Fantastik Canavarlar’ı tanıttığımız serimiz kaldığı yerden devam ediyor. Serinin ilk yazısını okumak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

Newt Scamander’in Kaleminden Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?

DRAGON (EJDERHA) XXXX

Belki de sihirli canavarların en ünlüsü olan ejderhalar, en zor saklananlar arasındadır. Dişiler genellikle erkeklerden daha büyük ve daha saldırgan olur, ama gene de her iki cinse de sadece büyük beceri sahibi ve eğitilmiş büyücülerden başkası yaklaşmamalıdır. Ejderha derisi, kanı, yüreği, karaciğeri ve boynuzu son derece sihirli özelliklere sahiptir, ancak ejderha yumurtaları A Sınıfı Ticareti Yapılmaz Mallar olarak tanımlanır. On tür ejderha vardır, ne var ki bunların zaman zaman aralarında çiftleşmesi sonucu ender rastlanır kırmalar elde edilir. Safkan ejderhalar şunlardır:

ANTİPODEAN OPALEYE (ÖBÜRUÇ OPALGÖZÜ)

Opalgöz, Yeni Zelanda’nın yerlisidir, ancak kendi memleketindeki alanlar azalınca Avustralya’ya göçtüğü de bilinir. Bir ejderha için alışılmadık biçimde, dağlar yerine vadilerde yaşar. Orta boydadır (iki ilâ üç ton). Yanardöner, inci gibi pulları ve ona adını veren parlak, çok-renkli, gözbebeksiz gözleriyle, belki de en güzel ejderha tipidir. Çok canlı kırmızı bir alev çıkartır ama ejderha standartlarına göre pek saldırgan sayılmaz ve karnı aç değilse nadiren öldürür.

En sevdiği yiyecek koyunlar olsa da, daha büyük avlara saldırdığı da görülmüştür. 1970’li yılların sonundaki kanguru ölümleri dalgası, baskın bir dişi tarafından yurdundan sürülmüş erkek bir Opalgöz’den bilinmişti. Opalgöz yumurtaları açık gridir ve dikkatsiz Muggle’lar tarafından fosil sanılabilir.

CHINESE FIREBALL (ÇİN ATEŞTOPU)

(Bazen aslanejderha olarak bilinir)

Doğu’ya özgü tek ejderhanın son derece çarpıcı bir görünüşü vardır. Kırmızı ve düzgün pulludur, küçük kalkık burunlu yüzünün çevresinde altın dikenlerden tuhaf bir saçak ve adamakıllı pırtlak gözleri vardır. Ateştopu adını, kızdırıldığı zaman burun deliklerinden fışkıran mantar şeklindeki alevden almıştır. İki ilâ dört ton arası ağırlıktadır, dişisi erkeğinden daha büyüktür Yumurtaları altın benekli parlak koyu kırmızıdır ve Çin büyücülerinin yararlandığı kabuklarına çok değer verilir. Ateştopu saldırgandır ama kendi türüne karşı çoğu ejderhadan daha hoşgörülü davranır, bazen kendi bölgesini başka bir, hatta iki ejderhayla paylaşmaya razı olur. Ateştopu çoğu memeliyi yer ama domuzlarla insanları tercih eder.

COMMON WELSH GREEN (SIRADAN GAL YEŞİLİ)

Gal Yeşili, yurdunun yemyeşil otlarıyla bütünleşse de, yuvasını, varlığını sürdürmesi için ona özel bir bölgenin ayrıldığı yüksek dağlarda kurar. Ilfracombe Olayı’nı saymazsak, ejderhaların en az sorun çıkaranlarındandır. O da Opalgöz gibi koyunları tercih eder ve kışkırtılmadığı sürece insanlardan özenle uzak durur. Gal Yeşili’nin kolayca tanınabilen ve şaşırtıcı şekilde ahenkli bir kükremesi vardır. Ateşi ince fıskiyeler halinde püskürtür. Gal Yeşili’nin yumurtaları, yeşil benekli toprak kahverengisidir.

HEBRIDEAN BLACK (HEBRİD SİYAHI)

Britanya’nın diğer yerel ejderhası, Gal’li arkadaşından daha saldırgandır. Her Hebrid Siyahı’na yaklaşık iki yüz elli kilometrekarelik bir bölge gerekir. Uzunluğu dokuz metre civarında olan Hebrid Siyahı, sert pullu, parlak mor gözlüdür, sırtında bir sıra sığ ama ustura keskinliğinde pütür vardır. Kuyruğunun ucunda ok biçiminde bir diken bulunur, kanatları yarasa kanatlarına benzer. Hebrid Siyahı daha çok geyiklerle beslenir, ama zaman zaman büyük köpekleri ve hatta sığırları yakaladığı da görülmüştür. Yüzyıllardır Hebrid’lerde oturan büyücü MacFusty klanı, geleneksel olarak kendi yerli ejderhalarının idaresini üstlenmiştir.

HUNGARIAN HORNTAIL (MACAR BOYNUZKUYRUK)

Bütün ejderha soylarının en tehlikelisi sayılan Macar Boynuzkuyruk’un siyah pulları vardır, kertenkeleye benzer. Gözleri sarı, boynuzları bronzdur ve uzun kuyruğundan yine bronz renkte dikenler çıkar. Boynuzkuyruk ateşi en uzun mesafeye soluyan ejderhalardan biridir (on beş metreye kadar) Yumurtaları çimento rengi ve çok sert kabukludur. Yavrular, dikenleri daha doğdukları anda bile iyice gelişmiş olan kuyruklarıyla kabuğa vurarak dışarı çıkar. Macar Boynuzkuyruk keçilerle, koyunlarla ve mümkün olduğu zamanlarda insanlarla beslenir.

NORWEGIAN RIDGEBACK (NORVEÇ PÜTÜRLÜSÜ)

Norveç Pütürlüsü birçok yönden Boynuzkuyruk’a benzer, ancak onun kuyruk dikenleri yerine, sırtında çok belirgin kapkara pütürler vardır. Kendi türüne karşı haddinden fazla saldırgan olan Pütürlü, günümüzde gittikçe daha ender rastlanan ejderha soylarından biri haline gelmiştir. Büyük kara memelilerinin çoğu türüne saldırdığı bilinir ve bir ejderha için sıradışı olsa da, suda yaşayan yaratıkları da yer. Kanıtlanmamış bir raporda, bir Pütürlü’nün 1802’de Norveç açıklarında bir balina yavrusunu kapıp götürdüğü öne sürülmektedir. Pütürlü yumurtaları siyahtır, yavrular da ateş soluma yeteneklerini diğer cinslerin yavrularından daha çabuk geliştirir (bir ilâ üç ay).

PERUVIAN VIPERTOOTH (PERU ZEHİRDİŞLİSİ)

Bilinen bütün ejderhaların en küçüğü ve en hızlı uçanıdır. Topu topu beş metre uzunluğunda olan Peru Zehirdişlisi pürüzsüz pullu, siyah pütürcükleri olan, bakır renkli bir ejderhadır. Boynuzları kısa, dişleri son derece zehirlidir. Gerçi Zehirdişli’nin keçiler ve ineklerle beslenmeye de hiç itirazı yoktur ama insanlardan öyle hoşlanır ki, Uluslararası Büyücüler Konfederasyonu on dokuzuncu yüzyıl sonlarında ürkütücü bir hızla artan Zehirdişli sayısını azaltmak için yok ediciler göndermek zorunda kalmıştır.

 

ROMANIAN LONGHORN (ROMEN UZUNBOYNUZ)

Uzunboynuz’un koyu yeşil pulları ve avını kızartmadan önce deşerken kullandığı uzun, parlak altın renkte boynuzları vardır. Bu boynuzlar toz haline getirildiğinde iksir malzemesi olarak çok değer kazanır. Uzunboynuz’un anayurdu artık dünyanın en önemli ejderha koruma alanı haline gelmiştir, her milliyetten büyücü burada çeşit çeşit ejderhayı yakından inceleyebilir. Boynuzlarının ticareti yapıldığı için sayıları çok azaldığından, son yıllarda yoğun bir Uzunboynuz yetiştirme programı uygulanmıştır, boynuzları da artık C Sınıfı Ticareti Yapılır Madde olarak tanımlanmaktadır.

 

SWEDISH SHORT-SNOUT (İSVEÇ KISABURNU)

İsveç Kısaburnu, derisi koruyucu eldiven ve kalkan yapımında kullanılan, gümüşi mavi, güzel bir ejderhadır. Burun deliklerinden fışkıran alev parlak mavidir ve keresteyi de, kemiği de birkaç saniyede küle dönüştürebilir. Kısaburun’un insan öldürme sabıkası çoğu ejderhaya göre daha azdır, ama yabanıl ve insan ayağı değmemiş dağlık bölgelerde yaşamayı tercih ettiği için bu da onun marifeti sayılamaz.

UKRANIAN IRONBELLY (UKRAYNA DEMİRGÖBEĞİ)

En büyük ejderha türü olan Demirgöbek’in altı ton ağırlığa ulaştığı bilinir. Toparlak olan ve Zehirdişli’yle Uzunboynuz’dan daha yavaş uçan Demirgöbek, buna rağmen son derece tehlikelidir, konduğu yerleşim yerlerini ezecek yapıdadır. Pulları metalimsi bir gridir, gözleri koyu kırmızıdır, tırnakları da pek uzun ve yırtıcıdır. Demirgöbek’lerin bir tanesi 1799’da Karadeniz’den (neyse ki boş olan) bir yelkenliyi kapıp götürdüğünden beri, Ukrayna büyücülük yetkilileri tarafından sürekli gözaltında tutulmaktadır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here