Bu yazımızda sizler için masalsı bir yolculuğa çıkmak istedik ve dünya üzerinde “gerçekten” bulunan, bin bir renk tonuyla içimizi ısıtmakta başarılı konumları derledik. Adeta masallardan fırlamış gibi duran bu gerçek dünya için rota oluşturuldu. Başlayalım!

1. The Grand Prismatic Spring:

ABD’nin en büyük, dünyanın ise en büyük üçüncü kaplıcası olan Grand Prismatik Springs, Yellowstone Ulusal Parkı’nda bulunuyor. Kaplıcanın aldığı renklerse suda yaşayan ve sıcağı seven bazı bakteriler sayesinde oluşmaktadır. Bakteri ancak yine de büyük bir ilgi çekiyor ve gerçekten görkemli olduğunu söylememizde bir sakınca yok. Ve buranın 12 metre çapındaki kaplıcanın 10 katlı bir binadan daha derin ve bir futbol sahasından daha uzun olduğu söyleniyor.

2. Hokkaido Adası – Çiçek tarlaları:

Japonya’nın en büyük ikinci adası olan ve ülkenin yaklaşık beşte birini oluşturan Hokkaido Adası büyüleyici bir doğaya sahip. Özellikle ormanları, doğası ve bitki örtüsüyle ziyaretçilere bambaşka bir deneyim yaşatıyor. Ada aynı zamanda lavantaların, lalelerin, günebakanların ve kiraz ağaçlarının çoğunlukta olduğu çiçek tarlalarıyla ünlüdür. Bu nedenle ada, eşsiz doğasının yanı sıra çiçek tarlalarıyla her yıl milyonlarca turist çekiyor. Çiçek tarlaları doğal bir efekt görünümü yaratıyor ve doğanın bin bir rengiyle büyülüyor. Turistler tarlaların arasından yapılan özel yolları kullanarak renklerin arasında büyülü yolculuklara çıkma fırsatı yakalayabiliyorlar.

3. Kırmızı Plaj:

Çin’in Dawa Bölgesi’nde Panjin şehrinde bulunan Kırmızı Plaj görkemli yapısına karşı bir nevi küçük bir hayal kırıklığı. Çünkü isminin aksine kumlardan değil kırmızı sazlık bir alandan oluşuyor. 132 metrekarelik alana yayılan plaj her sonbahar kırmızıya bürünüyor. Rengini ise tuzlu alkali ortamla oluşan bir bitkiden alıyor. Plajı görmek isteyenler için üzerine inşa edilmiş yaklaşık 2 kilometrelik bir iskele yer almaktadır.

4. Şafşavan Şehri:

Fas’ta bulunan şehir 1471’de kurulsa da aslında 1492’ye kadar mavi değildi. O dönem İspanya’dan kaçıp şehre gelen Yahudileri evlerini maviye boyadılar. Tanrı’ya bir saygı göstergesi olarak kullandıkları mavi renk şehrin kimliği haline geldi ve duvarlardan eşyalara her şey zamanla maviye büründü. Mavi bir huydur onlarda! Şimdilerde şehrin sokakları fotoğraf çektirmek için sıra bekleyen insanlarla dolacak kadar popülerleştiğini söylemek mümkün.

5. Waitomo Mağarası:

Yeni Zelanda’ya özgü ateş böceği benzeri ancak biraz farklı olan böcekler Waitomo Mağarası’nı eşsiz bir mağara haline getiriyor. Arachnocampa luminosa adı verilen bu farklı tür böcekler sayesinde mağara ışıl ışıl büyüleyici bir hal almaktadır.

6. Zhangye Ulusal Jeopark:

Çin’de Zhangye Ulusal Jeopark’ta bulunan Gökkuşağı Dağları benzersiz bir görünüm sunuyor. Çin’in kaya oluşumları nedeniyle rengarenk görünüyor. Ziyaretçiler dağları parktaki dört ayrı platformdan görebiliyorlar.

7. Mendenhall Buz Mağarası:

Alaska’nın başkenti Juneau şehir merkezine 21 kilometre uzaklıkta bulunan Mendenhall Buz Mağarası mavinin yüzlerce tonunu bir arada sunuyor. 12 kilometre uzunluğundaki Mendenhall buzulunun içinde yer alan mağaraya girmekse cesaret istiyor. Ancak iklim şartları nedeniyle buzul her geçen yıl biraz daha eriyor. Bu yüzden uzmanların bir rehber eşliğinde içine girilmesi gerektiğini ve oldukça tehlikeli olabileceğini söyledikleri bilinmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here