Conviction, Türkiye vizyon adıyla Mahkumiyet; Tony Goldwyn‘ın yönetmenliğini üstlendiği, senaryosunu Pamela Gray‘ın kalem aldığı gerçek hayattan uyarlanmış bir filmdir. Başrollerini Hilary Swank, Sam Rockwell, Juliette Lewis ve Peter Gallagher‘ın paylaştığı yapım; 80’li yıllarda iftira sonucunda üzerine kalan bir cinayet sonrası hapse giren Kenny Waters (Sam Rockweel)‘ın ve onu hapisten kurtarmak için hayatını bu yola adayan kardeşi Betty Anne Waters (Hilary Swank)‘ın hayatını konu edinir.

Filmin gerçek bir hikâyeden uyarlanmış olması etkileyiciliğini arttıran ve çıkarılacak dersleri pekiştiren bir etken olması bakımından değerlidir. Filmde Betty’nin mücadelesini diğer filmlerden ayıran, ömrünü abisinin masum olduğunu kanıtlamaya adamasından ziyade bu yolda yapmış olduklarıdır. Kendine bir hayat kurmuş, evlenmiş, bebek sahibi olmuş bir kadın olan Betty, abisinin başına gelen bu felaketten sonra Hukuk Fakültesi’ne girip okumaya karar verir. Bu süreçte eşini, çocuklarını kaybetse dahi bu yoldan dönmeyen kahramanımız en neticede fakülteden mezun olur. Film mücadelen için ne yaparsın kısmını dolduracak bir cevap vermesinin yanı sıra, gerçek bir hikâyeye dayandığı için ilham vericidir.

Oyunculuklar bakımından Hilary Swank ve Sam Rockwell’in üzerine düşeni layıkıyla yaptıkları kesin. Duygusal sahnelerdeki performansları oldukça etkileyici ve yerindedir. Abartıdan uzak, aksiyonun yükselmesi gereken yerde yükseldiği, ağlamakla ağlamamak arasındaki çizgiyi iyi yansıtabilmiş başarılı iki oyunculuk izlersiniz. Ara ara hafif komedi unsurlarına yer verilen senaryoda işleyiş gayet akıcıdır.

Filmin senaryosu dışında teknik olarak da başarılı olduğu alanlar vardır. Özellikle görüntü yönetmenliğinin öne çıkmayı başardığı filmde, ışık ve renk oranı oldukça yerinde kullanılmış ve harika bir göz zevki tattırmıştır. Böyle filmlerde bu gibi noktalar seyirci için çok önemli olmayabilir. Yükü çoğunlukla senaryonun yükleneceği filmler de olsalar görüntü üzerindeki titizlik gözden kaçmamaktadır.

Filmin size kazandırdığı duygu, ne olursa olsun mücadeleyi asla bırakma ve mücadelen için ne gerekiyorsa yap. Zaman sana yardımcı olacak ve seni zafere ulaştıracaktır. Bir diğer yandan bakacak olursak, dünya adaletsiz ve adalet istiyorsan onu almak için savaşmalısın. Bu iki fikrin üzerine kurulu hikâyede bazı mantık hataları olduğunu söyleyen seyircilere gerçek bir hikâyeden uyarlandığını hatırlatalım. Mantık hataları hayatın kendisinden kaynaklı olması bakımından trajik komiktir.

Filmin sonunda bu tip 254 davanın daha yeniden görülüp, ceza alanların serbest bırakılması bilgisi veriliyor. Yani mahkemeler bunun gibi 254 davada daha suçsuz olan insanları mahkum etmişler demek oluyor. Acı olan bir diğer durum ise Kenny Watersın 20 yılına mal olan cinayeti gerçekte işleyen katilin bulunamamış olması.

Birçok uluslararası festivalden ödülü ve adaylıkları bulunan filmin IMDb puanı 7,2’dir. Bu puan izlenmesi gereken filmler listesine yakışır bir puan.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here