Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
71

Geçtiğimiz yıllarda Dünya genelinde başta depresyon olmak üzere diğer psikolojik rahatsızlıkların da artması ile birlikte, bu rahatsızlıklara da duyulan bakış açısı da oldukça değişti ve gelişti. Eski zamanlarda psikolojisi bozuk olan yahut dengeli olmayan kişilerin akıl hastanelerinde çürüdüğü göz önüne alındığında, yaşadığımız zaman için şükrediyoruz. Örneğin, bu yazımızın da konusu olan 1865 yılında Lewis Carrol tarafından yazılmış olan Alice Harikalar Diyarında‘nın yazıldığı senelerde durum tam da böyleydi. Bu nedenle belki de Lewis Carrol bu “çocuk kitabını” yazarken, toplumun da içinde bulunduğu durumu yansıtacak şekilde birden çok psikolojik rahatsızlığa değinmiş.

Kitapta Cheshire’ın söylediği unutulmaz bir cümle vardır: “Burada hepimiz deliyiz.” Aslında bu söz, tüm kitabı muhteşem bir şekilde özetlemektedir. Nasıl mı? Aslında kitapta gördüğümüz Alice, Çılgın Şapkacı, Kırmızı Kraliçe gibi birçok karakter bir psikolojik rahatsızlığı temsil etmektedir. Hadi bunları hep beraber irdeleyelim.

1. Alice – Paranoid Şizofreni

Öncelikle kısaca şizofreniden bahsetmek gerekirse şizofreni, duygu ve düşüncede değişim ve davranışlarda sapmalara neden olan beyin yapı ve işleyişinde değişikliklerin saptandığı, kronik seyirli biyolojik bir beyin hastalığıdır. Şizofreni, kişinin dış dünyadan uzaklaştırıp içe kapanmasına neden olan ve dikkate alınması gereken bir rahatsızlıktır. Paranoid şizofrenide ise bu hastalığı yaşayanlar dengeli gibi görünseler de duygusal sorunlar, konuşmayla ilgili problemler ve katatonik belirtiler neredeyse hiç göstermezler. Ancak klinik olarak incelendiklerinde çoğunlukla paranoya sahibi, yanılgılara sahip, genellikle halüsinasyonlar gören bireylerdir. Halüsinasyonlar sesli veya görüntülü olabilir.

Konuşan hayvanlar, gülümseyen ve havaya karışabilen bir kedi, tütün ürünleri kullanan bir tırtıl, büyümeyi veyahut küçülmeyi sağlayan kekler… Ve bunların gerçek olduğuna inanmak tam olarak şizofreninin halüsinasyon belirtileridir. Zira şizofreni hastalarının gerçeklik ile olan bağlarının kopup gitmesi oldukça alışılmış bir durum.

Şizofreni aslında anormal sosyal davranışlar ile birlikte gerçekliği anlamakta ki zorlanmadır. Yaygın belirtileri arasında yanlış inanışlar, karmaşık düşünceler, hayali sesler duymak veya var olmayan şeyler görmek vardır. Nitekim bakıldığında Alice bu belirtilerin her birini göstermektedir.

2. Çılgın Şapkacı – Bipolar Bozukluk

Yine öncelikle sizlere bipolar bozukluktan bahsetmek isteriz. Bipolar bozukluk, iki uçlu duygu durum bozukluğu veya diğer bir adıyla manik-depresif hastalık; beyni etkileyerek duygu durumda, enerjide ve gündelik aktiviteleri tamamlama yetisinde bozulmaya neden olan bir hastalıktır. Günlük hayatın akışında tüm insanların duygu durumunda olağan şekilde inişler-çıkışlar gerçekleşmekteyken, bipolar bozukluk bulunan kişilerde gündelik olaylarla bağlantılı veya bağlantısız şekilde, keskin inişler-çıkışlarla hastalık kendini göstermektedir. Bu değişimler kişinin düşüncelerinde, duygularında, davranışlarında ve yaşamında etkiye neden olabilecek büyüklüğe sahiptir. Bipolar bozukluk, hastanın kendisini aşırı coşkulu (manik/hipomanik dönem), çok durgun (depresif dönem) hissettiği veya iki durumunda da bir arada bulunabileceği karma olarak adlandırılan farklı dönemlerde gözlenen hastalıktır.

Çılgın Şapkacı’nın da davranışlarında bipolar bozukluk gözlemlenebilir. Şapkacı bir anda çok mutsuz ve karamsarken, diğer bir anda dünyanın en neşeli insanı olabilmektedir. Böyle ani iniş-çıkışlar da bipolar bozukluğa sahip olan insanlarda çok sık görülür. Keza Şapkacı, yine ani öfke nöbetleri de yaşamaktadır. Bu durumda bipolar bozukluğun tanımına uygundur.

Bipolar bozukluğa bazen bir travma neden olabilir. Şapkacı’nında tüm köyünün gözleri önünde katledilmesi bu travmaya bir örnek olarak verilebilir.

3. Tırtıl – Megolomani

Öncelikle yine sizlere bu psikolojik rahatsızlıktan biraz bahsetmek istedik. Kendini olduğundan daha büyük görme eğilimi diyebileceğimiz megalomani, aslında narsistik kişilik adı verilen karakterin bir parçasıdır. Bu tür kişilerde kendilerini aşırı beğenme, üstünlük ve büyüklük hissine kapılma, başkalarının duygu ve düşüncelerini anlayamama, kendisine karşı yapılan eleştirilere katlanamayıp aşırı hassasiyet gösterme gibi özellikler vardır. Herkesten daha güzel ve başarılı olduklarını, büyük işler başarmaları gerektiğini düşünürler. Bunun yanı sıra kibir içindedirler; mesela kurallar diğer insanlar içindir ve kendilerine uygulanmamalıdır.

Absolem’in, Harikalar Diyarı’nın kahini olduğuna inanması, sürekli bilmeceler içinde konuşarak kendisini olduğundan daha akıllı gösterme çabası ve diğer canlılara kıyasla üstünlük hissetmesi gibi tavırlar tipik bir megolomani rahatsızlığının göstergesidir.

4. Kırmızı Kraliçe – Narsisizm

Günümüzün en büyük psikolojik bozukluklarından birine geldi sıra. Narsisizm, kişinin kendini beğenmesinde en zirve noktadır. Narsist kişilik bozukluğuna sahip olanlar kendini, diğer herkese kıyasla, fazlasıyla özel hissetmektedir. Kendini beğenmişliğin bir üst seviyesi olan narsisizm, boyutlarına göre kişiye zarar verebilmektedir. Narsist kişiler devamlı olarak ilgi ve övgü görmek isterler. Her zaman en iyiyi isteyip, en mükemmele ulaşmak için her şeyi göze alabilmektedirler. Toplum nezdinde zirvede gösterilmek isterler. Kendileri için çalışan bu kişiler, başkalarına saygı göstermez. Her zaman ben merkeziyetçi olan narsistler, istediğini başaramazsa büyük bir bunalıma girip, kendilerine ve çevrelerine zarar verebilirler.

Alice Harikalar Diyarında’nın beyaz perde uyarlamasında Kırmızı Kraliçe’nin kafasının bu kadar büyük olmasının asıl nedeni, bunun aslında onun narsist kişiliğine yapılan bir gönderme olmasıdır. Bu psikolojik bozukluk her ne kadar cahillik ve egoistlik ile özdeşleştirilse de ortada bir etmen daha vardır ki o da kıskançlıktır. Kırmızı Kraliçe’nin karakterine baktığımızda bu üçlüyü bir arada görebiliriz.

Kırmızı Kraliçe, sürekli Harikalar Diyarında neden sevilmediğini, neden herkesin kız kardeşini tercih ettiğini merak edip duran, kız kardeşini her şeyden çok kıskanan biridir. Lakin buna rağmen kendini herkesten üstün görür ve her şeyin en iyisinin kendisinde olduğuna inanır. Anlayacağınız tipik bir narsisizm bozukluğuna sahip birisi kendisi.

5. Beyaz Tavşan – Yaygın Anksiyete Bozukluğu 

Sizlere yine önce bu rahatsızlıktan biraz bahsedelim dedik. Yaygın Anksiyete Bozukluğu olan kişilerde ise “sürekli, aşırı ve durumla uygun olmayan bir endişe durumu” söz konusudur. Aşırı endişe, kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkiler ve hatta olağan yaşam etkinliklerini sürdürmesini engeller. Bu kişiler her durumda olası en kötü sonucu düşünürler, her şey kendi denetimlerinin dışındadır, iyi bir olasılık ya da geriye dönüş mümkün değildir. YAB’da aşırı endişe ve kaygı genellikle sağlık, aile, para ya da iş gibi konularla ilgilidir. Gerçek bir neden yokken ya da nedeni olsa bile durumla uygunsuz olan, aşırı olan denetlenemeyen nitelikteki endişe hastalığın temel belirtisidir.

Elinde saati ve endişeli bakışlarıyla Beyaz Tavşan’ı herhalde herkes biliyordur. Günümüzde birçok insan yaygın anksiyete bozukluğundan muzdarip, Beyaz Tavşan’da onların bir göstergesi olarak çıkıyor karşımıza. Gözlerde seğirme, dinlenememe, uykusuzluk, sürekli tetikte olma bu hastalığın belirtilerinden sadece birkaçı. Takdir edersiniz ki saydığımız belirtilerinde her biri Beyaz Tavşan’da mevcut.

“Yazarın Notu: Şimdi bize bu içeriği neden yazdınız diye sorarsanız eğer, psikolojik rahatsızlıklar günümüz dünyasının en büyük sağlık sorunlarından biri. Siz de herhangi bir psikolojik sorun ile boğuşuyorsanız, yalnız olmadığınızı sizlere hatırlatmak istedik.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
71

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here