Baby Driver filmi yani Türkçe ismiyle “Tam Gaz” olarak 30 Haziran 2017’de vizyona giren filmin senaryosunu ve yönetmenliğini Edgar Wright üstleniyor başrol de ise “Aynı Yıldızın Altında” filminden tanıdığımız Ansel Elgort var. Filmin genel olarak ilham kaynağı ise yine Wright’ın yönetmenliğini yaptığı Mint Royale’in, Blue Song isimli şarkısının klibi olmuş. Hatta filmin içinde de, Baby dairesinde televizyon izlerken, bu klipten kısa bir parçayı görebilirsiniz.

Filmin konusuna gelecek olursak Baby (Ansel Elgort) isimli bir genç, yaşına rağmen oldukça yetenekli bir sürücüdür ve banka soyguncuları için şoförlük yapmaktadır. Genç yaşı ve görünümü nedeniyle de “Baby” lakabını almıştır. Bu noktada altını çizmemiz gereken konu ise Baby’nin tam bir müzik bağımlısı olması! Hatta filmin ilerleyen zamanlarında heyecan dolu aksiyon sahnelerinin ortasında hızlı ve bebeksi şoförümüz Baby, en olmadık yerlerde müzik dinleyemediği için arabayı süremez hale geliyor. Bu durum ilk başlarda şaşırtsa da sonradan filmin aslında sıradan aksiyon filmlerinin aksine içinde barındırdığı müthiş şarkılarla ve filmin çoğu zaman şarkıların ritmine göre ilerliyor olması insana cidden “vay be” dedirtiyor. Hatta film biter bitmez hemen filmin soundtrack listesine ulaşıp şarkıları tekrar tekrar dinlemek istiyorsunuz.

Tam olarak şuradan filmin ilk 6 dakikasına ulaşarak ne demek istediğimizi anlayacak ve bize hak vereceksiniz:

Filmin ilk 6 dakikasından ve adından da anlaşılabileceği üzere film çoğunlukla arabanın içerisinde geçiyor. Tabii bu durumda tüm ana karakterler film çekimleri sırasında çoğunlukla arabada bulunduğu için yönetmen Edgar Wright, oyuncularla arasında kopukluk oluşmaması açısından kendini çekim arabasına bağlatmış! Filmin oyuncularından biri olan Jon Hamm, bu konuyla ilgili “sürekli güneşin altında yanmış bir kuklaya bakarak oynamak zorunda kaldım” diye küçük bir espri yapmış. John Bey’in kendisine dair böyle bir benzetmede bulunmasını yönetmenimiz nasıl karşıladı bilemiyoruz tabi.

Elbette filmde Baby’nin sürekli müzik dinliyor olmasının ve bunu vazgeçilmez bir alışkanlık haline getirmesinin bir sebebi var; Tinnitus Hastalığı. Yani genel ismiyle “kulak çınlaması” ama öyle “kulağım çınladı acaba kim benim hakkımda konuşuyor” tarzı bir şey değil sürekli olarak devam ediyor. Hatta filmde, Baby’nin kulağının çınlamasını çoğu sahnede biz de hissedebiliyoruz. Bu çınlamanın sebebi ise Baby’nin anne babasının da ölümüne sebep olan trafik kazası.

Sanılmasın ki film sadece aksiyon ve suç sahneleri ağırlıklı, Baby’nin annesinin ölmeden önce çalıştığı restorantta çalışan garsonlardan birisi olan Deborah’ın filme dahil olmasından itibaren çok sevimli romantik sahneler izleme fırsatı da yaşatmış bizlere yönetmenimiz Edgar Wright.

Film hakkında ki birtakım detaylardan bahsetmeyi burada sonlandırıyoruz ki istemeden de olsa spoiler verip hevesinizi kaçırmayalım. Fakat sadece müzikleri ve Baby’nin 2006 model Subarusu’nun yollarda nasıl döne döne, kıvrıla kıvrıla ilerlediğini görmek için dahi olsa 1 saat 52 dakikanızı ayırabilirsiniz. Filmi izleyip izlemeyeceğinize daha kolay verebilmeniz için son olarak da filmin fragmanını buraya bırakıyoruz:

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here