz gibi ilk filmin sonunda Merry ve Pippin karakterleri olmadığı için yoldaşlığında Rohan topraklarına ve Fangorn Ormanı’na gitme gereksinimi olmayacaktır. Dolayısıyla Anduin Nehri’ni izleyerek bu dörtlü Osgiliath’a oradan da Minas Tirith’e doğru yola çıkacaktır. Peki bu durumda neler olacak hemen bakalım.

Gandalf, Ak Gandalf olarak yine geri dönecektir ve onun açısından Fangorn Ormanı’na gitme durumunda bir değişiklik olmayacaktır. Fangorn Ormanı’ndan çıkan Gandalf, Rohan’a büyük bir darbenin gelmekte olduğunu bilecektir keza normalde filmde de “Rohan’da savaş başladı, hemen Edoras’a yol almalıyız” diyordu Gandalf. Dolayısıyla Aragorn, Gimli ve Legolas olsun ya da olmasın Gandalf Edoras’a doğru yola çıkacaktır. Ama doğal olarak bu sefer tek başına gidecektir, malum yoldaşlığın yolu hiç oraya düşmeyecektir. Gandalf, Edoras’a vardığında ise Hama yine onu kapıda karşılayacak ve büyük ihtimalle yine asasını almayacaktır. Gandalf salona girdiğinde ise Grima adamlarına Gandalf’ın asasını almaları emrini verecek ama bu sefer Aragorn, Legolas ve Gimli olmadığı için Gandalf onlarla tek başına mücadele etmek zorunda kalacaktır. Gandalf’ın bunu başarabileceğine eminiz. Dolayısıyla yine bir şekilde Kral Theoden’i Saruman’ın büyüsünden kurtarabilecektir (Eowyn o sırada Gandalf’ı bölse bile devamında bu işi başaracaktır Gandalf).

Büyüden kurtulan Theoden yine halkının güvenliği için Miğfer Dibi’ne sığınma kararı alacaktır. Aragorn olmadığı için Eomer’in nereye gittiğini öğrenemezler diye düşünmeyin zira eminiz ki Eowyn kardeşinin nereye doğru yola çıktığını biliyor olacaktır. Dolayısıyla Gandalf Eomer’i ve adamlarını getirmek üzere yine yola çıkacaktır. Bu sırada ise yine tüm Edoras boşaltılacak ve Miğfer Dibi’ne doğru yol alacaklardır.

Yolda ise kurt binicilerinin saldırısına uğrayan Rohan halkı bizim üçlü olsun ya da olmasın kurtulabilecektir diye düşünüyoruz. Belki daha çok adam kaybederler ama yine de bunu başarabilirler. Sonucunda ise öyle ya da böyle Miğfer Dibi’ne ulaşırlar. İşte bu saatten sonra olaylar oldukça farklılaşacaktır. Zira Aragorn olmadığı için Theoden’i Uruk’lar konusunda uyarabilecek kimse olmayacaktır ve şehir savunmasız bir şekilde savaşla karşılaşacaktır. Buradaki asıl sorulardan birisi de Elrond, Aragorn’un ve Legolas’ın varlığı olmaksızın Haldir ve adamlarını savaşa gönderir miydi? Zira eğer göndermez ise Rohan, Miğfer Dibi Savaşı ile birlikte yerle bir olacaktır. Malum Elfler ve Aragorn’un uyarısı sonucu yapılan hazırlık olmadan insanlar dayanamayacaktır. Bizce de ne yazık ki Elrond elfleri Miğfer Dibi’ne göndermeyecektir. Dolayısıyla Gandalf, Eomer ve Rohirrim’de Miğfer Dibi’ne zamanında yetişemeyecektir… Onlar varana kadar Miğfer Dibi ele geçirilmiş olacaktır.

Peki bu durumda Eomer ve Gandalf ne yapacaktır? Miğfer Dibi’ni terk edip Minas Tirith’e, insanların son özgür krallığına mı gideceklerdir yoksa Uruk’lar ile savaşıp kaleyi geri mi almaya çalışacaklardır? Filmden bildiğimiz üzere Eomer’in 2.000 askeri var, Uruk’ların ise sayısı en az 10.000. Diyelim ki Theoden ve adamları savaş sırasında bunun 2.000’ini öldürdü.  Hala Eomer’in asker sayısı ile Uruk’ların sayısı arasında büyük bir fark olacaktır. Lakin bizim görüşümüze göre Eomer krallığını Uruk’lara terk edecek ve arkasını dönüp gidecek bir adam değil. Bizce atlılarını sürerek kaleyi geri almak için savaşacaktır.

Öte yandan Merry ve Pippin olmadan Ent’leri savaşmaya ikna edecek kimse olmayacağı için Isengard’da büyük ihtimalle yıkılmayacaktır. Lakin bu kadar pesimist bakmayalım ve az da olsa filme bağlı kalabilmek adına Gandalf, Edoras’a doğru yola çıkmadan evvel bir şekilde Ağaçsakal’a Isengard’ın ormana yaptıklarını gösterdi diye düşünelim. Dolayısıyla Ent’lerin Son Marşı olayı yaşanmış olur ve Isengard düşer. Tabi bu sırada Ent’lerin bir kısmı da yine Miğfer Dibi’ne gitmiş olacaktır. Dolayısıyla bir umut Gandalf, Eomer ve adamları ile Ent’ler, Miğfer Dibi’ni Uruk’lardan arındırmayı başarabilir.

Tabi Miğfer Dibi’ni Uruk’lardan arındırabilseler bile yine de oradaki tüm insanlar ölmüş olacaktır. Theoden ve Eowyn de dahil. Dolayısıyla Rohan’ın kralı Eomer olmuş olacaktır. Böyle olduğunu farz ederek hikayemize devam edelim.

Frodo ve Sam ise bu sırada Gollum ile yolculuklarına devam edip Ithilien topraklarına vardıklarında ise Faramir ve adamları tarafından yakalanmış olacaklardır. Hikayenin burasına kadar onlar için değişen hiçbir şey olmayacaktır. Faramir tarafından esir alınan Frodo ve Sam yine Henneth Annun’a götürülecektir. Faramir de yine yüzüğün Frodo’da olduğunu keşfedecektir. O sırada ise yine Osgiliath’a saldırı olduğu haberini alan Faramir ve adamları oraya doğru yola çıkacaktır.

Şimdi dönüp bir de yoldaşlığımıza yani Aragorn, Legolas, Gimli ve Boromir dörtlüsüne bakalım. Anduin nehrini takip eden kahramanlarımızın yolu Osgiliath’a çıkacaktır. Büyük ihtimalle de mesafe ve zaman düşünüldüğünde Faramir ve Frodo’ların gelişinden önce varmış olacaklardır Osgiliath’a. Şehri o halde görünce de, asil kahramanlarımız orayı terk edip direkt Minas Tirith’e gitmek yerine, şehri savunmak için bir süreliğine orada kalacaklardır. Böylece de yoldaşlığın yolu bir kez daha Frodo ve Sam ile kesişmiş olacaktır. Tabi Faramir’in de abisi Boromir’inkiyle. Orada yoldaşlık da askerler ile birilikte Nazgul’ler ile savaşacaktır. Tabi Sam’in Boromir hakkındaki ikonik konuşması da hiç gerçekleşmemiş olacaktır, malum Boromir hayatta ve orada olacaktır ve durumu kardeşi ile olan bu karşılaşması sırasında, yüzüğün insanları nasıl yozlaştırabileceğini birinci elden öğrendiği için anlatacak ve Frodo’nun yoluna devam etmesine izin vermesini sağlayacaktır. Aragorn ve yoldaşlık ise Frodo’nun bunu yalnız yapmak istediğini bildiği için yine onunla gitmeyecektir. Lakin Frodo’nun hayatta ve iyi olduğunu öğrenmiş olacaklardır.

Filmin sonunda ise Frodo, Sam ve Gollum Mordor’a doğru yollarında ilerleyeceklerdir. Aragorn, Legolas, Gimli, Boromir ve Faramir ise geride kalıp Osgiliath’ı savunmaya devam edeceklerdir. Rohan’da ise Miğrfer Dibi savaşının kazanılmasının ardından Kral Eomer ve Gandalf, Isengard’a doğru yola çıkacaklardır. Malum Miğfer Dibi muharebesi bitmiş ve Orta Dünya Savaşı başlamak üzere olacaktır.

3. Yüzüklerin Efendisi Kralın Dönüşü

Bu filme başlarken de yine Frodo ve Sam’i bir kenara koyacağız, malum onların hikayesi, bu saatten sonra, Merry ve Pippin’inkinden en az etkileneni. Onlar yine Mordor’a doğru yollarına devam edeceklerdir.

Bu filmde ise Gandalf ve Eomer Isengard’a geldiğinde (malum geriye sadece onlar kalmıştı) Merry ve Pippin tarafından değil Ağaçsakal tarafından karşılanacaktır. Gandalf Saruman ile konuşmaya çalıştığı sırada Grima yine Saruman’ı öldürecektir. Tabi Theoden ölü olduğu için vatanın dört bir yanından müttefikleri çağırma görevi de Eomer’e düşecektir. Pippin olmadan ise Gandalf Palantír’i bulabilir miydi emin değiliz. Lakin büyük ihtimal onu bulamadan Edoras’a dönerdi. Tabi dolayısıyla da Sauron’un saldıracağı yerin Minas Tirith olduğunu hiçbir zaman öğrenemezlerdi lakin bu bir sorun teşkil etmezdi diye düşünüyoruz. Zira Osgiliath’da Aragorn’lar olduğu için Gondor’un yardım çağrısı kulelerini onlar yakarlardı. Ama henüz o kadar ilerlemeyelim ve sırayla ilerleyelim.

Osgiliath’da olan Aragorn, Legolas, Gimli, Boromir ve Faramir ise filmin başlarında gördüğümüz saldırı neticesinde ister istemez Minas Tirith’e geri çekilmek zorunda kalacaklardır. Tabi ki onları Nazgul’lerden koruyacak bir Gandalf olmadığı için büyük ihtimalle ölü sayısı da daha fazla olacaktır. Minas Tirith’e gelen yoldaşlığımız Denethor ile tanışacak ve büyük ihtimalle ufak bir sürtüşme yaşayacaktır. Gerçi Boromir’in kral olarak Aragorn’u destekleyeceğini ilk filmden biliyoruz ama yine de Denethor’un egosu da ortada. Lakin şimdilik Aragorn’un taht mücadelesine gireceğini zannetmiyoruz, malum onun önceliği bu değil. Onun yerine durumun farkında olan kahramanlarımız Denethor’u ikna edemeseler bile Rohan’dan yardım istemek üzere işaret kulesini ateşe vereceklerdir. Böylece Rohan’ın (yani Eomer ile Gandalf’ın) son savaşın gerçekleşeceği yerden haberleri olacaktır. Bu arada Faramir’in babası ile yaptığı o üzücü konuşma da hiç yaşanmamış olacaktır.

Gondor’un yardım çağrısını Eomer’in reddedeceğini düşünmüyoruz. Büyük ihtimalle Eomer’de tıpkı Theoden gibi Rohirrim’i toplatacak ve tüm müttefikleri ile birlikte Minas Tirith’e doğru yola çıkacaktır. Tabi ki Gandalf ile beraber.

Bu sırada Osgiliath işgal edilmiş ve Minas Tirith’de savaş başlamış olacaktır. Askerleri motive etmek için Gandalf orada olmasa bile en iyi iki kumandanın ve gerçek krallarının orada olması da aynı etkiyi yapacaktır diye düşünüyoruz.

Faramir ile babası arasında filmdeki gibi bir durum oluşmayacağı için de Faramir ve askerler Osgiliath’a doğru (yani ölümlerine) at sürmeyeceklerdir. Böylece de sinema tarihinin en trajik sahnelerinden biri de hiç yaşanmamış olacaktır.

Gelelim kritik bir konuya. Malumunuz filmde Elrond Dunharrow’da Aragorn’a atalarının kılıcının parçalarından dövdüğü Anduril’i vermektedir. Ama bu senaryoda Aragorn orada olmadığı için, kılıcı da ona veremeyecektir. Onun yerine bizce Elrond kılıcı Gandalf’a emanet edecektir diye düşünüyoruz (kılıcı Aragorn’a bizzat verebilmesi için Minas Tirith’e gitmesi gerekecektir ki Minas Tirith’in kuşatma altında olduğu göz önüne alındığında bu ihtimal ortadan kalkıyor) ve onu denizden gelen Umbar Korsanları hakkında uyaracaktır. Dolayısıyla dağlardaki ölülerin ruhunu çağırmaya da Gandalf gidecektir. (Peki ona itaat ederler miydi sorusunun cevabını bizler de çok düşündük ve yeminlerini Narsil üzerine verdikleri için, temel unsurun kılıç olduğuna karar verdik. Malum filmde Aragorn Anduril olmadan oraya gitseydi, onu dinlemezlerdi.)

Minas Tirith’de ise savaş başladığında o şehirde Aragorn, Legolas, Gimli, Boromir ve Faramir olacağı için Denethor’un “Kaçın” konuşması hiç yaşanmayacaktır ve şehir savunmaya hazır olacaktır. Hatta filmde gördüğümüzden çok daha iyi bir savunmaya sahip olacaklarını söylemek yanlış olmaz. (Ha bu arada Denethor’un Faramir’i canlı canlı yakma saçmalığına da hiçbir zaman şahit olmamış olacağız ki bizce bu senaryonun en iyi yanlarından birisi de bu.) Dolayısıyla Eomer ve Rohirrim gelene kadar şehir filmdekinden daha da ayakta olacaktır.

Eomer geldiğinde ise olaylar benzer şekilde gelişecektir. Sadece tüyleri diken diken Theoden’in konuşması hiç yaşanmamış olacaktır. Rohirrim yine savaş alanının çoğunu katledecektir. Aragorn, Gimli, Legolas, Boromir ve Faramir’de surların içinde saklanmayacak, savaş alanına inip dostlarına yardım edeceklerdir. Buradaki önemli sorun savaş alanına gelen Witch King’i kimin öldüreceği hususunda doğuyor. Biz o sırada savaş alanında olan Legolas’ın onu öldüreceğine inanıyoruz. Zira filmin orijinal dilinde Witch King’in söylediği söz “Hiçbir İnsan beni öldüremez” anlamına da geliyor. Legolas da bir İnsan değil, Elf olduğuna göre bu yorumlama ile onu öldürecek kişi Legolas olacaktır diye düşündük. O sırada da denizden, ölü ruhlar ile  Gandalf gelecek ve şehrin kurtarılmasını sağlayacaktır. Minas Tirith tamamen arındıktan sonra ise Gandalf, Anduril’i Aragorn’a sunacak ve Aragorn’da yine filmde gördüğümüz gibi onları azad edecektir.

Sam ve Frodo cephesinde ise hala bir değişiklik olmayacaktır. Zaten bu filmde onları etkileyen çok bir şey yok.

Minas Tirith kurtarıldıktan sonra ise olaylar aslında filmdeki ile oldukça paralel şekilde gelişecektir. Tabi tek bir farkla Palantir hiç bulunmamış olduğu için, Aragorn onun aracılığı ile Sauron’la konuşmayacaktır, onun yerine direkt olarak Kara Kapılar’a gideceklerdir. Eomer, Boromir, Faramir, Gandalf, Legolas, Gimli ve Aragorn yine Kara Kapılara gidecek ve yine son kez savaşacaklardır.

Anlayacağınız bu saatten sonra zaten hikayeye Merry veyahut Pippin’in hiçbir etkisi bulunmamaktadır. Olaylar filmdeki gibi son gelişmesini gösterecek ve akabinde de son bulacaktır. Her şey sona erdikten sonra ise Boromir ve Faramir’in babalarını ikna edeceklerini ve Denethor’un tahtı güzellikle Aragorn’a bırakacağı inancı içindeyiz. Film yine orijinali ile paralel bir şekilde son bulacaktır.

Peki siz neler düşünüyorsunuz? Sizce Merry ve Pippin olmasaydı senaryo nasıl değişirdi? Yorumlarınız ile bizimle paylaşmayı unutmayın.

Yazarın Notu: Senaryoyu ilerletebilmek adına bazı olayları olabileceğinden farklı ilerletmemiz gerekti, maruz görün. Sonuçta bu içerik tamamen hayal ürünüdür.

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here