Harry Potter serisinin uzun beyaz sakallı ve yer yer çocuksu tavırları ile en sevilen karakterleri arasında Albus Dumbledore. Çoğu otorite tarafından gelmiş geçmiş en büyük büyücü olarak anılıyor. Klasik iyi büyücü özelliklerinin tamamını barındıran bu karakteri serinin başından sonuna kadar nefes nefese takip edebiliyoruz.

Melez bir aileden gelen profesör, Hogwarts’a geldikten sonra çok büyük bir büyücü olacağının sinyallerini vermeye başlar. Daha genç yaşlarda tarihin en büyük karanlık büyücülerinden olacak olan Grindelwald ile arkadaşlık etmektedir. Ancak bu arkadaşlık Albus’u pek çok açıdan yaralar. Muggle karşıtı düşünceleri Grindelwald ile paylaşır. Bu sert düşünce yapısının kendisine zarar verdiğini ilerleyen yıllarda Harry’e itiraf eder profesör. O yıllarda Grindelwald ile beraber Ölüm Yadigarları’nı aramaya çıkmayı planlarlar. Ancak Dumbledore’un annesinin ölümü ve babasının Azkaban’a yollanması sebebi ile kardeşi Ariana’yı da yanına alması gerekir. Bu fikir Grindelwald’ın hiç hoşuna gitmez. Bardağı taşıran bu son damla ile bir düello doğar. Profesör Dumbledore, erkek kardeşi ve Grindelwald arasında yapılan düello sonucunda profesör kardeşi Ariana’yı kaybeder. Bu büyünün kim tarafından yapıldığı ise hiç bir zaman anlaşılamaz. Ölümün ardından her türlü kötülüğe karşı savaşmaya başlayan Dumbledore, kendisini de oldukça kötü etkileyen Grindelwald ile 1945 yılında tekrar karşı karşıya gelir. En büyük düellolardan biri olduğu söylenen bu karşılaşma da kazanan taraf Albus Dumbledore olur. Böylece Mürver Asa da Dumbledore’a geçer. Bu galibiyet ile beraber prestiji artan büyücü, yaptığı simya çalışmaları ile de en büyük büyücülerden olduğunu kanıtlamıştır. Ejderha kanının on iki farklı kullanım yolunu bulması ve ayrıca Gubrathia (sönmeyen) ateşi yakabilmesi de yaptığı simya çalışmalarındandır. Bazı kaynaklara göre Felsefe Taşı’nın da yapımında çalışmıştır. Ancak bu teoride tarihler arasında bir uyuşmazlık bulunmakta. Nicholas Flamel tarafından yapıldığı bilinen Felsefe Taşı’nın çalışmaları Dumbledore’un doğduğu tarihten önceye denk gelmektedir. Çikolatalı Kurbağa kartlarına bakıldığında sadece Nicholas Flamel ile çalıştığı yazmaktadır.

Mezun olduğu Hogwarts’a, Biçim Değiştirme Profesörü olarak geri dönen profesör uzun yıllar bu okulun müdürlüğünü de yapar. Öğrenci olduğu zamanlar bir Gryffindor olan Albus, aynı zamanda Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nın kurucusu, Büyüceşura’nın Başbüyücüsü ve Uluslararası Büyücüler Konfedarasyonu’nun başkanlığını da üstlenmiştir. Asa kullanmasına gerek kalmadan büyü yapabilen, ayrıca aynı şekilde pelerin kullanmadan görünmez olabilen nadir büyücülerdendir. Patronus’unun ise “Anka Kuşu” olduğu serinin yazarı J. K. Rowling tarafından doğrulandı.

En büyük düşmanlarından Voldemort kendisini “Kanı bozuk ve muggle halkının şampiyonu” olarak tanımlıyor. Hayatı boyunca karanlık büyücülere karşı büyük bir savaş vermiş ancak son düşmanlarından Voldemort’u devirme görevini Harry Potter’a bırakması gerekmiştir. Yaptığı zekice planlarla Potter’ın işini kolaylaştırmış olan Albus buna rağmen  kendi hayatını kurtaramadı. Vücudunda bulunan zehir yüzünden kendi dileği ile Snape tarafından öldürüldü.

Albus Dumbledore’u ilk ilki filmde Richard Harris canlandırmış ancak daha sonra hayata gözlerini yumması sebebi ile karakteri Michael Gambon devralmıştır.