Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
111

Albert Camus, Cezayir asıllı Fransız yazar ve filozof. Dünyayı yorumlayışı ise yaşamın saçmalığı ve anlamsızlığı üzerine bir kavrama çabası.

Camus, kelimeleri kendi süzgeciyle yoğunlaştıran bir filozof ve ona ait olanlar garip bir şekilde zihinlerde bir yere kazınıyor. Varoluşçuluk ve absürdizm akımının temsilcileri arasında anılır. Fakat Camus, kendini herhangi bir kalıbın içinde tanımlamaz. Kendi tanımlaması ise şu şekildedir:

“Ben, kendi hesabıma insanlığın yüz karasıyla savaşmaktan geri kalmadım, katı yürekli insanlardan tiksindiğim kadar hiçbir şeyden tiksinmedim.”

Diyor ve ekliyor:

“Şu var ki en koyu umutsuzluğumuz içinde, bu umutsuzluğu aşmanın yollarını aradım. Bunu da iyiliğimden, herkesten daha üstün ruhlu olduğumdan yapmış değilim. Ama ben doğuştan içimde taşıdığım bir sezgi ışığına bağlıyım. Bu sezgiyle insanlar binlerce yıldır yaşamı en büyük acılar içinde bile sevmesini bilmişlerdir.”(*)

20. yüzyılın en düşündürten yazarlarından bir olduğu da tartışılmaz bir gerçektir.


“Yaşama nedeni denilen şey, aynı zamanda çok güzel bir ölme nedenidir de!”

– Sisifos Söyleni

“Dünyadaki kötülük neredeyse her zaman cehaletten kaynaklanır ve eğer aydınlatılmamışsa, iyi niyet de kötülük kadar zarar verebilir.”

– Veba

“Herkes, her ne pahasına olursa olsun, masum olmak dileğinde, hatta bunun için tüm insan soyunu ve Tanrı’yı suçlamak gerekse bile”

– Düşüş

“Beni mahkum eden, insanların adaletidir.”

– Yabancı

“Hatırlamak için yavaşlar, unutmak için hızlanırız”

– Veba


Bütün büyük eylemlerin, bütün büyük düşüncelerin önemsiz bir başlangıcı vardır.

– Sisifos Söyleni


“Ama hayır, insan acı çekmeyi ya da uzun süre mutlu olmayı beceremiyor. Böylece, değecek hiçbir şeyi beceremiyor.”

– Veba

İnsan düşüncesinin bir anlam taşıyabilecek biricik tarihini yazmak gerekseydi, yapılacak şey birbirinin kovalayan pişmanlıklarının ve güçsüzlüklerinin tarihini yazmak olurdu.

– Sisifos Söyleni


“…hepimiz, yargıç olduğumuza göre, hepimiz suçluyuz birbirmizin karşısında; kendi zavallı halimize uygun düşen biçimde çarmıha gerilen, neden olduğunu da bilmeyen birer “isa”yız, herbirimiz…”

– Düşüş

“Dekorların yıkıldığı olur. Yataktan kalkma, tramvay, dört saat çalışma, yemek, uyku ve aynı uyum içinde salı çarşamba perşembe cuma cumartesi, çoğu kez kolaylıkla izlenir bu yol. Yalnız bir gün ‘neden?’ yükselir ve her şey bu şaşkınlık kokan bıkkınlık içinde başlar. ‘Başlar’, işte bu önemli. Bıkkınlık, makinemsi bir yaşamın edimlerinin sonundadır, ama aynı zamanda bilincin devinimini başlatır. Onu uyandırır, gerisine yol açar. Gerisi, bilinçsiz olarak yeniden zincire dönüş ya da kesin uyanıştır. Uyanışın ardından da sonuç gelir zamanla:
İntihar ya da iyileşme.”

– Sisifos Söyleni

(*) Yabancı kitabının önsözünden alıntıdır.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
111

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here