Taviani kardeşlerin 1974 yapımı filmi Allonsanfan. Ünlü İtalyan aktör Marcello Mastroianni’nin başrolünde oynadığı film, Fulvio adındaki eski devrim liderinin hapisten salınmasından sonraki süreci anlatır.

Fulvio’nun (Marcello Mastroianni) yıllar süren hapis hayatı onun da bir zamanlar üyesi olduğu Yüce Kardeşler örgütünün çökertilmesi adına son bulur. Fulvio’nun çıkışının ardından Yüce Kardeşler örgütü onu yakalar ve aralarında kurdukları mahkemede onu yargılarlar. Örgüt, liderleri olan Filipo’dan haber alamamaktadır ve liderlerinin ismini Fulvio’nun verdiğini düşünmektedir. Ancak bir süre sonra Filipo bir ağaçta kendini asmış bir şekilde bulunur. Bu durum örgütün gözünde Fulvio’yu temize çıkarır. Filipo’nun cebinden çıkan notta yazılanlar ise Fulvio’nun zaten zayıflamış devrim inancının tamamen yok olmasına sebep olur. Filipo, bu fikrini örgüte açmaktan çekinir ve yalnızca onlara çok yorgun ve hasta olduğunu, bir süre evine dönüp dinlenmek istediğini söyler.

Evinin yolunu tutan Fulvio, evine vardığı vakit ailesine kendini Fulvio’nun arkadaşı olan bir rahip olarak tanıtır. Giydiği kıyafet onun yüzünü örtmeyi başarmış böylece ailesinden kendini gizleyebilmiştir. Ancak kız kardeşi Esther’in kocasına kızdığı bir anda Fulvio’nun öldüğünü haykırır onlara. Kardeşlerini üzüldüğünü gördüğü anda ise yüzünü açar ve Fulvio olduğunu itiraf eder.

Fulvio, günlerce odasında ateşler içinde yatar. Yeni yeni iyileşmeye başladığı günlerde sevgilisi Charlotte çıkıp gelir. Charlotte’de onun gibi örgütten biridir. Onun gelişiyle Fulvio’nun altı yaşında bir oğlu olduğunu ve ona köylülerin baktığını öğreniriz. Birkaç gün sonra ise devrim kardeşleri Fulvio’nun evine doğru gelir. Fulvio’nun pencereden onların gelişlerini seyrederken söyledikleri artık onlarla aynı amaç için yaşamadığının, yaşamak istemediğinin göstergesidir. Yüce Kardeşler eve doğru yol alırken onları bekleyen bir başka sürpriz ise polislerin de oraya geliyor olmasıdır. Fulvio bunu gördüğü vakit Esther Fulvio’yı dışarı çıkmaması için uyarır ve bunun bir fırsat olduğunu söyler. Esther, Fulvio’nun bu yolu bırakmak istediğini bilmektedir ve bu yüzden polislere haber vermiştir. İşte bu kısımda Fulvio pencereleri kapatır ve karanlıkta dışarıdaki çatışmanın bitmesini beklerken aslında ilk somut adımını atar. Ancak sevgilisi Charlotte onun gibi düşünmemektedir. Charlotte kendini dışarı atar ve vurulur. Onun vurulmasıyla Fulvio dışarı çıkar ve Charlotte’u polislerden kurtararak, at arabasıyla oradan uzaklaşır. Yaralı Charlotte ve Fulvio oğullarını almak için yola koyulurlar. Fulvio oğlunun yaşadığı köye vardığında ise Charlotte ölmüştür.

Fulvio oğlunu alıp Amerika’ya gitmek istese de devrim arkadaşları onu Charlotte’un cenazesinde de bulacaktır. Film boyunca bir kovalamaca hikayesine şahit oluruz. Seyirci olarak Fulvio’nun tarafından izletir filmi yönetmenler. Bu sebepten Yüce Kardeşler bazı zamanlar seyirciye gülünç geldiği gibi kimi zaman da boğucu gelebilmektedir. Film bu kaçışı trajikomik bir anlayışta verir seyirciye. Marcello Mastroianni’nin çizdiği karakter bunu çok güzel gözler önüne serer. Fulvio karakteri artık bir devrim hikayesine inanmamaktadır. Bunu şöyle tanımlar filmde Fulvio arkadaşı Tio’ya karşı: “Kıvılcımları kovalıyorsun ama ortada külden başka bir şey yok.” Film aslında anlayacağımız üzere ateşi sönen bir devrimciyi anlatır.

Filme adını veren karakter Allonsanfan ise ölen lider Filipo’nun oğludur. Allonsanfan lider potansiyeli olan bir karakterdir. Ancak o son demlere yetişmiş bir gençtir. Film Allonsanfan’ı bir efsane gibi görüntülerken aslında onu ayrıntılı bir şekilde anlatmaz. Öyle ki film boyunca Allonsanfan’ın çok az repliği vardır. Allonsanfan, asırlardır anlatılan bir efsaneymiş gibi gösterilirken bunu filmdeki karakterlerle anlatmaz yönetmenler. Bunu kamera çekişlerine eşlik eden müzikle yapar. Fulvio’nun Allonsanfan’ı ilk görüşünde filmin ünlü müziği “Rabbia E Tarantella” nın fonda çalmasıyla içinizden bunu hissedersiniz.

Fulvio hiç istemediği halde Yüce Kardeşlerle kendini güneyde bulur. Güneyde köylüleri kurtarmak için savaşmaya hazır olan bu devrimciler Fulvio’nun onları ele verdiğini bilmemektedir. Kırmızı ceketleriyle ovada yürümektedir Yüce Kardeşler. İşte bu sahnede yürüyüşleri Latin dansı figürleri taşımaktadır. Rabbia E Tarantella bestesi bu yürüyüşe eşlik ederken karşı tepeden onlara doğru bir kalabalık gelmektedir. Bu kalabalık ellerinde sopa, kürek, tırmık olan köylülerdir. Köylüler onları durdurmaya gelmiştir. Oysa onlar köylüler için girmiştir bu mücadeleye. Film işte bu ironiyi sunar böylece. Devrim köylüler içindir ancak köylüler onları köyü karıştırmaya gelen isyancılar olarak görmüştür. Onlara böyle söylenmiştir. Köylüler, Yüce Kardeşleri öldürür ve aralarından yalnızca başından yaralanan Allonsanfan kaçmayı başarır. Allonsanfan, Fulvio ile karşılaşır. Son sahne Allonsanfan ve Fulvio arasında geçen diyaloglarla ilerler. Allonsanfan, Fulvio’ya bir rüyayı anlatmaya başlar. Bunca zamandır onların hayal ettiği şeyin gerçekleştiğini, köylülerin onları karşıladıklarını ve başardıklarını söyler. Ancak Fulvio’da, Allonsanfan’da bu sahnede neyin gerçek neyin düş olduğunu kestirememektedir. Ortaya çıkan durum şudur ki Fulvio bilmeden kendi sonunu yazmıştır.

Fulvio’nun son sahnede, Allonsanfan’ın söylediklerine inanmaya hazır olduğunu ve kafa karışıklığı yaşadığını görürüz. Fulvio bir ışık görmüş olsa mücadeleye devam edecek bir devrim lideriyken bunun olamayacağı ihtimalinin daha geçerli olduğuna karar vermiş ve inancından vazgeçmiştir. Fulvio inanmaya hazırdır bir kıvılcıma. Belki de bu yüzden arkadaşlarına itiraf etmek yerine arkadaşlarından köşe bucak kaçmayı seçmişti.

Filmi kült olarak nitelendirmek mümkün. Anlatım dili olarak diğer filmlerden çok farklı bir anlayışa sahip. Kamera dili de buna eşlik etmektedir. Filmdeki kimi hareketli pan sahnelerinde kameranın titreşimine tanıklık etseniz de bunu yönetmenlerin bilerek kullandığını düşünebilirsiniz. Kurgu anlayışı ani kesmelere müsade ederken, müzik sahnelere ustaca işlenmiştir. Film düşünce dünyasına ve rüyalara yer vermekle sizi Fulvio’nun beyninin içinde de sürüklemeyi başarmaktadır. Kimi sahnelerin görüntülerinde kullanılan renkli filtreler de sizin o dünyayı hissetmenizi sağlamaktadır. Filmin kostümleri için kullanılan renklerde, Fulvio’nun sarı ceketi onun filmin sonunda nasıl bir akıbetin beklediğini anlatır. Yüce Kardeşlerin kırmızı ceketleri ise devrimi simgelemektedir.

Yazımızın sonuna gelirken filmin müziklerine de değinmeliyiz. Ennico Morricone’nin bestelediği film müzikleri arasındaki Rabbia E Tarantella duyduğunuzda size tanıdık gelecektir. En son Tarantino’nun filmi Inglorious Basterds filminde de çalınmıştır bu şarkı. Müziğin adında geçen Tarantella eski bir İtalyan halk dansının adıdır. Rabbia kelimesi ise öfke demektir. Filmde Tarantella dansını Yüce Kardeşler örgütü, öfkeyi ise Fulvio temsil etmektedir. Film boyunca müziklerin filmin performansını arttırdığını ve daha sürükleyici bir hale soktuğunu göreceksiniz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here