Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
92

Hangimizin içi parçalanmadı ki Anakin’i, öyle lavlar içinde paramparça görünce? Belki bize Darth Vader gibi bir kötü kazandırdı ama ya Anakin, Obi-Wan’ı mağlup etseydi? Hadi sizlerle Obi-Wan’ın öldüğü, paralel bir evrene ufak bir yolculuk yapalım.

BÖLÜM 1: Amansız Bekleyiş

66. Emir uygulandı. Jedi katliamı başladı. Jedi Tapınağı’ndaki herkesin kanını kılıcına bulayan Anakin; lavlar arasında kaynayan gezegen Mustafar’da, efendisinin kendisine verdiği son görevi yerine getirdi ve sevgili karısı Padme‘yi beklemeye başladı. Kendisini, karanlık tarafın kin ve ızdırap dolu yollarına bırakmasının tek sebebi de, biricik karısıydı zaten. Henüz her şey çok yeni. Anakin korkuyor; geri dönülmez bir yola girdi. Anakin öfkeli; bu yola kendisini, ömrünü adadığı Jedi düzeni itti. Anakin, kendinden nefret ediyor; tüm dostlarını ölüme itti. Lavlar içinde kavrulan gezegeni izlerken, gözünden birkaç damla yaş geliyor; adeta içindeki aydınlığın son parçaları akıyor yanaklarında.

BÖLÜM 2: Vuslat Anı

Beklenen an geldi. Mekiğinden inen Padme; kocasının aksine beyazlar içerisinde. Anakin’in karanlık düşüncelerinin bile gölge düşüremeyeceği kadar beyaz. Ama tanıyorsunuz seçilmiş kişiyi. Bir şeyi kafasına koyduysa, yapar. Onu, galaksiye demir yumrukla hükmederken yanında görmek istiyor. Padme ise, inanmamakta ısrarcı. Aşık olduğu adam böylesine acımasız bir katliamda başrol olamaz. Tüm bu düşünce bulutlarını, mekikten inen bir diğer kişi dağıtıyor. Eski usta Obi-Wan Kenobi.

BÖLÜM 3: Dostun Düşman Olduğunda

Daha önce, karanlık taraftan dönebilen birini görmemişti Usta Obi-Wan. Bu yüzden Fallen Jedi yani Düşmüş Jedi diyorlar, kaybettikleri dostlarına. Ama Anakin, sadece öğrencisi değil aynı zamanda kardeşiydi. Dostlukları Jedi düzeninin ötesindeydi. Bir kez daha şansını denedi, hatırladığı Anakin’e seslenmeye çalıştı. Ama cevap veren her seferinde Vader oldu. Ve çok kesin konuştu. Ya benimlesin ya da bana karşı. Obi-Wan, hiç istemese de eski dostunu öldürmek zorunda olduğunu kabullenmişti artık. Aydınlık dönemlerinde bile, korkusuz Şövalye Anakin saldıran bir kılıca sahipti, zevk alırdı bundan. Obi-Wan ise, savunma becerileri ve zekâsıyla nam salmış bir Jedi ustası. İkisi de en dramatik savaşlarını vermek üzere, aktif hale getirdiler ışın kılıçlarını.

BÖLÜM 4: Gücümü Küçümseme

Dakikalar süren amansız bir savaş, Mustafar parçalanıyor. İki eski dost da birbirini öldürmüyor, diğeri vazgeçsin diye uğraşıyor sadece. Ama Vader’ın içinde büyüyen bir karanlık var. Ona güç veren bir karanlık. Ve akıllara kazınan o an geliyor. Anakin, Obi-Wan’a sesleniyor: “Gücümü hafife alıyorsun!”  Obi-Wan, az çok tahmin ediyor Vader’ın hamlesini. Pozisyon alıyor, Vader zıplıyor. Tam o anda, Usta Kenobi için zaman duruyor. Bundan yıllar önce, kendisinin Darth Maul‘u yenmek için yaptığı hamlenin aynısını yapıyordu Anakin. Birden dehşete düşüyor. Bir anlık tereddüt ve o ses. Kanının; eski dostunun, kardeşinin kılıcıyla ısınıp kaynadığını hissediyor. Obi-Wan için yolun sonu. Kalan son kuvvetiyle eski dostuna dönüyor, yüzüne dokunuyor, son sözleri dökülüyor dudaklarından:
”May The Force… Be With You.” Cansız bedeni lavlara doğru yuvarlanmaya başlıyor.

BÖLÜM 5: Hain Plan

Karanlık efendi Palpatine, kusursuz bir plan hazırlamıştı. Halihazırda Jedi örgütünün neredeyse tamamını katletmişken, tek yapması gereken: Tek olası rakibini; yeni öğrencisi Vader’ı siyah kostümüne hapsetmek. Vader’a, Force Lightning‘e karşı savunmasız bir zırh hazırlatmıştı bile. Bu sayede, galaksinin tek hakimi olma yolunda canını sıkabilecek tek bir kişi bile kalmayacaktı. En azından planlar bu yöndeydi. İşler beklediği gibi gitmedi. Palpatine, yeni bir yol çizmek istiyordu. Genç çırağı Vader’ı yanına çağırdı. 66. Emir başarıyla tamamlanmıştı. Karanlık taraf galaksiyi yönetmeye hazırdı.

BÖLÜM 6: Bir Başına

Vader, eski ustasının yanan bedenini izledi. Daha önce de kayıplar yaşamıştı ama ilk kez, sevdiği biri kendi elinden ölümü tatmıştı. Sevdiği biri… Padme. Vader, hızla geri döndü. Sevgili karısının son durumunu bilmiyordu. Mustafar’da küçük ama sık depremler yaşanıyordu. Obi-Wan’la savaştıkları sırada kontrol panellerini parçalamış olmaları neden oluyordu bu duruma. Vader, geri döndüğünde ne karısını ne de karısının mekiğini bulabilmişti. İçindeki öfke kuvvetlenerek artıyordu. Karısı da, Jedi Konseyi gibi ona sırtını dönmüş, onu yalnız bırakmıştı. En azından Vader buna inanıyordu. Karanlık tarafın dikenleri, ruhunu sıkıp paramparça etmeye başlamıştı. Öfkesiyle birlikte yükselen gücünü hissedebiliyordu.

BÖLÜM 7: Sith’in İntikamı

Palpatine, çırağı Vader’i taht odasında ağırladı. Vader, diz çöktü, Obi Wan’ın ölü bedenini alevlerin içine yuvarlamasını büyük bir kin ve nefretle anlattı. Palpatine’in yüzü gülüyordu. Vader’ın yanına geldi, omzuna dokundu.

-Lord Vader. Tahmin ettiğimden çok daha fazla potansiyele sahipsin. Karanlık taraftaki eğitimini tamamladığımda yenİlmez olacaksın.  Benden bile güçlü… Peki Sevgili karın, Senatör Amidala. Ona ne oldu?

Vader’ın nefreti, kontrol edemeyeceği bir seviyeye gelmişti. Karısını kurtarmak için karanlık tarafa geçmişti fakat karısı karanlık tarafa geçtiği için kendisini terk etmişti. Tüm bu olanların sorumlusunun Palpatine olduğunu düşünüyordu.

-Onu öldürdüm. Öfkemİn içinde boğarak öldürdüm.

-Öldürdün mü?

Vader, karısının Palpatine tarafından ilerde kendisine karşı koz olarak kullanılmak üzere kaçırıldığını bilmiyor, kendisini terk ettiğini düşünüyordu.

-Evet, aynı sana yaptığım gİbi.

Gücü kullanarak ışın kılıcını eline alan Vader, Palpatine’in ne olduğunu anlamasına izin vermeden kılıcını aktifleştirdi. Yıllarca adaletin ve barışın koruyucusu olarak can alan ışın kılıcı; ikinci kez bir ustasının kanıyla boyanmıştı. Boyanmıştı; çünkü nefreti Cyber kristalini de etkilemiş, kılıcını maviden kırmızıya çevirmişti. O, artık koca Galaksi’de yapayalnız kalmış bir Sith Lorduydu. Darth Vader.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
92

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here