Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

Dada, bir üretim alanı hayali ve savaş yılları arasında yer buldu kendine. Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkımın insan ve sanatçılar üzerindeki yansımasıyla temelleri atılan Dadaizm, sanatçıların burjuvaziye ve burjuva entellektüelliğine karşı gösterdiği bir duruştu aslında. Bu başkaldırı; her türlü tepkinin gerçek olduğu bir oyun alanı, farklı ifadeler yaratma süreciydi. Ayrıca sanatı bütünüyle kucaklayan bir ifade biçimi olduğunu da söyleyebiliriz. Bizlere, sanata kişisel değil de kolektif bakabilmeyi öğreten, hep bir arayış içerisinde bulunan Dada akımı için yenilik; malzeme ve fikrin birleşimiydi.

Bakış açısının değişmesiyle daha önce taş, metal, ahşap gibi geleneksel malzemelerin kullanımına alışık olduğumuz heykel sanatında, bu başkaldırı ile birlikte hazır nesneler kullanıldı. Bu malzemeler bir kürek, tarak, bisiklet tekerleği, ütü veya ahşap bir peruk mankeni oldu. Malzemeler genel olarak günlük hayatımızda kullandığımız nesneler olup bizden izler taşıyan ve herkes için aynı işlevi gören objelerdir.

Hepimizin hayatında eşit yere sahip nesneyi, yolumuzun üzerindeki bir sanat galerisinde olduğu gibi ya da üzerinde yapılmış birkaç değişiklik ile görseniz ne düşünürdünüz?

 ”Raoul Hausmann’ın Mekanik Kafası, Dadacıların ‘’aklın iflası’’ olarak gördüğü savaş ve saldırganlık ruhunun bir tür simgesidir. Berberlerin peruk takmak için kullandığı tahta kafanın üzerindeki mezura rasyonel akla göndermede bulunurken, tepesindeki metal asker bardağı savaşı çağrıştırmaktadır. Bir kulağındaki baskı rulosu, diğer kulağında bir kameranın vidalarını taşıyan tahta kafanın ensesinde cüzdan durmaktadır. Bütün bu buluntu nesneleri Hausmann, ‘’önemsiz dış etkenlerle şekillenen insan bilincini’’ gözler önüne sermek amacıyla bir araya getirmiştir.”- Ahu Antmen

Mekanik Kafa (Zamanımızın Ruhu), 1965, buluntu nesnelerle asamblaj

Şu an incelediğimiz Raoul Hausmann imzalı ”Mekanik Kafa”, ilk bakışta insanı şaşkınlığa uğratabilir. Üzerinde gerçekten güncel hayatta aşina olduğumuz nesneler bulunmakta. Ama ilk bakışta bu nesnelerin neden bir arada kullanıldığını bilememekteyiz. Güncel olayların bütün yaşamı etkilediği gibi sanat tarihini de etkilediğini yaptığımız okumalar ile söyleyebiliriz. Özellikle 1960 sonrası sanatta bunu daha sık görmekteyiz. 1960’lı yıllarda karşımıza çıkacak sanatın Dada eğilimli olduğu da açıktır. Bu eserde güncelde yaşanmış olayların farklı nesnelerin kullanımı ile temsilini görüyoruz. Birleştirilen malzemeleri ilk başta bağdaştıramayız, bu zaten Dada’nın ön gördüğü ve istediği bir şeydir. Sanat yapıtlarının kendi içerisinde birbirleriyle olan ahengi, akımın sınırları içerisinde istemediği bir şey olmuştur.  Akımın temeli oluşturan ”Aklın İflası” düşüncesini bütünüyle birbirinden farklı nesneler ile yansıtması izleyiciyi düşünmeye iter. İlk başta anlamsız gelen bu nesneler, zamanla anlamlı ve birbirini tamamlayan unsurlar haline gelecektir. Hausmann’ın önemsiz dış etkenler olarak nitelendirdikleri, aslında hayatın temelini oluşturan şeylerin temsilleridir. Bir cüzdanla belki de paranın temsilini yapan sanatçı, soyut bir kavram olan zamanı bir cep saati parçasıyla; düşünce gücünü ise bir mezura ile temsil etmiştir. 20. yüzyıl sanatı Mekanik Kafa gibi bir çok eserle doludur. En bilindik örnek Duchamp tarafından verilmiştir ve Çeşme olarak bilinmektedir. Man Ray‘in Hediye adlı eserini düşündüğümüzde Dadaizm’i anlamak daha kolay olacaktır. Peki bir galeride göreceğimiz benliğinden soyutlanmış bu nesneler bize ne hissettirecek? Bunu daima merak edeceğiz.

 

Kaynaklar:

Heykel Sanatında Hazır Nesne Kullanımı, yüksek lisans tezi, Ufuk Güneş Taşkın,2017

Tarihsel Süreç İçinde Heykel Formu, Yard. Doç. Nesrin Karaca

ANTMEN, AHU, 20. Yüzyıl Batı Sanatı Akımları, Sel Yayıncılık, 2008

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here