Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

Muğla’nın Gökova Körfezi‘nin doğu ucunda yer alan Akyaka doğal güzellikleriyle ve eşsiz mimariye sahip evleriyle yerli ve yabancı turistlerin uğradığı önemli turizm merkezi haline gelmeye başladı.

Akyaka aslında antik çağlardan beri üzerinde yerleşim olduğuna inanılan ancak keşfedilmesi ancak 1970‘lere dayanan öncesinde ise yalnızca ufak bir balıkçı kasabası olarak bilinen bir yerdir. Geniş çaplı turizm hareketlerine başlanması ancak 1980’leri bulan saklı bir cennettir.

Çevre il ve ilçelerden ve büyük şehirlerden gelen ziyaretçiler Akyaka’nın bakir doğası, yazın bile hiç kesilmeyen meltemi için Akyaka’da yazlık evler, turistik tesisler inşa etmeye başlamışlardır. Ancak Akyaka’nın bu turistik hale gelmesinde en büyük pay tabi ki Nail Çakırhan’ın oluyor. Ula doğumlu gazeteci, şair, uluslararası ödüllü mimar ve restoratör Nail Çakırhan’ın, Ula evlerinin geleneksel mimarisini araştırarak kendi yorumunu ve zevkini de katarak Akyaka’da kendisine yaptırdığı Ula tarzı ev çok beğenilmiş ve bütün bölge halkının beğenisini kazanmıştır. Daha sonra kent mimarisinin şekillenmesinde önemli rol oynayacak ilk adımlar böylece atılmış olmuştur. Bu çalışmasıyla 1983 yılında dünyanın en saygın mimarlık ödüllerinden biri olan Ağa Han Uluslararası Mimarlık Ödülü’nün de sahibi olan Nail Çakırhan mimarlık eğitimi görmemiş ilk kişi olma özelliğine sahiptir.

Günümüzde hala devam ettirilen tek tip mimari zorunluluğu ile Akyaka kendine özgü mimariye sahip evleriyle göze çarpıyor. Yenileri inşa edilmeye devam eden eskileri ise özenle restore edilen bu estetik evlere yakından bir göz atalım.

Öncelikle mimari özellikleriyle ön plana çıkan ahşap Akyaka evlerinin her biri bitişik yapılaşma olmadığı için kendi bahçesine sahiptir. Genellikle begonvillerin sarmaladığı ve çamlarla çevrili bu şirin evler dantel gibi işlenmiş ahşap oymalarla süslüdür.

Mimari olarak incelendiğinde bölgenin ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde dış ve iç mimarisi düşünülerek inşa edilmişlerdir. Genellikle 2 katlı bir şekilde inşa edilen bu evler, ahşap ve taş malzemelerin birleşiminden oluşurlar. İç kısımlarda her an gelebilecek misafirlerin ağırlanması için elmalık denilen raflar kullanılırken, bu raflarda yataklar ve yorganlar hazır tutulur. Gün içerisinde sürekli kullanılacak ihtiyaçların karşılanması için elmalık raflarının altında bulunan serpençlik kısımları, antik dönemlerde kullanılan taşların çizgisini ortaya çıkarır.

Bol pencere yapısı ile inşa edilen evler, güneş ışığından daha fazla yararlanmayı sağlarken, görsel olarak da otururken dışarıyı görme imkânı sağlar. Ahşap çatılı, verandalı ve ahşap balkonlarıyla göze çarparlar. Bu balkonlarda sebzeler, protein değerinin düşürmeden kurutulması için sonbaharda tırabzanlara asılır, kışlık sebze ihtiyacının karşılanması sağlanırmış.

Ula evlerinin bir diğer önemli tarafı çok gelişmiş ahşap işçiliğine sahip olmalarıdır. Dolap kapakları, tavan işlerine kadar hep oymalı, hep süslemeli detaylar görürüz.

Günümüzde turizme kazandırılmış ve genellikle konaklama işletmesi olarak kullanılan bu evler her daim temiz tutulan dış görüntüleri ile gurur verici bir tablo sergiliyorlar. Doğayla uyum içinde yaşam süren ve Akyaka’yı farklı kılan özelliklerin başında gelen eşsiz Akkaya evlerinde kendinizi bir masal diyarında hissedeceksiniz.

Kaynak: 1,2

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here