Caz Birinci Dünya Savaşı’na kadar New Orleans ve çevresindeki halkın müziği idi. Ancak birkaç yüz müzisyenin uğraştığı, yaklaşık olarak elli bin civarında dinleyicisi olan bir türdü. Dinleyicilerin çoğunluğu Delta Bölgesi’nin yoksulluk içinde çalışan siyahlarıydı. 1920’ye doğru, bütün Birleşik Devletler’de bilinen ve kötü taklit edilen bir duruma geldi. On yıl sonra Avrupa’nın büyük kentlerinde hem dinleniyor hem de icra ediliyordu. 1940’a doğru bütün dünyada tanınıyordu. 60’lara gelindiği zaman ise dünyanın her yerinde önemli bir müzik türü, bir sanat tarzı olarak benimsendi…

Kuşkusuz ki şu anda ya da geçmişte cazın, ABD’inde bile tam anlamıyla popüler bir müzik türü olduğunu söylemek yanlış olur. Fakat zaman zaman, cazdan çıkarılan birçok unsurun popüler müzikte kullanıldığı açıktır. Caz, çevresindeki bütün müzik türlerini şekillendirmeye devam etmektedir. Popüler müziğin caz temelleri üzerine kurulduğunu söylemek yerinde olur…

Caz sanatına tutarlı bir yaklaşımda bulunabilmek için kökenlerinden birine, yani Afrika müziğine inmek gerekir. Afrika kültürlerinin bazı ortak yanları vardır. Bunlardan biri de, kabilelerinde topluluk bilincinin yüksek oluşudur. Doğum, ölüm, evlilik, cinsellik büyük topluluğu ilgilendirir. Kabile insanı için müzik, kabilesi, ailesi ve çevresi hakkındaki duygularını ifade etmenin yoludur. Afrika’da yalnızca estetik zevki için yapılan müzik yok denecek kadar azdır. Afrika müziğinin hemen hemen tamamının dinsel ve toplumsal işlevi vardır. Yani müzik başka bir işe çerçeve teşkil eder ya da ona yoğunluk katar. Bu durumda Afrika müziğinin kökeni iş olmakta ve Plehanov bu bağlamda haklı çıkmaktadır.

Afrika müziğinde en önemli gelenek iş şarkıları geleneğidir. İş şarkıları ise, her iş için ayrıdır. Bu müzik her şeyden önce bir vokal müziğidir. Vokal müziğinin egemenliğine karşın enstrümantal müzik de vardır. Ayrıca Afrika müziği temelde ritmiktir. Çarpraz ritim adı verilen bu tarz oldukça karmaşık ve zordur. Cazda tesirini sürdüren bir başka Afrika özelliği ise bir şarkının bir bölümünün tekrar edilmesidir.

Siyah Amerikalı kölelerin, içinde geliştirdikleri beyaz kültüründen oldukça farklı bir kültür meydana getirdiklerini kabullenmek gerekir. Amerika’ya getirilen siyahlar önceleri Afrika’dan getirdikleri müzik anlayışını alabildiğine devam ettirmişlerdir. Birleşik Devletler’in güneyinde dvullar ve çok ses çıkaran hornlar, isyan amacı ile haberleşmek için kullanabilir gerekçesiyle yasaklanmıştır. Kuzeyde ise köleler korkulacak sayıda olmadıklarından, Afrika’dakilere çok benzeten bir biçim ve dans festivalleri düzenlemelerine izin verilmiştir.

Bu yazımızda Erdal Göksoy’un “Dünden Bugüne Caz” kitabı kaynak alınmıştır.